baskın oran vs sırrı süreyya önder

puxa vida puxa vida
ilki hikayeyi olduğu gibi anlatır, ikincisi duymak isteyeceğiniz gibi.

ilki istanbul bilmemkaçıncı bölge itibariyle kürtlerin oy vermmediği için bin pişman oldukları, ikincisi oylarını verecekleri için(ikinci bolge) pişman olmayacakları bağımsız aday.

ayrımcılık bi yana, ikisinin de olduğu muhabbetin kuvvetle muhtemel hastası olanzinyo. ikisinin birden olduğu muhabbetin tadı, amaaan.
anabacı vokke anabacı vokke
baskın oran biraz da kendisini vekil yaptırtmıştır. tamam, teknik olarak bdp gitti adaylık teklif etti adama. ama taraf ve radikal 2'deki atakanlığıyla, dönemin çeşitli siyasi oluşumlarına yakınlığıyla "beni görün" diyordu zaten. sırrı süreyya önder ise tabiri caizse evinde otururken milletvekili yapılmıştır. öncesinde sırrı'nın "aman beni alın yıkılmadık ezber bırakmayayım" gibi bir tavrı yoktu açıkçası... adam kafa denginde muhabbet ediyordu işte... öncesinde hdp ile de çeperindeki sosyalist gruplarla da organik bir ilişkisi yoktu. nhkm'de sinema dersleri verir, hapishan arkadaşı bir esnafın dükkanında kumpir yiyerek aldığı telifle birgün'de yazardı. kafa dengi'ni izleyen selahattin demirtaş'ın "iyi adam aday yapalım" demesiyle başladı bdp macerası...

baskın oran küçük burjuvadır, kendisine yakın bir iktidar gördüğünde devletlü solcu olmaya yatkındır. ama sırrı süreyya sokak çocuğudur, o iktidar çözüm süreci bile yaptığında devletlü solculara "bahçıvansın biberin yok sağcısın haberin yok" der. baskın oran böyle hükümet bulduk diye şükreder, sırrı süreyya ise maraş'ları, çorum'ları unutmaz. mamak'ı unutmadığı gibi...

baskın oran'la şarap içerisn, sırrı süreyya önder'le rakı...

baskın oran'la cordon blue yersin, sırrı süreyya önder ise sana meclis lokantasında mercimek çorbası ısmarlar. açsan da sofrayı donatır...

bdp'nin iki farklı dönemindeki ittifak politikasını temsil eder bu versus. bdp sonuçta baskın oran ve ufuk uras'la yürüdüğü dönemde daha kürdi ama daha uzlaşmacı bir politikayı tercih etmiştir. bölgede tabanına oynamadığı sürece pek akp eleştirilerine girmemiş, akp ile bir müzakere poltiikası yürütmüştür. bunun diyeti olarak da ülkenin batı'sındaki hak mücadeles, askeri vesayete karşı mücadeleyle sınırlı kalmış, ötesine geçilmesi pek hoş karşılanmamıştır. ama özellikle gençlikten geçenler olmuştur tabi..

bu politikanın doğal sonucu da sosyalist kontenjanından adayları da bu çizgiyi geçmeyen, akp'nin pek de rahatsız olmayacağı isimlerden seçmek olmuştur. batı'da partinin kendisini sınırladığı çizginin doğal bir sonucu da sokak insiyatifindense yüksek siyasetin ön plana çıkması olmuştur. baskın oran da ufuk uras da kendi güçlerine ve kitlelere güvenini çoktan yitirmiş, bütün hesaplarını kulislerde dönen pazarlıklara bağlamış siyasetçilerdi. bir dönem ufuk uras'ın sosyal demokratlarla parti kurma girişimi oldu, baskın oran da 2002 sonrasında akp kulislerine girip çıkmaya başlamıştı. ama buralarda çok kaale alınmıyordu, büyük bir güç olarak ilk kez kürt hareketi büyük güçler platformuna çıkarttı onları...

bu isimlerin günümüzde cihangir solcusu diye tiye alınan kesimlerde bdp'nin kendi derdini anlatmasına yardımcı olduğu doğrudur. oralarda belli bir kırılma yarattıkları da... ancak baskın oran yüksek politikaya ve yüksek politikadaki kendi görüntüsüne fazlasıyla iman ettiğinden, kişisel fanlarının ciddi bir gerçekliğe tekabül ettiği gibi bir yanılsamaya düşmüştür. bu yüzden kendisine yüksek politikaya adım atmasına olanak veren kürt halk gerçekliğine de biraz tepeden bakmıştır. bdp'nin o seçim 2.bölgede yaşadığı kriz ve sonuç olarak iki adayını da meclise götürememesi bunun sonucuydu. sırrı süreyya önder'in bir diğer farkı da buydu, tüm fan boylarına rağmen kürt halkının desteği olmaksızın bir hiç olduğunun farkındaydı. o yüzden o halk gerçekliğine hep saygı duydu.

sırrı süreyya önder ise bdp'nin selahattin demirtaş'la birlikte kabuk değiştirdiği dönemin bağımsız sosyalist adayıdır. bdp bu politika sonucunda akp ile pazarlıklarda en temel taleplerinden bile vazgeçmek zorunda kaldığını, bu politikayı üstüne kurduğu kürt burjuva kesimlerinin hiç de tutarlı olmadığını yaşayarak görmüştür. ve bu politikanın bölgede akp'nin önünü açtığı, kürt ulusal hareketiyle özdeşleşmiş kimi yerleşim birimlerinde bile akp'ye seçim kazandırdığını da... sonuç olarak yeni anayasanın hiç de planlanan gibi olmaması ve akp'nin planlanan anayasa için şartlı destek istemesi de her şeyin üstüne tüy dikmiştir. bu sefer bdp strateji değiştirdi, batı'da da doğu'da damücadele stratejisine döndü. bunu da "hem müzakere hem mücadele" diye formüle etti. bunu o zamanlar fatih yaşlı gibi zibidiler "ikili delilik" demişti. ama geriye dönüp baktığımızda hdp sonuçta sosyalistlere de soluk aldıran en büyük çıkışını tam da "hem müzakere hem mücadele" döneminde aldı. salt mücadeleye dönüldüğündeyse işin büyüsü kayboldu, bu masabaşı sosyalistlerini de salt mücadele perspektifinde zinhar göremedik.

işte bu hem mücadele hem müzakere perspektifine sırrı süreyya önder'den iyi bir aday bulunamazdı. adam yetmez ama evetçiliğe hiçbir şekilde bulaşmamıştı ama zibhar ulusalcı değildi. bu sayede iki islamcı aydınla birlikte televizyon programı yapabiliyordu misal... bugün bir başkadır üzerinden tartışılan birçok meseleyi adam şahsında çözmüştü aslında.