biber

1 /
nickim elli karakteri geçemezmiş çok bilmişsin sen nickim elli karakteri geçemezmiş çok bilmişsin sen
çok ender rastlansa da bibere alerjisi olan insanlar vardır. bunlardan birisi olarak, neredeyse dışarıda her yapılan kebap tarzı ve ekmek arası diye tabir edebileceğimiz fast-food yemeklerde, misafirliğe gidilen evlerde ve benzeri biber ile haşır-neşir olabileceğiniz her yerde "yaa benim bibere alerjim var, bibersiz olsun" tarzı uyarılarınıza rağmen, size inat gibi en okkalı ve acılısından biberi tam tabağın ortasına koyarlar. bu kadar mı balık beyinlisiniz kardeşim? özellikle orta yaş ve üstü teyzelerimizin her dolma yapışlarında " biberini de ye... biberini de ye..." diye defalarca söylemelerinin ardından "benim bibere alerjim var" diyince "aaa sen beğenmedin yemeğimi" demesi de ayrı bir olay. yiyemiyorum işte. yediğim zaman kafamdan götüme kadar heryerim kaşınıyor. kırmızılıklar beliriyor ve bazen sulu sulu sivilceler çıkıyor. siz siz olun, adam olun. alerjim var diyen insanın üstüne gitmeyin.
uykusuz damacana uykusuz damacana
insanı yanında olan bayanları görmeksizin sapık durumuna düşüren, tartaklayan, utanmadan ''hesabı öde çık git ulan!'' demek suretiyle atmaya çalışan, müşteri olarak hakkını aramaya çalıştığında içindeki hayvanı açığa çıkarmaktan çekinmeyen çalışanları olan, sakaryada bir türkü bar. nefret edilesi bir yer...
juliette juliette
özellikle acı olanları közlenmesi durumunda müthiş bir ziyafete dönüşen sebze.

ekmek arasında ise tatlı ve çiğ olarak sevilir genelde.
nouvel nouvel
koşuyolu parkının karşısında 3 katlı,bahçeli yazın bahçe keyfi yapılan kışın da bebek evi,eski dolaplar ve babannelerimizde gördüğümüz çanak çömleklerle dekore edilmiş odalarında yemek yiyebileceğimiz yer.közlenmiş biberin,fesleğenin bol bol kullanıldığı zengin menüsünde en tavsiye edilen yemek bonfileli sandviçtir.
sayenizde sayenizde
tohumlarına yakın yerlerinin dikkatle yenmesi veya yenmemesi gereken güzel sebzedir. davetsiz misafirleri vardır genelde, siniverirler.
vjeshtitza vjeshtitza
kafasına sepet geçirmiş köpek figürü aztek tapınaklarının bir çoğunda rastlanan ve kabul görmüş genel bir kanıya göre bir yarı tanrıyı temsil eden bir figürdür. eski aztek dilinde "beiberaxql" olarak geçmektedir ve aslen "yüzünü gizleyen tanrı" anlamındadır. aztek hiyerogliflerinin yeni yeni çözülmeye başlandığı yıllarda yanlışlıkla "biber" olarak okunmuş ve günümuze de bu adla kalmıştır.
efsaneye göre, tanrı quetzalcouatl ile kraliçe axayacati'nin birleşmesinden doğmuştur. görevi, o meşhur insan kurban etme törenlerinde, kurbanın ruhunu ölüler ülkesi tenochtitlan'a götürmek ve orada, onu olümden sonra bekleyen yazgıyı açıklamaktı.
fransız arkeolog ve aztek tarihçisi matilde lacroix, "dieux et deesses a l epoque des azteques" adlı kitabında bu konuya değinmiş, ve biber'in başındaki sepetin simgesel işlevini açıklamıştır.
buna göre, tanrılara adak sunma törenlerinde genellikle kullanılan bir eşya olarak sepet bolluk ve bereketi simgelemekte, böylelikle de yolculuk sırasinda kurbanın ruhunun rahat etmesini sağlamaktadir. bir başka iddiaya gore ise, ölüler ülkesinin kapısı teotihuacan'da biber başındaki sepeti çıkaracak ve ruh kendi yazgısıyla yüzleşecektir.

yıllarca biberi yemeklerde tabağın kenarına ayırdığım için kendimden nefret ediyorum şu an. ayrıca vikipediye de teşekkürler, kutsal bir değere saygısızlıktan lanetlenecektim.
1 /