bob marley

10 /
laressa laressa
demet akalın, hadise gibi ünlülerin saygı duyulduğu ülkemizde böyle bir adamın adını bazılarımızın hiç duymaması acınacak bir durumdur. saygı duyulması gereken adamdır vesselam
jazzjack jazzjack
can sıkıntısı,mutsuzluk,hüzün vb. duyguları içerisinde sadece rahatlatarak "sikerler ya" dedirtip hayatı daha güzel ve yaşanabilir hale getiren ve kutsal güçleri olduğuna inandığım efsanedir.
nautilus nautilus
doğduğunda babası beyaz, 60 yaşında ingiliz deniz albayı norval sinclair marley, annesi cedella 19 yaşında köylü kadınıydı. bu nedenle lakabı white boy, beyaz çocuktu.
hope is gone hope is gone
geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da istanbul babylon ve dünyanın çeşitli yerlerinde bob marley'in doğum günü kutlandı; hepsinden öte keşke daha çok yaşasaydı, kendisini canlı performansıyla dinleyebilmiş bir nesil olsaydık. reggae ruhu, sayesinde hep özel bir yerlerde oldu. açıkçası butterfly, natural mystic'i ayrı sevilesidir ve iyi ki şarkılarıyla bizlere eşlik etmiş.
kendini ahmet sanan süleyman kendini ahmet sanan süleyman
1960'ların sonunda, reggae denilen jamaika kökenli bir müzik türü dünya çapında popüler olduğu sıralarda bu türün hiçbir icracısı bob marley (1945–1981) kadar başarılı olamamıştı. marley'in yeteneği erken keşfedilmişti. zamansız ölümünden bu yana ünü ve aynı zamanda efsanesi büyük hızla yayıldı.

robert nesta marley, siyah bir anne ve beyaz bir babanın çocuğu olarak jamaika'nın saint ann bölgesinde doğdu. 1955 yılında babası ölünce adanın en büyük şehri olan kingston'a gitti. 1963 yılında marley ilk grubunu kurdu. "wailers" adını alacak grup yerel müzisyenlerden oluşuyordu. wailers ertesi yıl jamaika'da bir dizi çok tutulan şarkı yaptı. bunlar genellikle ska ve rock türüne yakın şarkılardı.

1966'dan sonra marley daima kendisiyle anılacak iki hareketi benimsedi: reggae ve rastafaryanizm.

reggae, karayip ritimleri ve enstrümanlarını amerikan caz ve blues etkisiyle harmanlıyordu. tempo genellikle yavaş hatta durgun nitelikteydi.

1930'larda başlayan jamaikalı rastafaryan hareketi, koloni dönemi sonrası afrika devletinin ilk lideri etiyopya imparatoru haile selassie'yi (1892–1975) tanrı olarak görüyordu. günümüzde rastafaryan hareketi'nin bu özelliği
büyük ölçüde unutulmuştur. genellikle rasta saç örgüleri ve ruhani amaçlarla marihuana kullanımı ile tanınmaktadırlar.

ilk wailers uzunçaları olan catch a fire 1973 yılında çıktı. onu "get up, stand up" ve "i shot the sheriff" gibi şarkıların yer aldığı burnin' izledi. "no woman, no cry" (1975) şarkısıyla marley uluslararası başarı kazandı. 1977 ve 1978 yıllarında exodus ve kaya albümleri bu başarısını sürdürecekti.

marley'e 1977 yılında ayak başparmağında kanserli hücrelere rastlandı. dini nedenlerle bacağının kesilmesini reddetti ve sanatına devam etti. birkaç yıl içinde kanser bütün bedenine yayıldı. 1981 yılında otuz altı yaşındayken öldü. ölümünün ardından daha önceki şarkılarından bir derleme olan legend yayınlandı ve tüm zamanların en çok satan raggae albümü oldu.

1999 yılında "time" dergisi marley'in 1977 tarihli albümü "exodus"u 20. yüzyılın en iyi albümü seçti.

kendi dininin tanrı'sı ve mesih'i onuruna haile selassie'nin 1963 yılında birleşmiş milletler'de yaptığı konuşmayı "war" şarkısında kullanmıştı.

eric clapton (1945–) 1977 yılında "i shot the sheriff" yorumuyla listelerde bir numaraya ulaşınca marley uluslararası alanda geniş çapta bir ilgi yaşadı.
10 /