bob marley

2 /
neverlander neverlander
==<komplo teorisi>==

bilindiği üzere amerikan karşıtı olan bob marley'in bir şekilde amerikayı zarara uğratabilmek için ingilizcesini bozduğu söylenir. hatta kendisi en ünlü rastafarian'dır.(rastafarianların genelinin bu şekilde konuştuğu, jamaikalıların ingilizcesinin farklılığı bu şekilde açıklanır)

dilin en büyük güç olduğunu düşünen bob marley'e bu tutumundan vazgeçmesi için milyon dolarlar teklif edildiği de söylenmektedir.

==</komplo teorisi>==
neverlander neverlander
"emancipate yourselves from mental slavery" bob marley meşhur "redemption song" isimli şarkısının nakarat kısmında böyle diyor.


yani, "kurtar kendini zihinsel kölelikten (ya da, özgürleştir kendini zihinsel kölelikten...) anlamına gelen bir cümle bu. "..none but ourselves can free our minds" diye devam eder şarkı; yani der ki, hiçbirşey değil, sadece kendimiz özgürleştiririz aklımızı. dünyanın en büyük müzisyenlerinden biri olarak kabul edilen bob marley, reggae adı verilen müzik türünün de yaratıcısıdır. the wailers adlı toplulukla reggae'nin öncülüğünü yapan bob marley, 6 şubat 1945 yılında, o zamanlar kimsenin adını bile duymadığı jamaika'nın trenchtown adlı gettosundan doğup, hem ülkesinin adını hem de müziğini bütün dünyaya duyurmayı başarmıştır. ülkesine ve halkına kalbini veren marley'in müziğiyle, her zaman itilip, kalkılan ve hor görülen rasta'lar dünyada kabul görmüş ve tanınmıştır.



21 mayıs 1981'de henüz 36 yaşındayken cilt kanserinden ölen bob marley gitarı ve inciliyle toprağa verilmişti. cenazesi, jamaikanın başkenti kingston'da kaldırıldığında dünyada o ana kadar yaşanmış en büyük sahiplenmelerden biriyle gömüldü. sevenleri sanatçının cenazesini konser alanına dönüştürürken, karısı ve iki çocuğu da tabutunun yanında dans edip şarkılar söylüyorlardı.



bob marley sadece bir iyi bir müzisyen ve afrikalılar arasında kabul görmüş bir sanatçı olduğu için değil, yaşadığı dönemde siyasi mesajlarıyla insanların tutumlarını ve düşüncelerini gerçekten değiştirmeyi başardığı için de büyük bir efsane haline dönüşmüştür. o'nun büyülü müziği sadece jamaika'dan çıkmış diğer reggea gruplarının uluslarası piyasada tanınmasını sağlamakla kalmadı, politik müziğin tarihinde de önemli bir çığır açtı. o şarkılarıyla arika'ya dönüş hayaline sığınanlara ve yoksul siyahlara da umut verirken, dünyanın dört bir yanında yükselen baskı, sömürü ve ırkçılık rüzgarına karşı da en güzel cevabı veriyordu. marley'in müziği dünya müziğini yönlendirmiş olan ingiltere'de de etkisini göstererek, ırkçılığa karşı rock (rock against racism) adlı ırkçılık karşıtı müzik hareketine de öncülük yaptı.



"africa unite" diyerek dünyanın dört bir yanına yayılmış olan siyah ırka seslenen bob marley, rastafarian denilen siyasi ve dinsel hareketin de öncülüğünü yaparak her zaman barışı, hoşgörüyü ve sevgiyi savundu. jamaikalı siyahlar arasında taraftar kazanan bu hareket, etiyopya prensi haile selassie'yi'den (tahta çıkmadan önceki adı ras tafari) alıyor. ras, prens, tafari prensin adından gelmektedir. rastafarianlar, inançlarını tevrat'a dayandırmakta ve tanrı'nın onları günahları yüzünden anayurtları israil'den sürüp siyah yaptığını ancak bir gün geri döneceklerine inanmaktadırlar. anayurtları ya da israilleri ise afrika'dır. haile selassie'nin onlara afrika'ya geri dönüş yolunu açacağına inanırlar. rastafaricilerin bir kısmı bob marley'i mesih olarak görmeye başladı. daha sonra ırkçılığa karşı bir harekete dönüşen akım, 1960 ve 70'li yıllarda jamaika'da siyasal bir nitelik kazanarak güçlendi.



