başsavcılığın ölümüne sebep olduğu genç

written and directed by written and directed by
emre, tekirdağ çorlu'da yaşayan üniversite mezunu bir genç. 26 yaşında askere gidiyor, orada yapılan bir el şakası nedeniyle sinir krizi geçiriyor ve sinir hastalıkları hastanesine sevk ediliyor. geçirdiği sinir krizi sebebiyle askerliğine devam edemiyor ve 3 gün sonra 17 şubat'ta terhis ediliyor. onun bir anda ruhen çökmesine neden olan ise el şakası filan değil, 9 yaşından 18 yaşına kadar annesinin kuzeni tarafından maruz kaldığı taciz ve tecavüzler…

yıllarca susan, içine atan çocuk artık daha fazla dayanamıyor ve ailesine her şeyi itiraf ediyor. vedat tarhan isimli tecavüzcü piç, iş sebebiyle gelip ailenin yanında kalmaya başladıktan sonra istismara ve iğrençliklere de başlamış. en başlarda emre'nin çocukluğundan faydalanarak bu pisliği yapan kansız, daha sonra "evde ablaların da var, onları düşün" diyerek tehditlerle istismara yıllarca devam etmiş. sonradan o günleri "zaten bana yaptı, ablalarıma dokunmasın diye kendimi feda ettim" diye anlatıyor emre. bu sözleri söylerken utancından ablalarının yüzüne bakamıyor. ailesinin desteğiyle 6 mart günü çorlu cumhuriyet başsavcılığı'na bu tecavüzcü şerefsizin her şeyi kabul ettiği ses kayıtları ile birlikte suç duyurusunda bulunuyor.

emre daha sonra savcılıktan haber beklemeye başlıyor. annesinin anlattığına göre suç duyurusuna giderken bu herifin cezasını alacağı inancıyla biraz olsun iyi hisseden emre cevap geciktikçe psikolojik olarak iyice çöküyor, içine kapanıyor, kimseyle yüz yüze konuşamayacak hale geliyor. "anne niye dönmüyorlar, bu insan niye serbest dolaşıyor" diye sık sık ağlamaya ve krizler geçirmeye başlıyor. her gün defalarca niye yıkanıyorsun diye soran annesine, "sürekli yıkanıyorum ama temizlenemiyorum anne" diyor.

zaman ilerledi, emre bekledi, ailesi bekledi. bekledikleri haber bir türlü gelmedi, gelemedi. savcılığa başvurduktan 52 gün sonra 15. kattan kendini boşluğa bıraktı emre. dilekçesi bir gün sonra işleme konuldu…

(bkz: ahmet emre yıldır)



tr.euronews.com

Geciken adalet Emre’yi nasıl ölüme götürdü?
written and directed by written and directed by
davanın dünkü duruşmasında bu aşağılık köpek "tecavüz etmedim, masaj yaptım" demiş. çocuğa yaşarken yardım eli uzatmadınız, şimdi bu şerefsizin dalga geçer gibi ifadelerini dinlersiniz. böyle adalet sistemine sokayım.

ölmeden suç duyurusunu işleme almayan da bu tecavüzcü kadar suçlu değil mi? hiç vicdanları sızladı mı acaba? nasıl kıydınız emre'ye?

www.sozcu.com.tr
rene rene
adaletinizi sikiyim, ilk giriyi okuduktan sonra gözlerim doldu, ne biçim memleket suçlular sosyal medya baskısıyla ceza alıyor, koruma başvuruları dikkate alınmıyor insanlar öldürülüyor, ulan burası malezya mı yoksa kadın sünnetinin serbest olduğu bir müslüman afrika ülkesi mi? her sene binlerce avukat savcı hakim adayı mezun oluyor, niye bu kadar umursamaz oldunuz lan siz? niye abicim niye ? ulan idealist değilsen yapma o meslekleri lanet köylü, siktir git köyüne tarla sür adalet mekanizmasında görev alma, hastanede görev alma,. burası milyar nüfuslu çin mi yoksa hindistan mı? kaç vatandaşın var arkadaş senin? devasa adliyelerin bakkal gibi her köşede hastanelerin niye var senin? deli olmamak elde değil, hayata değer veren bir insanın kontrolden çıkmaması mümkün değil bu gündemlerle. nasıl sus pus oturabiliyoruz, nasıl gündelik haberler halini alıyor böyle şeyler, kadını erkeği yok adalet terazisi ters dönmüş. ben niye bu lanet orta doğu ülkesinden gidemiyorum arkadaşım? niye gidemiyorum ?

hiç bir şey yapmak gelmiyor içimden son iki senedir. dünyanın en güleryüzlü, her şeyi şakaya alan adamıydım, dışarı bir çıkıyorum üç kişiye denk geliyorum bütün enerjim çekiliyor damarlarımdan. yahu ne negatif, ne kadar çirkin, ecik bücük bir toplumsunuz siz ya. 18 yaşına kadar yaşadığım laik aydın memleket sosyal medyasından gündemine dizisinden medyasına, adalet mekanizmasından sağlık sektörüne kadarlümpenlerin avamların köylülerin ülkenin ayaklarının ve bu ayakların üniversite okumuş çocuklarının elinde kan ağlıyor, anasını siktiler ticarethaneye çevirdiler bütün sektörlerin. tuzu kuru entelektüeller in kayıtsızlığına ne demeli peki, sizin de allah belanızı versin. üç dil bilsen ne olur, eğitim seviyen yüksek olsa ne olur, oturduğun sokaktaki kediye bile faydan yok ki senin.

ah be çocuk. çok üzdün beni çok. orada huzur bulursun artık.
ganjaman ganjaman
üzülerek söylüyorum ama bu olayda aile de suçlu. akrabansa akraban, misafirlik en fazla 2-3 gün olur, ondan sonra siktir olsun gitsin kendine kalacak yer bulsun. bir de senin evde küçük çocukların var, nasıl bu kadar umursamaz olabiliyorsunuz? çocuk belli ki anasından babasından korktuğundan yıllarca içinde tutmuş. bir insan hiç mi evladıyla oturup iki sohbet etmez, derdi sıkıntısı var mı diye bakmaz. ailenin yıllardır bir terslik olduğunu anlamaması için çocuğu zerre kadar umursamamış olması lazım.

iyi yaşatamayacaksanız, kızmadan yargılamadan dinlemeyecekseniz, her ne olursa olsun kazalardan belalardan koruyup kol kanat germeyecekseniz, koşulsuz sevgi ve ilgi göstermeyecekseniz çocuk falan yapmayın allahın belaları.
acarabi acarabi
sormadan edemiyorum.
bunca yıldır neredeymiş bunun ailesi?
bir de bu kadar ağır bir cinsel istismar şikayetini savcılık neden zamanında işleme koymamış?
pıtrak gibi kuran kurslarında yaşanan cinsel istismarlardan sıra gelmiyor demek ki!