baskın oran

1 /
personanongrata personanongrata
bu yıl emekliye ayrıldığını duyduğum ve bu durumda eski sıfatını almış olan mülkiye hocası. türk dış politikaları, azınlıklar ve milliyetçilik konusunda uzmandır. o kadar tanınmış olmasına rağmen hiç bir burnu havada olma durumunu gözlemleyememişimdir. öyle ki ondan daha alt statüde olup burunlarından kıl aldırmayan hocalar da vardır mülkiyede.fakat baskın hocayı kantinde öğrencilerin arasında görmek garip bir şey değildi mülkiyedeyken. o kadar işin gücün arasında odasına gidip ayağına çay getirtip dinlenmektense öğrencilerin arasına karışıp kendi çayını kendisi alabilecek kadar alçak gönüllüdür. emekli olması dersini alıp da derse devam etmeyen öğrenciler tarafından -ki böyle bir kaç kişi tanıyorum- büyük üzüntüyle karşılanmıştır eminim. görüşleri,açıklamaları her zaman büyük tartışma yaratır. ama bence farkedilmeyen nokta olaya halkın gözünden bakmakla akademisyen olarak açıklamak arasındaki farktır.
sitare sitare
siyasal bilgiler fakültesi'nde azınlıklar ve güncel sorunlar dersine giren, her ne kadar o dersi almıyor olsam da derslerine girmeyi çok sevdiğim hocamız. belki görüşlerimiz birçok noktada uyuşmuyor olabilir ama her mülkiyelinin ondan öğreneceği çok şey var...
maia maia
başka bir okulun öğrencisi olarak, finalden bir saat önce aradığımda(ki cebren ve hile ile önce cebi, sonra da evini aramıştım) "güzel kızım..." diye başlayıp tüm konuyu anlatan hoca, aüde verdiği bir konferans sonrası kürtçe konuştuğuna şahit olmuştum, kapısını çalıp yanına gidebileceğiniz ve çok öğreneceğiniz biridir.
rahatsız rahatsız
doğum yeri izmir'den aday olmayıp istanbul 2. bölge'den adaylığını koymuş, bu nedenle beni üzmüş aşmış hoca. fırsatım olursa istanbulda seçim kampanyasına katılacağım solun ortak adaylarından. bana şimdiden mecliste kendisi gibi 10 tane olsa türkiye çok farklı bir yer olmaz mı diye düşündüren insan gibi insan.
malina malina
meclise girerse bir seveni olarak üzüleceğim şahsiyet. orada maalesef onun kadar düzeyli insanın çok az bulunacak olması sebebiyle kürsüye bir konuşmaya çıktığı zaman muhtemelen kimse dinlemeyecek, dinleyenler vatan haini nidalarıyla saldıracaklar, baskın oran ise o çirkefliği yakalamayacak, seviyeli cevaplar vermeye çalışacak, bunun üzerine daha da çok sinirlenip, milletvekilleri kürsüye dalacaklardır tahminimce. kendisinin meclis kürsüsünden "türk demeyelim türkiyeli diyelim" diyeceği anı tahayyül etmek istemiyorum. kimbilir belki "bu adama haddini bildiriniz" deyip de baş parmağını roma imparatorları gibi aşağı doğru çevirip işaret veren bir lider de çıkar.
recai pengül recai pengül
www.baskinoran.com adresinden okuduğum bir kaç yazısına dayanarak akılcı bir insan olduğunu düşünmeye başladım. analizleri yerinde sayılır, verilmiş bilgileri kullanarak olası gelişmelere göre nasıl sonuçlarla karşılabiliriz sorularına da bence tatmin edici cevaplar veriyor. ancak çok iyimser. bu iyimserliği akp'nin ve sürekli (nedense) müslüman kimliği ile tarif ettiği "dinci" kesimin bir şekilde törpüleneceği, laik din kemalizm ile islamın bir şekilde birbirlerini ehlileştireceği varsayımına tutunmasına sebep oluyor.

ben onun kadar iyimser olmak için bir sebep görmüyorum. abdullah gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığını umut verici olarak görmüş ben görmedim. dinci kesim ile rejim arasındaki gerginliğin çözümünün bu iki kesimin uzlaşması ve birbirlerini ehlileştirmesi sonucu azalacağına inanıyor ben inanmıyorum. ağzına laf koymak istemem ama şunları söylediğini duyuyorum ben: "akp'ye kendi samimiyetlerini ispatlamak için, değişebileceklerini göstermek için yardımcı olmak gerekir. bunun çözümü 1930'dan beri dondurulmuş bir şekilde saklanan kemalizme sarılmak değildir. bırakınız gelsinler, bırakınız çatışalım, sonunda doğrusunu bulurlar. bulamazlarsa da merak etmeyin ben 1930 kemalizm'ini nasıl eleştiriyorsam çok daha sertini onlara da yöneltirim." teşekkürler baskın oran ama ben sizin eleştirilerinizin bir işe yarayacağını düşünmüyorum ki verdiğiniz bu güvence beni rahatlatsın.

aday olması güzel, onu kendilerine yakın bulup ona oy verecek insanların mecliste temsil edilme şansı olacak en azından. ancak istanbul ikinci bölgede seçmenim ve benim oyum baskın oran'a değil.
tajabone tajabone
meclise girerse birkaç milletvekilini aynı anda sinir krizine sokabilecek potansiyele sahip hoca.karşısındaki ne derse desin asla sinirlenmeyecektir muhtemelen ve söz sırası kendisine geldiğinde düzgün cümlelerle meramını anlatacak ve her halükarda haklı çıkacaktır.konuşmayı bilmeyen bir kısım milletvekilinin ise tahammül sınırları zorlanacaktır.üstüne yürüyenler olacaktır lakin o kimsenin üstüne yürümeyecektir.
yuziko yuziko
hak ve özgürlüklerin hakkını veren, entellektüel yaklaşımıyla meclise mutlaka girmesi gereken hocamız. bu söylemleri artık duyamayacağız sanmıştım.
1925 1925
azınlıklık hakları vs. derken, "... lozan'a göre gökçeada ile bozcaada da self determinasyon ile geleceğini belirlemeliydi" diyen, ancak balkanlardaki nüfus mübadelesi hakkında ağzından bir kelime duymadığım insan. vakti zamanında yıl 2003 filan, mülkiye'nin geleneksel inek bayramı dolayısıyla çıkarılan dergisinde, dünyayı kurtaran adam posterinde, cüneyt arkın yerine kendisinin fotomontajlanmışlığı vardır.

ekleme: sirius demiş ki, türkiye'nin dış politikası adlı bir eserinde uzun uzun bahsediyormuş bu konudan, okuyayım o halde.
1 /