rastafaryanlar'ın en belirgin özelliklerinden biri de pek çok kültürde ve dini inançta yasak ve tabu olarak görülen marihuana ya da onların deyişiyle ganja içmenin kutsal bir hak olarak görüyor olmaları..



bob marley yaşamı ve yaptığı çalışmalarla her yıl şubat ayında jamaika'da anılıyor. fakat doğumunun 60. yıldönümünde ilk kez memleketi jamaika dışında da yapılacak bir törenle anıldı. marley, 2004 yılında her zaman geri dönmek istediği afrika topraklarında, etiyopya'da düzenlenecek bir törenle anıldı. böylece efsanevi yıldız her zaman özlemini çektiği ve dönmeyi istediği topraklarına da kavuşmuş olacak.

kaynak : bi adreste sadece cache'si vardı, o da gitmiş.
neverlander neverlander
ne derseniz deyin,o bir kahraman…3.dünya ülkesini ve müziğini ama öyle, ama böyle tüm dünyaya tanıtan biri…36 yaşında deri kanserinden kaybettiğimiz,bu hafta 60.doğumgünü kutlanan reggae kralı bob marley’in öyküsüdür bu…

6 şubat 1944 de jamaika / rhoden hall’de doğdu robert nesta marley… annesi 18 yaşında cedella booker ,babası 50 yaşında kaptan norvan marley’di.köyleri “nine mile” jamaika’nın güzel dağlarının yamaçlarında küçücük bir köydü. sık sık denize çıktığı için çok az beraber oldu babasıyla..o dönem jamaika’lılar için başkent kingston hayallerin kentiydi…ilk fırsatta kapağı kingston’a atıyorlardı oturdukları köylerden..marley ailesi de öyle yaptı,hem iş, hem gelecek umuduyla..başkentin batı yakasında trenchtown’a yerleştiler.lağımın ortalığa aktığı bir kenar semtti burası…bab’un en yakın arkadaşı müziğe tutkun nevile o’riley livingstone –bob’un taktığı isimle bunny-‘du..iki genç sadece futbol oynamakla kalmaz,parazit yapan radyodan fırsat buldukça amerikan istasyonlarını dinlerlerdi. özellikle ray charles ,fats domino,curtis mayfield ve brook benton’u…aynı zamanda o dönem jamaika’nın en popüler vokal grubu drifters ve solistleri ben e.king ile de dirsek temasındaydılar…the ımpressions ise favori grubundaydı...

müzik aşkı okulu bıraktırdı bob’a…gündüzleri bir dükkanda çalışıyor,akşamları da gençlere müzik dersleri veren joe higgs ‘e takılıyordu…3.caddedeki higgs’in evi adeta gençliğin buluşma yeriydi.marijuana eşliğinde burada armoni dersleri yanı sıra nefes tekniğinden nota yazmaya kadar çok şey öğrendiler. ve peter tosh’la tanıştılar... plak prodüktörü leslie kong bob’u stüdyoya soktu ve bugün bile çoğu kişinin bilmediği “judge not”plağını çıkarttı. tabii plak bir ilkti ve hiç satmadı…bu bob’u daha da hırslandırdı ve iki arkadaşı ile birlikte grup kurmaya yöneltti..bunny ve peter zaten dünden razıydı…grup önce the teenagers ,daha sonra wailing wailers adıyla kurulurken davulda junior braitwaite yer alıyordu…iki de vokalistleri vardı:beverly kelso ve cherry smith…

