bekar bir bayanın sevgilisinde kalması normal mi

written and directed by written and directed by
eski sevgilisi tarafından katledilen 19 yaşındaki merve kotan'ın davasına bakan hakimin genç kızın annesine sorduğu soru görünümlü şey. merve kotan ise takıntılı sevgilisi tarafından doğum günü bahanesiyle planlı bir şekilde çağrılıp başından vurularak öldürülen 19 yaşındaki bir genç kız.

katil şerefsizin çekilen fotoğrafı bile ben orospu çocuğuyum diye bağırıyor resmen. yanındaki arkadaşını da katlediyor. tüm bunların üstüne mahkeme salonunda kızın babasına ve kardeşine saldırıp darp ediyor. bunlar da yetmiyor, bu ciğersiz utanmadan bir de mahkemede namus meselesi diyerek savunma yapıyor.

ama hakim ne diyor. bokor boyonon bilmem ne. bu sorudan cevap alsan nereye varacaksın. sen normal misin amk!

tr.sputniknews.com
www.milliyet.com.tr
birfincancay birfincancay
adaletin üzerinde adalet var. doğrunun üzerinde doğru var. bunu biliyorum. inanç değil bu; gördüğüm, şahit olduğum, öğrendiğim şeylerden biliyorum.

bugün ben, evinde kaldığım sevgilim tarafından öldürülsem, hatta onun evinde, yatağında çıplak bir şekilde ölü bile bulunsam; bir zaman sonraki mahkemede anneme "normal mi bu" diye soru sorulduğunda, annemin; hem o hakimin hem de katilin gözünün içine bakarak: "çok normal" diye cevap vereceğini biliyorum. hiç şüphem yok.

bir buhran içindeyiz. zordayız. hakkı ya da hakk'ı bulabilmek için çırpındığımız bir zamandayız. insanlık tarihinin ilki değil, bir ihtimal sonuncusu da olmayacak zalimliğine şahit oluyoruz.

dolayısıyla güce kuvvete yaranma namına reva görülen eşitsizlikler bu koca tarih göz önüne alındığında, hiçbir şeydir. o hakim ve onun sorusu ve hatta onun terazisi de hiçbir şeydir. sonsuzdan beri imtina edilen eşitlik hiçbir şeydir. bizleri yüceltecek olan bunlar değil.

bizleri yüceltecek olan "çok normal" diyebilecek tüm ana babaların kararlılığındaki keskinliktir. ölü ya da diri olalım... bizi her koşulda mutlu edecek olan, bir zaman sonra göreceğimiz -daha özgür insan- bekleyişidir. umududur demiyorum, çünkü inancıma dayalı konuşmuyorum. bildiğim için konuşuyorum.

bugün elimizde olan az ya da çok ne kadar mutluluk varsa bizden önce çırpınan, haksızlığa uğrayan kadın-erkek herkesin emeği sayesindedir. biz de bunun karşılığında başka kalemlerden çırpınmak ve haksızlığa uğramak durumunda kalacağız ve biz gittiğimizde her "an"ımız daha iyiye gidecek.

bunların hepsini biliyorum. eminim. çünkü hepsinin üstünde olan bir iyi var. bir güzel var. önünde duramayacağınız şeyler var. mesele sadece zaman meselesi. biz "normal" i haykırmaya devam ediyoruz. zamanı gelinceye kadar.
3
yürüyen adam yürüyen adam
yıl olmuş 2020 hala neler tartışılıyor şu ülkede. biraz yol almamız lazım. hızlanmamız lazım medeniyeti yakalayabilmemiz için.

tanım: türk yargısının geldiği utanç verici nokta. kanun adamları bir takım özel durumlarda insiyatif kullanmamalı ya da kendi görüşü ile yaklaşmamalı ama maalesef ki o hakime göre normal olmayan bir durum karşısında suçluyu haklı çıkaran durumlar var.

ülke giderek zorlaşıyor.
renklipanda renklipanda
"tecavüzcülerin, sapıkların, insanları-hayvanları katledenlerin, pedofililerin, şiddet uygulayanların adalet tarafından serbest bırakılmasından milyonlarca kat daha normal olan bir eylemdir" şeklinde cevap verilmesi gereken saçma sapan bir soru. sizin göreviniz ahlak bekçiliği değil ey hakimler, adaleti sağlamak sizin işiniz. biri gelir avukatın etek boyuna karışır biri gelir suç löende demeye getirir. iğrenç namus yargılarınızı da alın gidin yapmayın bu işi.
azureel azureel
pollyanna mode on:

bence hakim, reddi hakim ihtimalini düşürmek maksadıyla, savunma avukatına poz olsun diye bu ifadeyi kullandı. ne de olsa, savunmanın "nası olsa hakim bizim tarafımızda yea" diye düşünmesini sağlayıp, gardını düşürecek bir hareket olurdu bu.

sonra ver elini ağırlaştırılmış müebbet, en az 30 sene yatarı var.

