bir maaşını devletine bağışla

elcordobez elcordobez
geçen sene bu zamanlar dolar 8 lirayı zorlayınca bir takım troller tarafından dillendirilen durumdur. şimdi yine olay aynı terraneli günlere gitmekte. devlet büyüklerimiz de bunu ciddi ciddi dillendirirse şimdiden söyleyeceklerimi söyleyeyim.

ben çok vatansever bir insanım. sadece bir ay değil, 20 yıllık çalışma hayatımda her ay bir maaşımdan fazlasını devlete bağışlıyorum zaten. bordorumu elime alıyorum ki, benden habersiz neler neler bağışlamışım. sağlık sigortası matrahımın yarısını özel bir sigorta şirketine yatırsam her ay mabadımın kılının rengi değişse bana helikopter kaldırır. diğer hususlara hiç girmiyorum bile.

şu geyikten de gına geldi artık; ''sen bu devletin ekmeğini yiyorsun'' yok öyle bir şey yahuu. her akşam bimden ekmeği 1'25'e liraya alıyorum ben. zaten benzin pompasını arabamın yakıt hanesine mi sokuyorlar ya da nereye sokuyorlar belli değil artık. kullandığım elektiriğin, kullanmadığım dörtte üçünün parasını ödüyorum. canım kötü çikolata çekse haftada bir lüks tüketime giriyor. bu giren çıkanlardan kanayan taraflarımı silecek olsam, tuvalet kağıdı da zamlandı artık ona da güç yetmiyor. peki şimdi kim benim ekmeğimi yiyor?

daha ne yapayım devlet baba? çıplak da uzanayım mı her ay istiyorsan?
dumrul dumrul
2018'de kişi başına düşen ortalama gelir 9.632 dolar kişi başı ortalama vergi ise 1.945 dolar'dır. yani ortalama gelirin beşte birini vergi olarak ödüyoruz. bu da zaten 2,4 aylık maaşını devlete bağışlamakta olduğun anlamına gelir. daha da isteniyorsa hep birlikte götümüzü dönelim güzelce rahatlasınlar.

cengiz inşaat gibi asalakların milyonlarca dolarlık vergi borçlarının tek kalemde silinmesine falan hiç girmiyorum.

bu arada:


2
kızıl kurt kızıl kurt
(bkz: gelir vergisi)
(bkz: brüt maaş)

maaşım daha banka hesabıma ulaşmadan devletimiz çat diye 3/1'ini kesiyor zaten. yetmiyor sahip olduğum 1 ev 1 araba için emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, muayenesi, zorunlu sigortası, kdvli ötvli akaryakıtı, bakımı vs iş gücümden alıyor, yetmiyor içtiğim sudan bile ötv kesiyor(su özel bir ihtiyaç zira, içmesen de olur)

şimdi tüm bunları düşününce, bırak devlete 1 maaş bırakmayı, yılın 2-3 ayı sadece devlete çalışmış oluyoruz zaten hep birlikte. ha farkında değilsiniz belki, hatırlatayım dedim. yıllık devlete verdiğim meblağı hesapladığım zaman korkunç rakamlar çıkıyor ortaya, aldığım hizmete bakıyorum, kocaman 0.
iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı
ortada devlet gibi bir devlet olsa bir maaş değil bütün maaşlarımız feda.malum türk devletsiz yaşamaz.

ama yaşatmak için kan revan içinde kaldığın devlete bir kısım orospu çocuğu çöreklenip kanını emmeye başladığı zaman aynı özveriyi göstermek zorlaşıyor.

büyükdedem rahmetli türkiye'ye 5 kuruşsuz gelmiş.tam bellerini doğrultup bir düzen kurduklarında taze devlet 3 oğlunu askere almış.tekalifi milliye ile de neleri varsa ikiye bölüp yarısını almış.lakin kendisi devletsizliğin ne demek olduğunu bildiğinden gık demediği gibi kendisi de o yaşta iktiza etmediği halde hizmete yazılmış.