dönem ska müziğin en etkin olduğu dönemdi…ska müziğine afrikalının ruhu ve new orleans stili r&b yi koydular ve reggae’yi yarattılar.ilk plakları “summer down “1963 yılında piyasadaydı.jamaika listelerine tepeden girip uzun süre listede kaldı parça …isimlerini de kısaltmışlardı.sadece wailers …arabesk bir isimdi bu ve”haykırışlar”anlamına geliyordu..
tüm jamaika onları dinliyordu ama kazandıkları parayı bölüştüklerinde hiçtiler…üç kişi ayrıldı gruptan…bu arada bob’un annesi tekrar evlenmiş ve amerika birleşik devletleri’ne delaware’ye yerleşmişti.oğluna yeterli para ve de yanına gelmesi için uçak bileti gönderdi.1966 yılında evlendiği rita anderson ‘la beraber yeni bir yaşam umuduyla amerika’ya uçtu bob…fakat sadece 8 ay sürdü amerika macerası…mensubu olduğu rastafarianizm dininin büyükleri kendisini jamakia’ya , mücadeleye desteğe çağırdılar.tam da mesihleri etyopya kralı haile selasiye ‘nin ziyaret ettiği günlerde döndü marley ailesi ülkelerine…ve başkente yerleştiler.

özellikle marcus garvey’in örgütlediği harekette yer aldılar.tekrar eski dostlarını aradı bob…bunny ve peter’i…bu arada eşi rita‘da müzik kariyerine başlamış,ilk plağı ”pied paper” listelere girmişti bile…3 arkadaş the wailers’i bu kez rastafarianizm çerçevesinde tekrar kurdular.bu arada ünlü amerikalı şarkıcı john nash’e eşlik etmeleri ve ünlü prodüktör lee perry’le tanışmaları önlerini açmıştı.perry wailers birlikteliği bugün raggae klasikleri arasında sayılan “soul rebel”.”duppy conguerer”,”400 years “ ve “small axe” yi yaratmıştır.. artık trombonlar,trompetler ve tenor saksofon solalarıyla süslü rock steady de yapmaktadırlar.1967 in ilk günlerinde grubun üzerinde politik baskılar gelmeye başladı.plakları yasaklandı.bunny marijuana içtiği gerekçesiyle hapse atıldı ve 14 ay yattı...öykü sürecek…


1970 de aston barret ve kardeşi carlton’un katılımıyla daha da güçlenen wailers hala dünyada tanınmıyordu. o yıl johnny nash’i aradı bob marley ve isveç turnesine katılmak istediklerini söyledi.avrupa ,bob’a kapılarını bu turneyle açtı ve cbs ile kontrat imzaladılar.1972 baharında ingiltere listelerindeydi.”reggae on broadway”yapıtları…bu plağın başarısıyla jamaika müziğinin avrupa’da sevilmesini sağlayacak island records ve chris blackwell’in karşısındaydılar artık…şirket ska,pop/ska,rock steady ve reggae türü plaklar çıkartıyordu ancak promosyon yapmıyordu.. meksikalısı alsın diyordu blackwell… jethro tull,traffic,king crimson,cat stevens gibi rock müzik sanatçıları varken kim uğraşırdı bunlarla..the wailers farklı oldu..çok güzel bir kapakla çıktı plak ve büyük reklamı yapıldı.albüm”catch a fire”adını taşıyordu.

reggae yanı sıra rock,soul,blues ve funk’tan esintiler taşımasıyla uluslar arası pazarda önemli bir yer buldu kendisine..ve grup amerika ve ingiltere’ye turne teklifi aldı.ingiltere turnesi sonrası “çok yorulduğunu” ifade ederek bunny gruptan ayrıldı.1976 da “blackheart man “solo lp sini yaptı ve müziği bırakarak jamaika’da küçük bir çiftliğe yerleşti.yeri öğretmenleri joe higgs tarafından dolduruldu.bu arada ünlü,sly & the family stone’la birlikte 18 konser verdiler..

