bollywood

1 /
dünyanın en iyi yazarı dünyanın en iyi yazarı
hindistan’da çekilen filmler melodram ağırlıklıdır.hindistan gerçekliğinden kopuk bir fanteziler dünyası yaratılmıştır.herşey kalıplar içinde ele alınır: insanlar,duygular hep kalıplaştırılmıştır.karakterler tek tipdir. dünya iyiler ve kötüler olarak ikiye ayrılmıştır. iyiler çok iyi kötüler çok kötüdür.oyuncularda abartılı jest ve mimikler hakimdir. çoğu hint filmi,tanınmış bir şarkıcının söylediği 6-7 şarkı içerir.genellikle playback olarak ve aynı şarkıcılar tarafından okunur. müzik eşliğinde tek bir dansçı ya da bir topluluk dans eder.toplumsal yaşamın çeşitli etkinliklerinde ve hint tiyatrosunda da müzik önemli bir yere sahiptir.konu genellikle aşk hikayesidir.ama bu aşk hikayeleri öpüşme sahneleri barındırmaz.hindistan'da bir erkek bir kızı severse,insanların gözü önünde öpüşmeye çekinir.bu durum sinemaya da yansımıştır.

hint sinemasında tiyatro da olduğu gibi konuşmalar büyük önem taşır.filmlerde görsel bir anlatımdan çok sözel bir anlatım vardır.ünlü bir erkek ve kadın oyuncunun yer aldığı,konuları birbirine benzeyen bu şarkılı ve danslı filmler,kültür düzeyi çok düşük olan bu ülkede,popüler kültürün en önemli ürünüdür.günlük sinema seyircisi 12 milyonu bulmaktadır.hint sineması,hollywood gibi yıldız sistemine dayanır.ama erkeğin egemen olduğu bir sistem söz konusudur.kadın oyuncu ne kadar ünlü olursa olsun işlevi erkek oyuncuya eşlik etmektir.erkek oyuncular öylesine önemsenir ki,içlerinden bazıları politikaya atılmış,önemli görevler üstlenmiştir.batının hint sinemasını tanımasında en büyük etken ise satyajit ray’in pather panchali filmidir.
chat noir chat blanc chat noir chat blanc
bombay temelli hint sinemasına verilen ad olduğu için bombay ve hollywood isimlerinin türemesinden oluşuyormuş.

