black night

guenever guenever
epey güzellerinden bir deep purple şarkısıdır. çeşit çeşit cover'ı mevcuttur piyasada. ilk olarak 1970 çıkışlı deep purple in rock* albümünde yer almıştır. sonra made in japan'e de koymuşlar. ritchie blackmore roger glove ortak çalışması.


black night is not right,
i don't feel so bright,
i don't care to sit tight.
maybe i'll find on the way down the line
that i'm free, free to be me.
black night is a long way from home.

i don't need a dark tree,
i don't want a rough sea,
i can't feel, i can't see.
maybe i'll find on the way down the line
that i'm free, free to be me.
black night is a long way from home.

black night, black night,
i don't need black night,
i can't see dark night.
maybe i'll find on the way down the line
that i'm free, free to be me.
black night is a long way from home.


ukteci okurumuzun notunu da ekleyelim: "live in stockholm (1970), albümündeki en ritmik parça, tüm müzisyenlerinin ayrı ayrı soloları ve 2 mezürlük nota ile yarım saatlik bir parça yapılabileceğinin örneği"

demek ki live in stockholm 1970'te de varmış.

edit: 2005 deep purple istanbul konserinde de çalınmıştı ayrıca, ekleyelim hemen.
anidenbelirenanlamsızgüdüler anidenbelirenanlamsızgüdüler
gür akad' ın her perşembe shaft'ta yaptığı programında mutlaka çalması ve ortamdaki insanları kendinden geçirircesine eşlik ettirmesiyle bir çeşit "shaft marşı" haline gelmiş olan, güzelim deep purple parçası. ayrıca kendisine ne gibi çılgın sololar yedirilebileceğini görmek için en az üç versiyonunu dinlemeniz yeterlidir (coverı şart değil, deep purple'ın konserleri de olabilir).
consigliere contra capo consigliere contra capo
haziran 1970'de single olarak -speed king'in a yüzü- piyasaya çıkan deep purple klasiği. deep purple in rockın orijinal versiyonunda bulunmayan bir şarkıdır.

feci gaz bir parçadır, dp her konserde bunu mutlaka çalıp seyirciyi coşturur. babalar sağ olsun, 5 temmuz 2016 antalya konserinde de çaldılar. yalnız millet genel olarak şarkının sözlerini bilmediği için garipsedim biraz, ayıp oldu adamlara. neyse.

hikayesi de rivayet olunur ki; 1970'in hemen başında grubumuz -mark 2 kadrosu, anlayın işte- in rock albümü için harıl harıl çalışmaktadır. concerto for group and orchestra biteli birkaç ay olmuştur ve plak şirketi elemanlara hit bir şarkı için baskı yapmaktadır. bir 45'liğin ön yüzü olacak, akılda kalıcı bir şarkı lazımdır. kimsenin aklına bir şey gelmez önce. sonra ilham gelmesi için tam kadro bir pub'a giderler, hepsinin kafası tam olmuştur. ritchie blackmore, 1920'lerin meşhur amerikalı müzisyeni george gershwin'in ünlü şarkılarından summertime'ın -janis joplin'in summertime'ı ile karıştırmayınız- ana rifflerini, biraz değiştirerek çalmaya başlar. diğer elemanlara sorar; "hatırladınız mı bir yerlerden?" diye. bu arada ian paice rifflere uygun bateri ataklarıyla davula abanmaya başlar. "ne yaptığımı ben de tam olarak bilmiyorum, rastgele bir şeyler." diye de ekler. bir süre bu şekilde çalmaya devam ederler. ama ortada söz yoktur!

ian gillan viski-kola kombinasyonu yaptıktan sonra bir köşede sözleri yazmaya başlar. bitirdikten sonra diğer elemanlara gösterir ve "tamamen anlamsız şeyler." der. işlem tamamdır, şarkı piyasaya çıkar çıkmaz britanya top 10 listesinde 2 numaraya çıkar.

bir de şu vardır ki; gillan'ın burada aslında "black knight" mı demek istediği asla bilinemeyecektir.