1973 yılına gelindiğinde burnin ile listelerdeydi.albümdeki “ ı shot the sheriff “amerika ‘yı darmadağın etti.ünlerini perçinlemeliydiler. “no woman no cry” adlı hit parçalarının da yer aldığı albümlerini hazırladılar.bu sefer peter tosh’da solo kariyer gerekçesiyle grubu bıraktı.tosh’un yaşamı da trajedilerle doludur.1973 de spanish town yolunda köprüde geçirdiği trafik kazasında kız arkadaşı ölmüş, kendisi ağır yaralanmıştır.tosh, 1987 de kingston’daki evine giren bir hırsız tarafından öldürülmüştür.yine orada kalmıştı bob..1975 de bob marley & the wailers’i bu kez aralarında eşinin de yer aldığı 3 bayandan kurulu ı-threes destekli kurdu.fikri lee perry’nin kız arkadaşı pauine morrison verdi.ı-threes’de yer alan marcia graffiths’e reggae’nin divası deniyordu.judy mowatt ise başta supremes olmak üzere pek çok ünlü gruba vokal yapmıştı.amerikalı gitarist al anderson’da katıldı kendilerine…natty dread albümü müzik marketlerdeyken grup stevie wonder’la ortak konserlere çıktı.1978 de dini motifler de taşıyan rastaman vibration’u çıkardılar.albümdeki “war” şarkısının sözleri etyopya kralı haile selasiye ‘nin bir konuşmasından alınmadır.

aslında bob’un tüm albümlerinde rastafarianizm her zaman olmuştur. politikada da önemli sembollerden biri haline gelmiştir sanatçı..ülkesinde bağımsızlık sonrası oluşan iki karşıt görüşlü partiyi bir araya getirme çalışmalarını da ölümüne kadar sürdürmüştür. bunlardan biri aralık 1976 da national heroes park’ta verdiği ve her iki siyasi parti liderini sahnede tokalaştıran barış konseridir.
fakat ne yazık ki,bu barış adamı bir gün sahnede vuruldu. bu olay sonrası uzun süre jamaika’ya dönmedi.londra’da yaşamını sürdürmeye başladı.exodus albümünü de bu sırada tamamladı.albüm ingiltere listelerinde 56 hafta kaldı.londra’daki rainbow tiyatrosu konserleri unutulmaz oldu. bu dönemde marley müziğinde yükselen punk’un etkileri görülecektir.1978 de kaya albümüyle sevenlerine ulaşan marley ,bu albümü”marjuana gücüyle hazırlanmış aşk şarkıları” olarak nitelendiriyor.bu öykünün bir de sonu var…



1978 önemli üç olay içerir bob marley için…nisan’da yeminini bozup jamaika’ya dönmüş ve one love peace concert’ine katılmıştır.çağrı dönemin başbakanı michael manley’den gelmiştir.daha sonra bu kez birleşmiş milletlere davet edilmiş,amerika’nın newyork kentinde barış madalyası almıştır.ve yıl sonunda yaşamında ilk kez afrika’ya gitmiş,inandığı din rastafarianizm’in doğduğu toprakları ,etyopya’yı,kenya’yı ziyaret etmiştir. bu arada grup avrupa ve amerika’da birçok yerde live performans sergiledi. babylon on bus,canlı kayıtlarla hazırlanmış bir albümdü.

grup gabon,avustralya,japonya ve yeni zelanda’ya gitti bu konserler dizisinde…yine politik bir albüm olan “survival”1979 yazında çıktı.bu kez 1980 başında zimbabwe’nin bağımsızlık seremonisinde çalmak üzere yine afrika’dadırlar.grubun mayıs 1980 de çıkardığı “uprisin” albümündeki ”could you be loved” yine uzun süre listelerin zirvesinden inmedi. milan’ da 100000 kişinin izlediği konserleri bu döneme rastlamaktadır.