rahmetli nenem el elde baş başta kaldığı halde allah devlete zeval vermesinden başka bir dua bilmezdi.

diğer büyük dede rahmetliyi hele.devlet askere almış.rahmetli nurettin paşa komutasında irak'tan izmire kadar yedi düvel yetmiş iki milletten
askerle boğuşturmuş.ki ağabeyini balkan harbine alıp geri bile vermemiş.

köyüne dönmüş demişler ki yol yapılacak devletin gönderdiği mühendisin arkasına düş ırgat gibi çalış yetmedi iki tavuğun varsa birini kes karnını doyur.

e bu rahmetlik de onun evladu iyali de allah devlete zeval vermesinden başka dua bilmezdi.

bizim sülalede iki taraftan da kamudan ihale almış kimse yok.ama ana tarafından parasız yatılıyla okumamış kimse de yok.devlet bursuyla avrupaya amerikaya okumaya giden var.paranın para zamanı afyonun ücra bir köyünde kansere yakalanıp hayalini görmediği memleketten devletin getirdiği ilaçla iyi olan var.

yani kısacası biz amerikan yardımıyla kanton bekleyen orospu çocukları da değiliz.allahı var en çok da o orospu çocuklarına yağdırdı devlet baba hani aç kalıp da orospu çocukluğu yapmak zorunda kalan varsa yola gelsin yapmasın diye.

devlet bizim.zaman olur orospu çocuklarının eline düşer,zaman olur dara düşer.zaman olur borca girer.ama 16 sı bizim olanın 17si de 18 i de günü gelir bizim olur.bir de güzel huyu vardır ki bizim unutmadığımızı unutmaz.

dedelerimiz baş vermiş,kan vermiş,bizim verdiğimiz üç kuruş helali hoş olsun.lakin araya girip cukka eden orospu çocukları var.onlarla da hesabımız hiç yarım kalmadı gene kalmaz.sürgünlerde darağaçlarında titreye titreye geberirlerken biz yine vergimizi ödeyip devletimizin gölgesinde huzur buluyor olacağız
kubarova77 kubarova77
yöneticiler sadece kendini düşündüğü sürece herhangi bir şekilde ne maaş veririm ne de bağış yaparım. verginin vergisini ödüyoruz, izlemediğim kanalın vergisi de yine benim cebimden çıkıyor, kullanmadığım köprünün parası, bunlar da yetmezmiş gibi sırf kardeşim olmadığı için ölen babamın maaşının dörtte biri yine bu devletin kasasına giriyor. sadece benden bu kadar para kesiyorsa benim gibi kim bilir kaç kişiden daha böyle vergiler ya da kesintiler alınıyor. ülkeyi şirket gibi yönetmeye çalışıp batıranlar onlar, üstüne bunun yüzünden kat be kat zarar gören yine benim. yapısal reform dedikleri yalanlar düzleminin, kendi ceplerine indirdikleri paraların, yandaş şirketlerine yaptıkları vergi ve borç indirimlerinin sorumlusu ben değilim. eğer birileri maaşını bağışlayacaksa bunlar cumhurbaşkanı, bakanlar ve milletvekilleridir. halkı bu duruma düşüren de ekonomiyi bu hale getirenler de yine onlar. niye ben salak gibi onlara yardımcı olayım?
katia katia
neden? ayakkabı kutuları daha iyi dolsun, aksarayda daha iyi keyif yapsınlar, gemiciklerin sayısı artsın diye mi? ümüğümüzü kurutan vergiler, zamlar nelerine yetmiyor ki? ülkeyi de satıp soğana çevirdiler zaten. vatandaşın kuşa dönmüş bir kuru maaşı kalmış dolar karşısında ona da mı göz koyacaklar? yakında kıçına don giyecek parayı bulamayacak vatandaş bu gidişle.
ekonomiy her zamanki gibi vatandaştan bekleyerek düzeltmeye kalkmayıp, daha yapısal ve işlevsel reformlar düşünsünler derim. mesela hepsi az yesin de, kendi ceplerinden versin birer maaş önce bakalım verecekler mi?