beren saat

2 /
atalante atalante
nurgül yeşilçay ile başlayan... ahu türkpençe - naz elmas - beren saat - pelin karahan şeklinde devam eden "dizilerde güzel kızları oynatarak reyting toplama" mantığının televizyonlara hediye ettiği yüzlerden biri. tamam nurgül yeşilçay da güzeldi ama bariz bir oyunculuk yeteneği ve eğitimi vardı, kesinlikle ekranda yavan bir duruşu yoktu ki bunun böyle olduğunu asmalı konak'tan sonraki oyunculuk yaşamıyla da kanıtladı. ama özellikle naz elmas ve beren saat'in acemilikleri ekranda inanılmaz derecede göze batıyor ve tabiri caizse bu işin mürekkebini yalamış, bu işe ömrünü adamış insanlara karşı bariz bir haksızlığın yaşandığını gözler önüne seriyor. yazık.
bambirella bambirella
söz edilen acemiliğini hissetmediğim oyuncu. sanki rol öyle, duygularını pek yansıtması gerekmiyormuş gibi. herşeyi içine atan ama perişan olan, yine de yüzünde o tatlı gülümsemesiyle ayakta duran yasemin o. ahmet'le kavuşacaklar elbet, diğer bir dizide onların başkalarıyla kavuşmalarını izleyeceğiz, ama aynı tadı alacak mıyız, şu anda bilinmez ama zor.
turquoise turquoise
hatırla sevgili dizisinin diğer oyuncuları yanında yeteneksizliği tavana vuran bir oyuncudur.inanılmaz zorlama mimikleri, ruhsuz yapmacık bakışları saçımı başımı yolmama sebebiyet vermektedir.bir insan bu kadar mı kötü ağlar.oyunculuk dersi falan alıyordu hatırladığım kadarıyla ünlü bir tiyatrocudan.burdan da anlıyoruz ki yetenek olmadığı sürece bu iş olmuyor.
kırmızı kalem kırmızı kalem
çok güzel bir kız ama rol yapma kabiliyeti olmadığı açık. yeni bir yüz ve bambaşka bir güzellik olduğu için boy gösteriyor gibi.

ağlamayı bilmeyen insanların, hayatta her duyguyu tadmamış insanların türlü türlü karakterlere bürünüp rol yapabileceğini hiç sanmıyorum. zaten yapamıyor da.. ağlayamıyor, sevemiyor, özlem çekemiyor, acı çekemiyor...
marjane und eudaimonia marjane und eudaimonia
güzel kız, şirin bir suratı var, lakin oyunculuktan eser yok.
bir de benim ilginçliğimden olacak onu hatırla sevgili'nin 18lik yasemini olarak beğeniyorum, oyunculuğundan değil. sanırım o kıyafetlerle, o saç şekilleriyle güzel.
onu seçen yapımcıya, yönetmene uyarı: ağlama sahnesi koyma, mahveder... (yıkar geçer, süperdir anlamında!)
önce kötü birşey koklar gibi büzülen bir surat, ardından dudak aşağı sarkar, eller dudaklara gider ve bön bön bakar. işte böyleee.

bir de bu kız göz kırpmayı "doğuştan gelen refleks" gibi kullanmıyor, özellikle kırpıyor, yavaş yavaş; ilginç.
aksi istikamet aksi istikamet
bu kız ağlayınca, benimde ağlayasım geliyor. sinirden.

murat yıldırım hayranı olarak güz sancısını izlemicem.

1. bu uyuz kadınla o filmde aşk yaşıyacak
2. rol gereği beren çoook ağlıyacak
3. tomris hanim benim tepkimden sonra artık böyle şeylerde tuba büyüküstünü kullancak.
irgatez irgatez
hürriyet gazetesinin ege ekini tasarlayan ekibin nedense her seferinde okan yalabık'ın fotoğrafının altına yapıştırdıkları isim.hiç kimsenin mi aklına gelmiyor beren bir hatun ismi diye?
hashus1099 hashus1099
güzelliğinin makyaja dayandığını düşündüğüm şahıs. o kadar makyajı kıçıma yapsalar lost'tan başrol teklifi gelirdi.
ayrıca annemin dizi takıntısı yüzünden izlemek durumunda kaldığım hatırla sevgili'de; ağlayamamasıyla, zaten cevizkabuğu'nu kaçırdığım için sinirliyken osuruktan nem kapma moduna sokmaktaydı beni.

27 mayısta kuzeni çocukken kendisi evlenme çağına gelmiş bir insanken, 12 eylülün ardından herkesin büyümüş, kızının kendinden yaşlı bir hale gelmiş olmasına rağmen; hiç yaşlanmamış halini yapımcılar, evhamlı ev hanımı rolüyle kamufle etmeye çalışsa da bu gözlerden kaçmadı.

(bkz: hamdım piştim yandım ulan yandım)
2 /