1980 başındaki avrupa turnesi sonrası marley ve grubu bu kez amerika yolculuğuna çıktı.madison sguare garden ‘da verdikleri iki muhteşem konseden sonra bob,hastaneye kaldırıldı.3 yıl kadar önce bob marley,futbol oynarken tırnağı kopmuş,kopan yerde gitgide ilerleyen bir yara oluşmuştu.daha sonra yapılan tahlillerde bunun kansere dönüşebileceği söylenmişti.bu konu üzerinde durmayan sanatçı ancak miami’de hastaneye yattığında gerçeği öğrenecekti.kanser tüm vücudu sarmıştı.bitip tükenmeyen radyoterapi ve kemoterapilerle 8 ay hastalıkla boğuştu bob…ancak 11 mayıs 1980 de yaşamını yitirdi.ölmeden önceki ay kendisine ülke kültürüne katkılarından dolayı jamaika’nın en büyük ödülü merit verilmişti, almaya ömrü yetmedi…

ölümünden 10 gün sonra devlet töreniyle jamaika’da doğduğu köyde topraga verildi reggae’nin kralı…36 yaşındaydı.the wailers ve çocukları sevilen parçalarını söylediler törende…annesi “coming in from the cold”u seslendirdi göz yaşları içinde …

bob marley’in erkek çocuklarından üçü müzik dünyasında önemli yerlerde… en büyük oğlu ziggy marley’in ilk solo albümü “dragonfly” adını taşıyor.2 numara stephen marley,son olarak babasının sesiyle günümüz hiphop starlarını teknolojinin nimetleriyle birleştiren “chant down babylon” a imza attı.julian marley grubu uprising band ile çıkardığı “a time and a place” ile listelerde.bob marley’in çocuklarından büyük kızı cedella ise moda dünyasında ses getiren kreasyonlara imza atıyor.cedella marley, babasının ünlü yapıtı “catch a fire” adıyla sunduğu koleksiyonlarda modern kentli kadına hitap ediyor.canlı renkler ve uçuk kaçık çizgiler hakim giysilere..

ölümünün üzerinden 25 yıla yakın süre geçti.ama o hala listelerde...”no woman no cry” hala kulaklarımızda..sadece rastafaran’ların değil,müziği seven, barışı seven,özgürlük için mücadeleyi seven herkesin gönlünde…
neverlander neverlander
cia'nın takipleri

bob marley'in bu çıkışları ve seslendirdiği görüşler, amerika gizli haber alma örgütü cia'in dikkatini çekmeye başladı ve bob'un hayatı en ince detaylarına kadar izlenmeye, incelenmeye alındı. bu takip ve incelemeler için cia'in jamaika masa şefi repson w. donald yıllar sonra şu açıklamayı yapacaktı: "bob bir tehlikeydi, çünkü hitap ettiği insanlar ve siyahi sanatçılar adeta onu bir önder gibi görmeye başlamışlardı. bu asi çocuk örnek olmaya başlamıştı." cia'in takipleri, bob hakkında yarattığı porovokasyon, basına verdiği asparagas haberler, bob'un ölümüne kadar sürdü.

bob marley'in şaibeli ölümü

1945'yılında jamaika'nın başkenti kingston'da doğan ve 1981'yılında yine aynı şehirde kendisine ait evde ölü bulunan bob marley'in ölümü hakkında çok şey söylendi. jamaika halkına göre; bob, cia ajanları tarafından öldürüldü. 1981 yılında yayınlanan gazete haberlerine göre ise bob, boğaz kanseriydi ve eceliyle öldü. ne olursa olsun, sonuçta bob marley'in şaibeli ölümü hala tartışılıyor. ama bob marley, küba'dan afrika'ya, avrupa'dan amerika'ya kadar yaşıyor ve yaşatılıyor.
venom venom
uyuşturucu satıcıları ve üreticileri tarafından kendisine hisse ve maddi destek verilmesi gereken biri.
heralde paso joint joint, roll brother diyen ilk müzisyenlerden biridir.
eminsaydut eminsaydut
insan olmanın birinci koşuluyla ayaklarımız üzerine dikildik çok eski zamanların birinde. ellerimizi kullandıkça sahip olduklarımız arttı. ellerimizle yaptıklarımız bizi emek diye bir kavrama götürdü. emeği paylaştık, paylaştıkça kalbimizi kullanmaya başladık. sevdik, sevildik, aldatıldık, aldattık, savaştık, öldürdük ve öldük. aramızdan sevgi! diye haykıranlar çıktığı gibi öldür diye emredenler de çıktı. paylaşmayı savunduktan sonra, "paylaştıkça artan tat" sloganlarıyla bunu menfaatine kullanan bencilliği hediye ettik dünyaya.. yavaş yavaş çöktük kendi ürettiğimiz metaların ağırlığıyla.. maymunluktan kalma içgüdülerimizi bastırdığımızı zannederken, kurduğumuz tüm uygarlığın aslında onları daha rahat tatmin etmek için olduğunu anladık sonra.. ask ve sevgi üzerine olan tüm zırvalıkların birer içgüdü tatmini yolu olduğunu anlayınca emeğimizin bize getirdiği tüm o yürek çarpıntılılarını boğduk..

