bryan cranston

1 /
sir da ros floyd sir da ros floyd
seinfeldda bir kaç bölüm***** gözükmesine rağmen dr tim whatley olarak hatırda kalır bir oyunculuk sergiledi.(bunu seven soup man'i de seviyor) bu karakterin en önemli özelliği sadece yahudi esprileri yapabilmek için yahudi olmasıydı. malcolm in the middleda baba rolü ile gönlümüzde taht kurdu. hayal perestliği sevimliliği ile başroldeydi. how i met your mother da penise benzeyen bir gökdelen yapmaya çalıştı. breaking bad'i daha izlemeyesem de bu dizi sayesinde drama dalında en iyi aktör ödülünü aldı.* (hakkını verdiğine eminim)
seni seviyoruz bryan cranston.
komik gibi değil gibi komik gibi değil gibi
dünya'da şu ana kadar izlediğim en süper oyuncu. değişik bir havası var. eskiden de fanıydım ama breaking bad ile kendini de aştı. mimikler, hareketler yaşıyor sanki sahneyi dayı. üstüste aldığı 2 emmy ile taçlandırdı mükemmel performansı. dizi devam ederse emmy de devam eder.
colonel colonel
dehşet bir oyuncu. breaking bad in gizli psikopat kimyager uyuşturucu üreticisi. bir adam bu kadar mı sağlam oyuncu olur kardeşim.

(bkz: oha)
azazel azazel
breaking bad'deki hayvani performansının yanı sıra fallen adlı 3 bölümlük mini dizide lucifer'ı oynamaktadır. eh nasıl oynadığını söylemeye gerek yok sanırım. yalnız, fallen'da lucifer olarak azazel'a yamuk yaptığı için kendisini breaking bad'de bile affedemedim lasdkfasl.
ray rand roark ray rand roark
- breaking bad spoileri olabilir-

breaking bad 'in walter white 'ı ya da heisenberg 'i. breaking bad ile birlikte nasıl kocaman bir oyuncu olduğuna şahitlik ettiğimiz çok büyük oyuncu. diziyi neredeyse tek başına aldı götürdü 3 sezondan beri. tabii ki diğer oyunculara haksızlık etmek istemem örneğin bir dean norris'e ama bryan cranston çok acayip şeyler yapıyor genel toplamda.

aslında bir komedi oyuncusu. malcolm in the middle 'daki saf ve temiz baba rolü ile hatırlayacaktır herkes onu. diğer amerikan yapımı komedilere de bir iki bölüm misafirlik etmişliği vardır ama kalesi yıkılmaz kalesi breaking bad oldu bu adamın.

bir kimya öğretmeni olarak karşımıza çıktı. bir tane engelli ama zeki çocuğa ve bir tane kadına sahip, ailesini daha içi geçindirmek için fazla mesai yaparak araba yıkayan bir lise öğretmeni olarak karşımıza çıktı. dünyayla gayet uyumlu, kural ve nizam bilen dürüst bir beyaz amerikandı o ilk başlarda.

ama bu orospu dünyada o da bakire kalamadı ve crystal meth işine girdi kanser olduğunu öğrendikten sonra. sırf ailesine daha iyi bir yaşam verebilmek için. ve bir dönüşüm izledik ondan sonra. heisenberg adını alan ve bir bad ass 'e dönüşen adamı izliyoruz 3 sezondur.

akıcı ingilizcesiyle, sakar, telaşlı halleriyle, jest ve mimikleriyle on numara bir portre çizdi dizide. iki seneden beri de emmy ödüllerinde en iyi aktör ödülünü kimseye kaptırmadı. alnının akıyla aldı.

öyle bölümlerde öyle oyunculuk dersleri verdi ki bu adam şapka etkilenmemek imkansız. 1. sezonda kendi hakkına tecavüz eden adamın arabasını yaktığı sahne örneğin, yılların sünepeliğini üstünden atttığına dair bir yürüyüşü ve bakışı vardı ki ...

tuco denen uyuşturucu baronunun mekanına gidip orayı patlattığı ve racon kestiği sahneden unutulmazdı. elinden o kimyasalı atışı, parasını ve hakkını istediği o an...

yine 1.sezonda yeni yeni meth yapmaya başladığı anda jesse ile birlikte karavanı kontrol edemeyip çuvalladıkları an, başlı başına bir trajediydi suratındaki cranston'ın...

iki tane meth üreticisine mall çıkışı verdiği '' my authority'' ayarı da feciydi...

doktorun ona kansersin dediği anda; '' kanserim, tedavi edilemez '' repliğinde suratında oluşan çaresizlik ve ölüm çağrısı

araba yıkarken gelip patrounun onu azarlamasından sonra, ellerini taşşaklarına götürerek bağırdığı sahne...

ya da 3. sezonda kahpe karısı skyler'a dediği ''i'm manufacturer , not a dealer''' nasıl unutulur.

ani patlamalarla dolu bir karakteri mükemmel yaratmıştır kendisi. en son izlediğim 3 sezon 12 bölümde ise , adamları arabayla ezdikten sonra, jesse için yerde yatan dealer'ın kafasına sıkıp jesse'ye '' ruunn'' dediği an olayı bitirmiştir.

kısacası bir fenomen yaratmıştır bryan cranston breaking bad ile birlikte. büyümüş büyümüş kocaman olmuştur. takdir edilesi.
bir fincan kahve ile film izlemek bir fincan kahve ile film izlemek
mimikleriyle vs. her şeyiyle büyük oyuncu.
hele ki 3.sezon 5.bölümde küçük kızına öyle bir şefkatle bakışı vardır ki o mimikleri insanı hüzünlediriyor.yok böyle bir şey dedirtiyor.
dedim ya büyük oyuncu işte.
simetrik yara simetrik yara
bu adam absürt olayları seviyor kesinlikle. malcolm in the middle'da doğal olarak bu absürtlüğü görüyoruz ama breaking bad gibi ciddi bir dizide beklemiyordum. adam uyuşturucu işine giriyor, görüşmeye gittiğinde komik bir şapka ve gözlük takıyor. askjdas.
zgn zgn
breaking bad'taki walter white rolünün üstesinden o kadar iyi geliyor ki, o rol için başkasını düşünemez oluyorsunuz. sanki bryan cranston olmasaydı breaking bad diye bir dizi olmayacaktı. bi de sanki bu dizi sayesinde adam oldu?
1 /