bodrum

2 /
illusion illusion
ruhumu bırakıp döndüğüm büyülü ortam. evet hepsi göz yanılması, hepsi parlak sedefli ilüzyon orada yaşananların, müzik bile havada asılı kalıyo belki çoğu zaman, bakışlarda hep aynı sis perdesi, hiçbiri "gerçek" değil belki..ama aşk gibi, huzursuzluğun sarhoşluğu gibi, masal mavisi gibi bir yer, hiçbir zaman gidildiği gibi dönülmemiş olan, her daim bulutların üzerinden göz kırparak kendini hatırlatan..
anosias anosias
genel kanının aksine adı bodrum bodrum değil bodrum olan mfö şarkısı. o kadar eski zamanlardan kalmadır ki artık bodrumdan sadece duygu, deniz ve uyku istenmez.

nasıl anlatsam nerden başlasam
bodrum bodrum bodrum bodrum
duygu biraz duygu
bütün isteğim buydu
biraz deniz biraz uyku
bütün isteğim buydu
bodrum bodrum

nasıl anlatsam nerden başlasam
kaç kişiydik o zaman
bak kaç kişi kaldı şimdi
bodrum bodrum

bir zamanlar aşık olmuştum
ama şimdi ismi neydi unuttum
bodrum bodrum bodrum bodrum
duygu biraz duygu
bütün isteğim buydu
biraz deniz biraz uyku
bütün isteğim buydu
bodrum bodrum bodrum bodrum
smooth smooth
seferad ın da bir şarkısı vardır bu güzide mekan hakkında..
sözleri de söyledir:
koca kış devrildi yaz geldi sonunda,
uzansa her gece yine sabahlara
şimdi tam zamanı topla eşyaları
güneş bizi bekler yine bodrumda

bu yaz bodrumda yine kumsalda yine barlarda yine seninim

sularla oynasak senle koylarında
güneşin izleri çıksa burnumuza
yine kumlar buşalsa her tarafımıza
merhaba bodruma senin kollarında

bu yaz bodrumda yine kumsalda yine barlarda yine seninim...

yavaş yavaş kulaklarda çınlamaya başladı bile...
toumai toumai
mfö'nün şarkısını dinledikçe içimdeki yaşlı adam ortaya çıkıyor.her şeyi bırakıp deniz kıyısa yerleşmek,ayaklarımı uzatmak ve her şeyden uzaklaşmak istiyorum.bunalım anlarda dinlememek lazım sanırım.kaç kişiydik o zaman kaç kişi kaldık şimdi;sizi götürüyor lise çağınıza.uyumak lazım ama
ksanikse ksanikse
her nefes alışınızda denizkızlarının üzerinize yapıştığı,sevginin,gücün,özgürlüğün ve mütevazi sohbetlerin hiç eksik olmadığı deniz...bodrum...
"hiç bitmesin" dedirtecek,belki de en alışılabilir esaret,ege.dünyaya ilk feryadımı attığım,çocukluğumun coşkulu yollarını kendisiyle eskittiğim,ilk kalp çarpıntımı alaca pullu balıklarına anlattığım ve bir gün uçup gitmek zorunda kaldığım evim,bodrum...
şişede balık olsam,çok şey görmüş tahta masalarda rakı naralarımı savursam,sıcacık sohbetlerinde kaybolsam yıldız yıldız ...
r u spanish r u spanish
tüm yaz süren uluslararası hatun götürme festivaline ev sahipliği yapan belde olması en beter tarafı ama...

sağlam bi tayfayla berabersen eğer;
gündüzleri koy koy gezerek ya da paşa gönül dinlenmek isterse uyuyarak,
akşam üstü karadeniz yunuslardan bi şeyler yiyip bünyeyi mutlu kılarak,
her gece körfez ve adamik arasında mekik dokuyup ardından cafe del marda uyuklamak kaydıyla güzel bi tatil ya da yaz geçirmiş olur kişi.

yani, beklentilere bakar mevzu. arayan her türlüsünü bulur.
2 /