işte tam da böyle bir çağda bir adam kalkip dedi "get up, stand up".. ayaklarının üzerine dikil insan ol.. "no woman, no cry" ağlama kadın, ağlama.. dünyada senin gözyaşlarına değecek bir şey yok ki...

işte bu adam isa dan da öteye gidip asıl kökenlerimizi, ruhumuzu sorgulattı bize bunları derken ve tüm insalık tarihinin bir daha yazılmasına "önayak oldu".. bu adam bob marley di..
just call me daydreamer just call me daydreamer
vahşi kapitalizmin köleleriyiz hepimiz. acımasız ve öğütücü. ellerinden gelse 7 gün 24 saat çalıştıracaklar bu dişlinin parçalarında. ellerinden gelse belki de geliyordur, etimizden, yünümüzden, sütümüzden faydalanacaklar. ulaşım sistemlerinin işleyişinden ve mantığından, çalışma düzenimize, evlilik adı altındaki belediye onaylı seks burjuva ahlakından, din öğesiyle bize dayatılan korku ve kaygı bazlı kurallar bütününden, eğitim ve öğretim adı altında bizi standardize, rafine endüstriyel ürünler haline getirmeleri hep bu yüzden. durmaksızın işçi karıncalar gibi çalışmalı çalışmalı çalışmalı çalışmalıyız. marley'in yetiştiği coğrafyada belki de bu düzen yeni oturtulmakta olduğundan işleyişin kanıksamış bir ürünü olmadığından başkaldırdı ve sürtme, aylaklık yapma, serseri olma hakkını kullandı.

hiçbirimiz bize ezberletilmiş gelecek temelli kaygılarımız, sorumluluklarımız ve temel ihtiyaçlarımız yüzünden bu bol dişlili makinadan çıkamayız,hiçbirimizin ruhu yok, cesaret edemeyiz sefil korkaklar olarak.

marley koy götüne dedi. koydu ve gitti.
frock frock
yapımcıları arasında eşi rita marley'in de yer aldığı bir filmle hayatı beyaz perdeye aktarılacağı söylenmektedir.

"filmin, bob marley’nin yaşam öyküsünün yanı sıra, rita-bob marley çiftinin nasıl tanıştığını ve yaşadıkları aşkı da beyazperdeye taşıması hedefleniyor...

rita marley, filmde kendisini canlandırması için ailenin ünlü ferdi lauryn hill’i düşünüyor. bob marley’nin dördüncü oğlu olan rohan marley’nin eşi rap şarkıcısı, albüm prodüktörü ve oyuncu hill ile temasa geçen rita marley, sanatçıdan yanıt bekliyor. marley, filmde eşinin gençlik yıllarını da torunu stefan’ın canlandırmasını düşünüyor. "


kaynak: (bkz: güncel kültür sanat haberleri - milliyet sanat en son kültür sanat haberleri ve son dakika güncel kültür sanat haber detayları burada. milliyet )
dd dd
otu çekip şarkısını söyleyen va akabinde dünyayı sallayan büyük usta.
ayrıca kendisi bu sözler normal kafayla yazılamaz zaten dedirtir insana.
edit edit
çoğu erkeğin 'kadın yok ağlamak yok' diye çevirdiği, doğrusunun 'hayır kadın ağlama' olduğu 'no woman no cry' şarkısıyla ün salan muhteşem sanatçı.
2 /