hukuk sistemimize inancım tam ahaha
rene rene
bence normal, bekar bir kadın benim evimde kalsa onu sikmezdim yemin ediyorum böyle bir şey yapmazdım. yani ille bende kalıyor diye onunla sevişecek halim yok, sohbet ederdik, ortak ilgi alanları varsa onu konuşurduk, bu yani. ama ben normal düz bir vatandaşım, hakim veya savcı değilim. demek ki hukukçu olsam, evimde kalan bekar bir kadının benimle sevişmek istediğini veya onunla bir şekilde sevişilmesi gerektiğini "normal" olanın bu olduğunu hemen anlardım. eksik hukuk eğitimimin yüzüme vurulduğu bir haber.
morgion morgion
bayan??

neyse bunu geçelim. özgürlüğün sınırı bir başka bireyin özgürlüğüdür. bir bireyin yaptığı herhangi bir şey başka bir bireyi etkilemiyorsa yorum, eleştiri vs hakkı vardır "belki" ama bundan nemalanma veya bu konuda müdahale hakkı yoktur. kime ne bekar bir kadın nerede kalıyorsa? kimi nasıl etkiliyor bu durum?
bizim toplumumuzun en büyük problemlerinden biri bu "ahlak, din vs" gibi bahanelerle insanların hayatlarına karışılıyor. hele hele internet ortamında insanları linç etmek baya bir moda oldu şu zamanlarda. ya sanane çıplaksa, sanane ateistse, sanane çok/az para kazanıyorsa yaa! sen kendi yoluna bak, kendi ahlakına bak! ama yok başkalarını fütursuzca eleştirip kendini yüceltecek çünkü kendini öne çıkarmanın başka hiç ama hiç bir yolu yok.
sonuç olarak sözlük isteyen istediğini kimsenin hakkına tecavüz etmediği sürece yapar. unutmayın ki insanların (ölü ya da diri) hakkını yemek de bir kul hakkıdır!!!
bitli piyade bitli piyade
muhtemelen ülkeni yarısının hiç düşünmeden, rahatça sorabileceği ve cevap olarak "tabii ki kalamaz amına koyayım" şeklinde cevaplandıracağı soru kalıbı. asıl anormal olan hakim olmayı bir şekilde becermiş birisinin bu soruyu sorması....
ithinkthereforeiam ithinkthereforeiam
sevgilisi olmayan ve/veya sevgilisinde kalmayan/kalayamayan ve/veya sevgilisi kendinde kalmayan/kalamayan yurdum yobazlarının kafalarındaki sorudur...

mesela bunun normal olup olmaması değil, kendileri yapamadığı için kıskanmaları...

herkese iyi seksler, yobazlara hayırlı kıskanmalar...
tarçınlıhavuç tarçınlıhavuç
dün ceren damar'ın, bugün merve kotan'ın davalarını takip ederken, insanlığa dair neredeyse hiçbir umudumun kalmadığını ve özellikle bu ülkede adaletin hiçbir zaman tam olarak ya da zamanında yerini bulacağına inancımın olmadığını fark ettim.

bir kadın öğrencisi tarafından katletildi, "ilişkileri vardı" iftirası atıldı. bir kadın ve arkadaşı, ayrılmak istediği için katledildi, "bir bayanın sevgilisinin evinde kalması normal mi" dediler. geçmişte şule çet için de "daha önce cinsel birlikteliği olmuş" sözleriyle olayı kapatmaya çalışmışlardı. çünkü bu ülkede bir kadının ya da herhangi bir canlının öldürülmüş olmasının bir önemi yok. bu ülkede ancak ve ancak kişilerin namusu dillere dolanmalı ama bunu sadece kadınlar üzerinden yapmalılar. kadın 20 kere mi bıçaklanmış, pompalı tüfekle mi öldürülmüş, çocuğunun gözünün önünde mi katledilmiş kimse bunu zerre umursamaz ama geçmiş ilişkisi, alkol tüketimi, cinsel hayatı parça pinçik edilerek detaylandırılır. ölmesinin önemi yok, namusu elden gitmiş en önemli şey bu!

o kadar eminim ki; bir gün benim başıma bir şey gelse, adalet belki hiç yerini bulmayacak. kişiler belki ceza alacaklar ama benim aileme de bu sorular gelecek. arkadaşlarım da sosyal medyadan beni savunmak zorunda kalacaklar. mahkeme ortasında bir avukat çıkıp, gelmişimi geçmişimi ortaya dökecek ta ki benim katilimi suçsuz gösterene dek. hiç şüphem yok artık bundan.

gerçekten utanıyorum bu savunmalar karşısında. katillerden de suçlular, göz göre göre onu savunmaya, aklamaya çalışanlar.. böyle düzene de, buna göz yumanlara da, adalet sisteminin leşliğinden cesaret alan katillere de lanet olsun.
elcordobez elcordobez
şairin dediği gibi, sayın tanrıya kalsa seninle yatmak bile günah, daha neler...

birbirini seven bekar insanların aynı evde kalması değil, kalmaması normal değildir canlar. ayıptır, ızdıraptır, zulümdür hatta.

hatta yepyeni bir yaşam normu, bu aşk üzerinden yükselebilir.
acarabi acarabi
normal olsa sana ne, anormal olsa sana ne. aslolan reşit bireylerin nerede kalıp kalamayacaklarını sorgulamak değil, aslolan her ne durumda olursa olsun mağdur edilen kişilerin adalet duygularını zedelemeden onlara hakları olan adaletin teslim edilmesidir.