beyrut

1 /
granzyme granzyme
17 yıl süren savaşın ardından, yeniden hareketlenen kültür kenti... orta doğu'nun isviçre'si der kimileri...
ulusallaşmanın ve kültür politikalarının sömürge geleneğinin hakim olduğu, batı topluluklarından geldiği dönemlerde, eski beyrut modernizim kavramını bu anlamda sarsan bir şehirdi...
bir kimlik fenomeni dir beyrut... kimliğin zaman ve mekan boyutunu modernlik üzerinden sorgulamaya devam ederken bu sürecin, egemen uygarlığın bağrında olanlar ile, dışında doğanlar tarafından aynı tarzda yaşanmadığını göreceğiniz bir yer, beyrut.
batı kökenli bir modernleşme, ölümcül kimlikler doğurur... bu kaçınılmaz: (bkz: granzyme)...
zihnim kendi zamanı içinde ilerlemeye ihtiyaç duyar, bir başkasının zamanına boyun eğemez... der rousseau...
azwepsa azwepsa
fransız işgali altında olduğu dönem epeyce ihya edilmiş şehirdir. o dönem öyle bir refah ve asayiş varmış ki insanlar şu sözü söylüyorlarmış orası için: "bir bakire, elinde bir kese altınla gece vakti ıssız bir yolda giderken, yolun ortasında keseyi düşürse sabah dönerken tam olarak keseyi düştüğü yerden alabilir ve kimse tarafından da rahatsız edilmez."

kaynak: with the turks in palestine, alexander aaronsohn.
hacivatci vakkas hacivatci vakkas
hakkında çok geniş bilgelere sahip olmamama rağmen ismini her duyduğumda muhayyilemde olağanüstü ilgilerin zuhur etmesine neden olan efsane şehir.dününü, bugününü ve yarınını büyük şarkılar içinde harmanlayarak besleyen ve her saldırı karşısında görklü güzelliğini bu şarkılarla dünyaya daha bir farkettiren soğukkanlı başkent. dudaktan akıp dilde değişik bir kıvama ulaşan ismi bile biz ademoğluademlerin zihilerinde efsunlu bir silüet çizip, büyük merakların o karşı konulamaz çekim alanlarına zemin hazırlayan bir yeterliliktedir diye düşünüyorum.bunu ben , şahsen, kendim olarak düşünüyorum. feyruz'un ünlü beyrut isimli şarkısı dinlendikçe, beyrut, adeta her köşesi gezilip görülmüş bir şehre dönüyor. şu sıralar fitne yumağı israilin akıllı bombalarıyla bombalanan beyrut, etrafı yosun kurbağalarıyla dişlenmiş bir nilüferi anımsattırıyor bana.
efrasiyab efrasiyab
insanın bulunduğu şehirden çok bıktığında aklına gelen, insanı alt üst edebilen ezginin günlüğü şarkısı, istavrit albümünden


bu yol bir şehre giderdi
güneşin tutuştuğu, denize batmış güle
mavi ıslak gecelerde ne sevgiler açardı
dünya menekşe bahçesinde alev alev
ey şehir sen yoksun

uyudun uyandın büyü bozuldu
bir kapı kapandı geçmişe
toprak yok artık su yok
sevinç telaş yok
ey şehir sen yoksun

bu kıyıda bir ağaç yeşerdi
sedefin toprağında diz çöktü maya
bir masal vardı bu şehre dair
sütü bal koyuluğunda gözleri kara
ey şehir sen yoksun

uyudun uyandın büyü bozuldu
bir kapı kapandı geçmişe
toprak yok artık su yok
sevinç telaş yok
ey şehir sen yoksun

ezginin günlüğü
victorious forever victorious forever
mossad, cia, kgb, mit ve dünyadaki diğer istihbarat örgütlerinin en önemli çalışma alanlarından biri olan şehir.bu yüzden dünyanın herhangi bir noktasındaki olayla bağlantısı çıkabiliyor, herhangi bir terör örgütünün kurulmasına vesile olabiliyor.
blondestorm blondestorm
beyrut ne bir ortadoğu ne de bir avrupa şehri gibi..geçmişine rağmen müthiş bir şehir ve gerçekten ruhu var sokakların..beyrut çan sesleriyle ezan sesinin birleştiği bir şehir.sokaklarda askerler bekliyor sanki yarın savaş çıkacakmış gibi,lübnanlıların altında en lüks arabalar,pahalı kıyafetler,hamra souklarında alışverişleri bitmiyor..bugün sanki hayatlarının son günü insanlar böyle yaşıyor orada..beyrutu gerçek anlamda yaşamak için bütün semtlerini görmek oradaki insanlarla kaynaşmak gerek..bourj el hammoud da ermeni teyzeyle , eşrefiyedeki zengin kesimle , manara daki kuveytli temizlik işçileriyle konuşmak gerek..beyrutu gerçek anlamda yaşayabilmek geçmişini anlayabilmek geçmişte yaşıyormuş gibi hareket ederek geleceği yorumlayabilmek demek..sonuçta gidiyorsanız bu şehirde haritanız yüreğiniz olsun ve bırakın kendinizi sokaklara ve haritayla dolaşanlardan fazla yer gezdiğinizi göreceksiniz..ve lübnana gidiyorsanız diğer şehilerine de mutlaka gidin çünkü oralar da ayrı bir güzel.
marla singer marla singer
toplumsal sınıflaşmanın hat seviyede olduğu şehir. bir tarafta oldukça modern son dönem yapılarında yaşayan, arabasız adımını atmayan zenginler, diğer tarafta savaştan kalma delik deşik binalarda oturan fakirler... kökeni, bilinçaltı savaş travmalarına dayanan bir sanat, savaşın izleriyle insanı her an karşı karşıya getiren binalar. insan sevgisiyle dolan insanlar, fotoğraflardan korkan insanlar... buradaki polis sıklığında, hatta çok daha sık konuşlanmış askerler, lezzetli şaraplar, istanbul'dakinden çok daha gerçek gelen ezan sesleri, adım başı karşılaşılan kum rengi kiliseler...
çok büyük olmamasına, istanbul'un yanında (en azından benim için) güzelliğinden bahsedilemeyecek olmasına rağmen, modern cilasına aldırış etmedikçe, değişik deneyimler edinilebilecek, istanbul'da özlenen ve hiçbir zaman da geri gelmeyeceği bilinen iyi niyeti, iletişim açlığını insana farkettirebilecek yerdir beyrut. insanlarının yanında kendimden uzaklaştığımla, kendi ülkemde asimile edildiğimle yüzleştim. bundan sonra imkanım oldukça, onlarca şehri birbirine benzeyen avrupa'dan ziyade, doğu'yu deneyimleyeceğime kendime söz verdim.
herhangi birşey beklemeden, ziyaret edin. daha önce doğu'ya gitmediyseniz zaten, kafanızdaki imajlarla aynı evrende birşeyle karşılaşmayacaksınız.
1 /