bilimde kadın ve kız çocukları günü

smarthematician smarthematician
11 şubat tarihinde kutlanan bu günde sizinle ünlü dna kristalografi rosalind franklin'in 20 yaşında babasına yazdığı bir mektubu paylaşmak istedim:
"benim tamamen tek yanlı bir bakış açım olduğunu, her şeye bilimsel açıdan baktığımı sıķ sık söylüyorsun,mektubunda da bunu ima ediyorsun. düşünme ve akıl yürütme şeklim, aldığım bilim eğitiminden etkileniyor tabii ki. öyle olmasaydı o bilim eğitimini boş yere almışım, başarısız olmuşum demek olurdu. sense bilime sanki insanın moral bozucu bir icadıymış, gerçek hayattan kopuk bir şeymiş gibi yaklaşıyorsun, dikkatle korunup günlük hayatımızdan ayrı tutulması gereken bir şeymiş gibi davranıyorsun. fakat bilim ve gündelik hayat birbirinden ayrılamaz ve ayrılmamalıdır. benim için bilim gündelik hayatımızın gündelik kısmıdır. bilim esasen olgulara, tecrübe etmeye ve deneye dayalıdır. senin teorilerin, kendinin ve başka bir çok insanın kolayca inandığı, inandığına memnun olduğu teoriler, ama görebildiğim kadarıyla bunların hayata dair daha memnun edici bir tasvir sunmaktan (ve kendi öneminize dair abartılı bir fikir vermekten) başka hiçbir dayanağı yok.."
belki de belki de
kutlu olsun tüm bilim kadınlarına!

kısıtlamalara, baskılara, önyargılara, ataerkil toplumun dogmalarına rağmen alışılagelmişin dışına çıkan ve bunun normalleşmesine katkı sağlayarak hayatında bilimi var eden tüm kadınların günüdür bu. ucundan ben de nasiplenmeyi umuyorum. bu günün tarihine ve içeriğine dair bilgi vermeyeceğim aslında, sadece biraz iç dökeceğim.
ben mi bilimin içindeyim yoksa o mu benim içimde bilmiyorum. küçük bir kız çocuğuyken farketmeden, büyüdükçe büyük bir tutkuyla. bir kadın olarak dünyaya bırakacağım tek şeyin genlerim olmasını istemedim hiçbir zaman, istemiyorum da. hatta bir gün keşke teorilerimi okusanız ama ne yazık ki o kadar zeki değilim. ama bunun bilim için bir kıstas olmadığını söyleyebilirim. bilimin tek odağı merak. merak ettikçe doldurursun torbanı, torban doldukça genişlersin. umarım hep bu tutkuyla kalabilirim çünkü keşfedilecek, öğrenilecek, üretilecek nice şey var. ve bilim öyle tatminsiz ki, uzanabildiğin her şeye dokunmak istiyor.

taşların gizemine inanın mesela çok şey anlatırlar,




o dokunuş bir arabaya sahip olma güdüsü değildir. o ellerini kirlettiğin yağdır. cam elyaf ve epoksi kötü kokar. sanayilerde menemen yenir, soğansız yapılır. kadınlar sanayilerde yürüyen aksamlar tasarlar.


mars'ta da yaşanabilir ama bunun izahı robotlardadır. kadınların kolları robot kol tasarladıkça güçlenir. ki kadınlar yazılımla da şiir yazabilir.


kristaller muazzamdır. düzenlidir. saftır.


bilim kaostur, kadın kaostur. sanırım düzen gökten iner.


ve önlük en çıplak, en özgür ve en ait halimdir.


kutlu olsunlar.
daha çok yolum var..
12