başka semtin çocukları

1 /
mistir loba loba mistir loba loba
gazi mahallesi'nde yaşayan bir alevi gencin sünni bir genç kızla yaşadığı aşkı ve araya ailelerin girip işi bozmasını, gençleri ayırmasını anlatan bir film eğer hafızam beni yanıltmıyorsa. ayrıca bu çok bilindik yaraya parmak bastığı için de izlenilmelidir.
şorşak kirpi şorşak kirpi
bana zeki demirkubuz'un üçüncü sayfa filmini hatırlatan filmdir. fakat, kopya yahut esin var demek istemiyorum. ruhlarını yakın buldum sadece, belki de bana öyle geldi. kesinlikle olumlu bir şey üstelik bu.

filmde oyunculuklar oldukça başarılı bence. diyaloglar inandırıcı, akış da pürüzsüz gibi. tek bir noktaya takıldım, sürpriz sona bağlarkenki durum biraz zorlama geldi. ama kadı kızı ile kusurlarını hatırlayıp gülümsüyorum.
bacanga bacanga
son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden kesinlikle. bir sürü şey işlenmiş filmde, hepsinden az az. tamamıyla bir konuyu üstüne basa basa işlemekten daha mı iyidir bu, tartışılır..

spoiler içerebilir

filmin ana muhabbeti alevilik, sunnilik gibi şeyler gibi gözükse de filmdeki her şeyi etkileyen, filmin sonunun da bağlandığı kankalık müessesesi zannımca. tabii bunu söylerken, her başka semtte ergen gençler aynı sorunları yaşıyor.. statü sahibi olma, bi dayılık taslayabilme, saygı görme, para hırsı vs. ön planda olmak istiyor gençlik, olamayınca da içten içe beslenen kıskançlık patlayıveriyor bir gün her hangi bir şekilde. böyle "sert" bir semtte de direk çekip vurma şeklnde çıkmış.

askerden gelen iki gencimiz var filmde. işte askerliğin ne kadar zıt insanları bir araya getiren, ne kadar lanet bir "vatani görev" olduğu da var bu filmde. bir tanesi su katılmamış bir orospu çocuğu.. asker doğanlardan, yani katil doğanlardan.. sivilde de askerlikten başka hiçbir meziyeti olmadığı için bu kimliği kullanıyor. diğeri ise her saniyesini kabusla hatırladığı o günlerden bahsedemiyor bile..

alevilik, sunnilik.. memleketin klasik sorunlarından. diyecek bir şey yok.. bunun gibi saçma sorunların aşıldığını göremeyeceğiz tabi ki..

ulan ben de simonun enişteyle veysonun hikayeleri de benziyomuş diye düşünüyordum, sonu oldu benzerlik bizim oğlanın..oyunculuğuna da şapka çıkarıyorum tabii..

daha ir sürü ayrıntı var filmde şu an aklıma gelmeyen. gazi mahallesinde çekilen bir film sonuçta..

son olarak:

- amerikaya gidip napıcan lan, zenci mi olacan?

spoiler içerebilir
dünyarüyaiçinderüyadır dünyarüyaiçinderüyadır
üç tane ahmet kaya şarkısından başka müzik kullanılmamış film. kürt-alevi bir çocuk, sünni bir kıza aşık olmuş ama sonu bilindiği üzere gayet kötü bitmiştir. film anlatmak istediklerini anlatmış ve en sonunda iki tarafında gönlünü kırmayarak; aleviyi sünniye öldürtmemiş, asıl kötünün insanın içinde olduğunu göstermiştir.
bazinga bazinga
bok yoluna giden hayatların hikayesi. ne kadar boş, ne kadar gereksiz şeyler için canlara kast ediliyor bu ülkede kısa bir özeti sadece.
los lunes al sol los lunes al sol
film birçok diken üstü konuyu anlatmaya çalışmış aynı anda ancak hepsinden azar azar koyalım şöyle ortaya karışık bişey olsun demiştir. ne yazık ki başarılı olamamıştır. değindiği konular havada kalmıştır. biraz alevi-sünni çatışması katalım, birazcık güneydoğudan dönen askerlerimizin sivil hayata alışma sürecindeki sıkıntıları katalım, azıcık istanbul da öteki hayatlara ışık tutalım demiştir. anlatıcak çok derdi olan yönetmen ne yazık ki büyük bir heves ve heyecanla hepsine yer vermeye çalışınca hiçbirini tam olarak anlatamamıştır. ve bide kötü final tabiki. süprizli bir final yapmayı, sağ gösterip sol vurmayı denemişler ama afedersiniz eşşeğin .mna suyu kaçırmışlardır. öyle ki son 20 dakikada defalarca 'ohaa , yok artık' diyip şaşırmaktasınız.

filmin benim açımdan en iyi yanı sağlam oyunculukları olmuştur. özellikle ismail hacıoğlu ve volga sorgu tekinoğlu nun performansları takdire şayandır.
fucar fucar
bülent inal'ın amerika'ya gitmeye çalışan veysel'e önündeki silahları göstererek " işte amerika burda" dediği filmdir. gerçekten amerika en güzel bu şekilde anlatılabilirdi.
yok yok
türkü bar sahnesi, çalan müzikler ve izleyen bilir devamı...

askerden dönen iki farklı insan ve iki farklı psikoloji... hangisine üzülsem lan diyebileceğiniz...

boktan hayatlar. satılık hayatlar. bok yoluna ölen insan(lar). bok yoluna öldürenler...

para, para, para...

sözde namus...

alevi - sünni karmaşası.

silahlar. bıçaklar. askerlik.

gibi özetlenebilecek hatta aslında özetlenemeyecek bir filmdir. arşivlerde yer alması gerekir.
elem i mucevher elem i mucevher
vakti zamanında, hakkettiği sinema gişesini yakalayamamış, iyi yapılmış türk filmlerinden sadece biri. zıt kutupların birlikteliğinde ki zorlukların, duyguların altında ezilişini yansıtır.
1 /