bilim ve din ilişkisi

1 /
sir da ros floyd sir da ros floyd
bilim; olguları saptama ve açıklamada gözlem ve gözleme dayalı mantıksal düşünmeyi kullanırken din; metafizikten pek farklı olmayarak sevgi, inanç ve duygu ile karışık, olgulardan kopuk bir akıl yürütmeye dayanır. bu ilişki birinin üstünlüğü ile son bulacak gibi gözükse de yöntem farklılıklarından dolayı aynı sınıfta incelenmeleri bile abesle iştigal eder. ikisinin de evreni açıklama amacı güdmesi aralarında bir ensest ilişki doğacağı anlamına gelmez. sokuşturmayın.
bombacı kazım bombacı kazım
din ve bilimin alakası yoktur alakası olması gerekmez bana göre. kamyonla cep telefonu arasında bağlantı kurmak gibi bir şey. ikisinden birini seçmek istiyorsanız da kafanız çok güzelmiş güle güle kullanın.
bombacı kazım bombacı kazım
size şu basit kuralı vereyim bilim görmek demektir. bilim adamları gördüğü şeyi doğru kabul eder. bunun için tanrı, din, yaratılış gibi şeyler onlar için geçersizdir. bu yüzdendir ki bunlar geçersiz olduğu için, insanların kendiliğinden oluştuğunu düşünürler ve buna kılıf uydurmaya çalışırlar. insanın tanrı tarafından yaratılmadığını ıspat etmeye çalışmak için bilim yaparlar. oysa inanmak farklıdır inanan insanın görmesi gerekmez. inanmak görmeden gerçekleşir görerek gerçekleşse idi bu zaten inanmak olmaz bilmek olurdu. sonuçta bilim ve bilim adamları sadece gördükleri şeye inanırlar, inançlı da olabilirler elbette. ama tanrıyı reddedenler, canlıların kendiliğinden oluştuğunu düşünürler. bunun için ortaya teori atarlar ve bu teorileri ıspatlamaya çalışırlar veya hiçbir zaman ıspatlayamazlar. din ve bilimin bağlantısı yoktur bana göre, ama bağlantı kurulabilecek olan nokta sadece budur yani yaradılıştır. alaka kurmak ve seçim insana kalmış. bana soracak olursanız ben yaradılışçıyım ve burada dini tercih ederim çünkü bilimde ruh, ahlak, gönül ve vicdan gibi kavramlar yoktur. bazen gereksiz araştırmalara gerek yoktur, bazıları bunu dini reddetmek için yapabilir, fakat bazı şeyleri bilmek ve bilmemek arasında ne kadar büyük fark vardır ki?

bilimle dini başka yerde aynı kefeye koyana rastlamadım. bugün hepimiz hava durumuna göre davranıyoruz, hava durumu kar var dediği zaman şortla dışarı çıkmıyoruz. veya hastalandığımız zaman hocaya gitmiyoruz, onun yerine doktora gidiyoruz. yemeklerimizi fırında pişiriyoruz, uçağa biniyoruz allah'ım beni uçur veya şunu pişir demiyoruz. hastalandığımız zaman ilaç alıyoruz. bilime bu kadar farklı anlamlar yüklenmesine ve dindarların bilime karşıymış gibi gösterilmesine anlam veremiyorum. dindar insana örnek olarak toplumdaki veya geçmişteki bir kaç uç noktadaki meczubu ve onlara inananları sunmalarını ise tuhaf buluyorum. bilim dediğiniz şey eskiden de vardı, dinler zamanında da vardı... insanlar tekerlekli arabalara binerdi, yemeklerini ateşte pişirirdi, çeşitli tedavi yöntemleri geliştirmişlerdi, yazıyı bulmuşlardı. bunlar da bilimdir. isa'nın çarmığa gerilmesi de bilimdir. belki o zamanlar tahtanın taşıma kuvvetini, momentini falan hesaplamamışlardı, işin teorik kısmı tam olarak kurallara dökülmemişti. insanlar boş tartışmalarla gereksiz haklılıklar ve anlamsız tatminler peşinde koşmayı bırakmalı. din insanlığı öğütler, bilimi dinin karşıtı zanneden insanlık, insan olmayı unutmuş, robotlar haline gelmiştir.

azwepsa'ya teşekkürler gab
taşyokmutaş taşyokmutaş
kılıf aramaya gerek yok. ontolojik olarak çok kurcalamadıktan sonra ben peygamberimin bu konudaki hadisine iştirak ederim: "ilim çin'de de olsa gidip alınız" zaten islam alimleri de bu hadisi şerife uymuş avrupanın karanlık çağını aydınlatacak olan kitapları yazmışlardır. bazı din adamlarının kafasındaki dogmalar islamı bağlamaz.
god is fat god is fat
din bir soruyla/sorunla yola cikar, hipotez olusturur , nitel nicel gozlem ve deneyler yapar vs vs sonuca ulaşır/ulaşıncaya kadar devam eder.

cok geçmeden din gelir "bu zaten kuranda yazıyordu" der.
ku klux klan ku klux klan
ikisinin düşünce sistemleri birbirine tamamen zıttır. sayın dindar kardeşim, yanlış sularda yüzüyorsun. şayet bilim ile dini aynı kafese koyarsan bilim yer yutar dini. sonra da ateisler dine karşı çok saygısız diye ağlamayın lütfen, ille kaşınıyorsunuz.

