berrak

2 /
homofobikdegilimamasenibnesin homofobikdegilimamasenibnesin
bir pilli bebek şarkısıdır. aynı zamanda bir isimdir. bir kadın isimi. benim anlatacağım öznellikte ise, eski sevgilidir. şarkıyla bağlantısı da, gerçekten zor bir karar olmasına rağmen "bir daha ne zaman aşık olabiliriz ki" düşüncesiyle hayata geçirilmiş olmasıdır. içimiz zindanken gördük çünkü biz bir birimizi. karşımıza insanların yargılayıcı bakışlarını, arkadaş bildiklerimizin sırtlarını dönmesi ihtimalini aldık. öyle de oldu. herkes yargıladı, arkadaş dediklerimiz "delikanlı" adamın yapmayacağı işleri yaptılar. önemli değildi, çünkü artık içimiz de dışımız da sevda idi. bu şarkıyla büyüdü ilişki. bu şarkıdan aldı gücünü. bu şarkıydı nedeni mutluluğun. şimdi o yok. ama bu şarkı var. yine sevebilecek olmanın verdiği mutluluğu temsil ediyor şu an. "berrak sudaki kırmızı balık"ı özledim ben. o balığın verdiği heyecanı, mutluluğu.

o balık, eski sevgili değil yani. o balık, geleceği anlatıyor bana. o balık, hepimizin hayalini kurduğu o kusursuz aşkı temsil ediyor. büyük ve değerli, hikayelerdeki gibi. sevgiyle kalın.
baba 24 baba 24
berrak sudaki kırmızı balık
sana canım demek için
canımdan bir parça ve ışıksız gecelerin sessiz özgürlüklerini verdim

ah ah daha neleri mi vermezdim ki sana ben nar kızılı saçlı kız...
subaquatic subaquatic
gece berraktır.

oturursun, o pahalıya aldığın iyi ses veren kulaklıkların oturmuştur yerine, başlarsın dinlemeye. daha ilk notalarında başlar, hani o burnun içi titrer ve kaşınarak acır ya, göz yaşı gelmeden yada insan belirli duyguları hissetmeye başlamadan önce.. hah iş tam olur berrak başladığında... sonra ise zaten artık tutamazsın. victoria gibi çağlar duygular, kelimeler akar, düşünceler şimşek hızında kırbaç gibi şaklar kıvrımlarında beynin.

artık zindan ve özgürlük ve yaşamak ruh ile hisler arasındadır, özgürce.

yapamadıklarını o gün, veremediğin cevapları, söyleyemediklerini düşünürsün. kaybetmenin acısı biner. lakin, taşıyacağın yük için güç aynı anda gelir, boynun bükük olduğu tarafa doğru akar tek bir damla yaş. kuru ve acıyan yanağından merhem gibi geçer, soğutur acıyı.
yarın daha büyük bir gün, daha berrak.

her ne ise tutkun, yarın zafere doğru yürü. son bir kez.
mini cakal mini cakal
bagimlilik yaratan pilli bebek sarkisi.

ayrica bu sarkinin introsunu dinlerken cocuklukta bir cumartesi sabahi piknige giderken araba camindan yüze vuran rüzgar ferahligini hisseden yalnizca ben miyim diye sormak istiyorum. baska sorum yok.
hapis yatmis bir kuafor hapis yatmis bir kuafor
zamanında hoşlandığım, facebookdan bana saçma sapan bir şey yazmasının ardından tepkimi "berrak kürek konuşma la" diye verdiğim ve o andan sonra benimle tüm iletişimini kesen kızın adı.
2 /