bollywood abartılı dans gösterileri, şarkıları, kavuşamayan âşıkları, "tanrı" olarak kabul edilen yıldızları ve dünya genelinde ulaştığı yaklaşık 3,6 milyar izleyicisiyle, hollywood'a meydan okuyabilen tek ulusal sinema endüstrisi imiş.
meyzen meyzen
hindistan'ın hollywood'udur. nasıl amerikan sineması "hollywood işte" denip geçilemeyecekse aynısı hindistan sineması için de geçerlidir. bunun bağımsızı vardır, kollywood'u (tamil sineması) vardır, pollywood/punjwood'u (pencap sineması) vardır, vs.
meyzen meyzen
entrikalarla dolu bir sektördür efendim bu bollywood sineması. (sektör diyorum çünkü apayrı bir dünya orası.) oyunculuk, yönetmenlik filan babadan oğula geçen bir şey neredeyse. herkes birbirinin akrabası, eşi, dostu ve sairesidir. acayip de hiyerarşiktir ayrıca. tercih edilen kişileri bırakın, çiftler var. mesela kajol ve shahrukh khan ikilisi tek geçilir, efsanedir. pek çok filmde de beraber oynamışlardır. 90'larda filan bir khan üçlüsü vardır ki -sharhrukh khan, aamir khan, salman khan- daha sonra salman (bence) sönüp gitmiştir. aamir daha büyük prodüksiyonlara soyunmuş üç dört yılda bir film yapar olmuştur. shahrukh ise tam gaz her sene beş filmde oynamaya devam etmektedir, daha göz önündedir.
aynı şey müzikler için de geçerlidir neredeyse. an itibarıyla en önemli besteler allah rakka rahman'ınkilerdir. adam hangi filme el atsa müzikler güzel oluyor sanırım. şarkıları seslendirenler de uzun süre udit narayan, sonu nigam ve alka yagnik üçlüsünün tekelinde bulunmuştur.
tabii bu yazdıklarım daha çok 90'lar ve 2000 başları için geçerli. şimdi değişiyor yavaş yavaş..
fotti fotti
eğlenceli bir kültürdür. hindistanlı kardeşlerimiz dans'a da büyük önem verdiklerinden dolayı, her bollywood filminin içinde (alakalı-alakasız) dans sahnesi bulmanız mümkündür. hatta filmlerde kullanılan dans kültürü öyle bir yere gelmiş ki, hindistanın geleneksel dansı olan 'odissi' dışında 'bollywood dansı' diye bir dans türü doğmuştur.
ginkgo biloba ginkgo biloba
eski türk filmlerine benzer biraz. işte onun müzikli danslı, kavruk tenli insanların rol aldığı, biraz süresi uzun versiyonu desek çok da yanlış olmaz bana göre.
eğlencelidir, 2 saati geçen çoğu hollywood tarzı filmden sıkılan ben 3 saatlik filmleri gayet keyif alarak izleyebiliyorum. öyle çok 'aman bir sonraki sahnede ne olacak acaba' dedirtn filmler değil, sakin huzurlu.
bu arada hint kültüründe aile kavramının bu kadar güçlü olduğunu bilmezdim yani türk aile yapısından da çok farklı değil. velhasıl kelam sevdim ben bu bollywood'u.
son zamanlardaki favori filmim ; (bkz: 3 idiots).
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
"ve birden aşk oldu" diye çevrilebilecek. "kucu kucu hillayeee" li bi film var mesela burdan çıkmaca. herifler elleriyle sevdikleri kadını, kadının sevdikleri adama veriyollar. hem de düğün gecesinde. al sana gerçek aşk!!!1111birkibes
tüm düğün davetlileri şokta tabi. ben o düğünde olsam "noogluyo aminagoyim, gitti bizim çeyrek" derim. derim, beni kimse tutamaz.


edit: ay utanmaz herif, eliyle verdigi gibi, dugunde bi de mutlu mutlu dans ediyoooo.
benkendimveben benkendimveben
1910 larda ortaya çıkan bir sinemadır. iki büyük merkez vardır : bambay ve kalküta . iki merkez iki dill. hatta kalküta da 3 -4 farklı dilde çekilen filmler ..

kurulduğu dönemlerde fazlasıyla edebiyat ürünlerine destanlara yönelmiş onlardan bir çok kereler uyarlamalar olmuştur. klasik olarak iyilerin kazandığı temelde bir felsefik öğretinin olduğu filmler. en bariz özelliği ise filmin gelişme bölümündeki o çalgılı çengili müzikli , danslı sahneler. işte hint sinemasının temel sacayakları bunlar. ama gelin görün ki fazlasıyla ulusal bir sinemadır. zaten dertleri kendi seyircisini sinemaya çekmektir uluslararası olma derdi olmamasının sebebi de pazarın zaten bir avrupa nüfusu kadar olması!!!


bir kişi vardır ki onun hint sinemasındaki yeri apayrıdır işte o da : (bkz: satyajit ray)

işte bu ustadan sonra biri daha çıktı : (bkz: mira nair)

bir aralık şunu demiştim ve pek beğenilmemişti : (bkz: #9392074)

ama tipik hindistan filmi olduğunu gözardı edip filme o gözle bakarsam olacağı o zaten.
12345678910 12345678910
bol bol ağlatan hint sinemasıdır.ayrıca kültür bakımından türk kültüre benzer yönleri olduğu içinde severek izliyorum.sıkılmıyorum.ansızın giren müzikler ,sağdan soldan zıplayan insanlar neşe veriyor bana.
1 /