bilime göre doğrulanamayan şeye doğru diyemezsin ama dine göre ise yanlışlanamayan her şey doğrudur. mesela bi din kursam ve deniz kızlarına tapsam, deniz kızlarının yaşamadığını kimse ispatlayamayacağı için doğruyu yapmış olacağım dini mantıkta. bre kafir yerin ve göğün yaratıcısı olan deniz kızlarını nasıl inkar edersin? bu kainat kendi kendine mi varolu haa?

oysa bir bilim adamına söylesem bunu "yarram iddia sahibi ıspatla yükümlüdür." der ve küreğin tersiyle ağzıma vurur.

bir ilişki var ise o da budur.
dikkatsi dikkatsi
arada bağlantı kurmaya çalışmanın mantıksız olduğu ilişki şekli.

bugün deist ya da ateist dediğimiz kesim, bilimle ile dinî öğretilerin çeliştiği iddiası ile kendi inançlarını doğrulama çabasındalar.

şunu öncelikle unutmamak lazım: bilim dediğimiz şey doğa olaylarına cevap arama çabamız. yani aslında dayanarak reddettikleri tanrının koyduğu düzeni, sistemi, işleyişi çözme çabası bir nevi. bugün bulutların oluşumu, yağmurun yağması yerine gökten neden altın madeni yağdığının cevabını da arıyor olabilirdik. dolayısıyla bilim asla yaratıcıyı reddetme argümanı olamaz.

kaldı ki bilim ile bu konuda eskiye göre çok daha fazla cevap bulmuş olsak da hâlâ cevaplanmayan pek çok konu var.

şöyle hafızanızda canlandırmaya çalışayım : bir sinüs dalgası var. bu dalgaya sadece pi'nin katları olan noktalarda bakarsanız x ekseninde düz bir çizgi görürsünüz. ama 0.1 radyan aralıkları ile baktığınızda gerçek eğri ortaya çıkar.

yani dünyanın uzayın bütün sırlarını keşfetmekten fersah fersah uzakta iken bilimi dini yalanlayan bir metot olarak ortaya koymak yanlış.
dumrul dumrul
bilimi dine uydurmaya çalışanlar bilimin ne olduğu hakkında en ufak bir fikre bile sahip değillerdir.

bilim sınanamayacak şeylerle ilgili değildir. sorgulanamayacak hiçbir şeyi de tanımaz. din ise sınamadan, sorgulamadan inanmayı ve mutlak itaati emreder.

öte yandan klasik algı yarılmasına yeniden şahitlik ediyoruz başlıkta. bilim dini çürütür. evrenin şeklini biliyor olmamızın olmamamızın bir önemi yok. hala din ile "tanrı" fikri eşdeğerli şeylermiş gibi konuşuluyor.

din bir sistematiktir. dinin bir evren tasavvuru vardır. bir dünya görüşü vardır. bunlar da bir dine ait metinlerde ve ritüellerde açık seçik anlatılır. bu anlatıların tanrıdan kaynaklandığı öne sürülür. bu anlatıları alırsın dört kademede sınarsın:

1- tanrı tarafından gönderildiği iddia edilen metin kendi içinde tutarlı mı?
2- tanrı tarafından gönderildiği söylenen metinler birbirleri arasında tutarlı mı?
3- bu metinlerde anılan olaylar tarihi olaylarla tutarlı mı?
4- bu metinlerin evren tasavvuru bilimsel verilerle tutarlı mı?

bunların her birinde tutarlılık olsa bunu tersten şu şekilde de sınayabiliriz. bir dini metinden bilimsel bir bilgiye ulaşabiliyor musun? çünkü bizden trilyonlarca daha çok şey bilen bir varlığın sözlerinin bizim bilmediğimiz bir şeylere işaret etmesi gerekir. yani bilim kurgu dediğimiz salt hayal gücünün eseri olan kurgular bile bir çok buluşun önünü açmışlardır. pekii dini metinlerden çıkış alan bir tek buluş var mı?

mesela dünyanın ve güneşin 4,5 milyar yaşında, gözlemleyebildiğimiz evrenin ise 15 milyar yaşında olduğunu biliyoruz. "ben önce arzı yaydım, düzenledim sonra göğe yöneldim" diyen bir "kutsal" kitap varsa, bunun zırva olduğunu rahatça söyleriz. güneş ay'ı, ay güneş'i takip eder diyen kitap zırvadır. "en batı"dan bahseden kitap zırvadır. venüs'ün yıldız olduğunu söyleyen kitap zırvadır. cumartesi yasağına uymayan yahudileri maymun ve domuza çevirdim diyen kitap zırvadır. cumartesi yasağı demişken tevrat'a bakalım. her şeyi 6 günde yarattım yedinci günde (cumartesi) zıbarıp dinlendim diyen kitap zırvadır. evrenin şeklini bilsek ne olacak, bilmesek ne olacak?

din budur. evrenin ne olduğu, nasıl var olduğu tartışması apayrı bir tartışma. bilim mevcut dinlerin tamamını yanlışlamakta bununla birlikte ateizm ya da deizmi doğrulayamamaktadır.
1 /