bıçak yarasına benzer acısı geçse bile izi kalır

anosias anosias
ahmet altanın aşkı anlatan cümlesi. üzerinden ne kadar zaman geçse de kalp yarasının da kabuk tutmadığını anlatır. artık eski insan yoktur ortada. bir yerde ilk aşkın neden yıllar sonra bile hatırlandığının yanıtını da barındırır. ne yaparsan yap unuttum desen de tek bir olayla, tek bir şeyle nasıl aşkın küllerinin tekrar alev alabildiğini anlatır.
abbas yolcumu abbas yolcumu
bu sabah vefat eden sulhi dölek in anısına, -kendi kaleminden-:

"rami ilkokulu'nda yeni arkadaşlar edindim kuşkusuz. füsun'a âşık oldum. füsun sırf benim değil, bütün sınıfın ve öğretmenimizin gözdesiydi. sesi kulağıma şarkı gibi gelirdi. çok güzeldi. uzun, kıvırcık, sarı saçları vardı. ailesi sanırım hepimizinkinden daha zengindi. kısacası olanaksız bir aşktı benimki. dört yıl ilkokulda, üç yıl ortaokulda aynı sınıflarda okuduk ama, birbirimize söylediğimiz sözcüklerin toplamı bir sayfayı doldurmaz. derslerde bakışlarımı ondan alamazdım. bahçeye çıktığımızda kedi yavrusu gibi uzaktan onu izlerdim. onunla konuşurken soluğum kesilir, dilim tutulur, beynim dururdu. o yakınımdayken bambaşka biri oluyordum. davranışlarım değişiyor, tutuklaşıyordum. kendimi beğendirme çabalarım beni sık sık gülünç durumlara düşürüyordu. hiç açılamamış olsam da duygularımın hınzırca farkındaydı. bana işkence etmekten, pek de gizlemeye çalışmadığı bir tat alıyordu. tuhaf gelecek ama, gözleri yeşil miydi, mavi miydi unuttum."

(mizah kültür dergisi güldikenin yaz 2001 sayısı)