bu halk kadar kişiliksiz bir halk görmedim

1 /
rhgy rhgy
mhp izmir milletvekili adayı ozgur cakmak tarafından dün yapılan açıklamadır:
"bu halka her şey layık. bu halk ihanete göz yummuştur, bu halkla yola çıkılmaz. ortaya çıkan bu tablodan utanç duyuyorum. halkımız maalesef küçük paralara satıldı. şehidine ihanet eden bir halkla karşı karşıyayız. bu tablonun tek sorumlusu halk. halkımız bu kadar çıkarcı olmamalıydı. ben bütün dünyayı neredeyse dolaştım ama bu halk kadar kişiliksiz bir halk görmedim."

radikal
me vale madre me vale madre
bu halkı tercihlerine, düşüncelerine saygı gösterilmesi gereken bireyler topluluğu değil de güdülmesi gereken koyun sürüsü gibi gören bir anlayışın hiç değilse dürüst beyanatıdır.

gizlisinden korkacaksın.
dengesek dengesek
bunlar türk halkını ezdiği için bu oyları aldılar. türk halkını hep satılmış gördükleri için. medya organlarının gazıyla beraber halkı yorumladılar. kaç tanesi halkın içinde yaşıyor. kaç tanesi bir cafe oturup bir çay içti veya kaç tanesi bir fındık kopardı dalından. eğer gerçektende kişiliksiz bir halk görmediyse abd'nin ırak'a girişini izlememiş sayın vekil adayı! hala 90 öncesi siyaset düşüncesiyle bir yerlere varabileceğini düşünenen zihniyete bir tokattır bu. halkı kandıramadık demiyorlar açıkça da halk salak geri zekalı oluyor. terörü bitereceğim diyen kişilerin neden terörün merkezi sayılan doğuda mitingleri olmadı şaşıyorum işin açıkçası. halk oyunlarınızı yemedi diye haklı suçlamayın. iyi oynayamadığınız için kendinizi suçlayın sayın vekil adayı!

edit: bu seçimden sonraki ak parti karşıtlarına ilk ve son lafımdı. yine seri eksi oy veren ibne dadanmış herhalde. yoksa biz bu kadar da kör olamayız. bunu söylemek çok erken ama bu söylemleri halka söyleyen insan üzgünüm bir daha ki seçimde hiç oy alamayacak.
options options
ilköğretimden başlayıp lise yıllarına kadar, bir klasikti okul önünde sabah ictima yapar gibi toplanmak. okul müdürlerinin klişesiydi, ben hepinizi buradan görüyorum cümlesi.
şimdi hep bir kaç basamak yukarda olduğunu düşünen, halka hep tepeden bakıp herkesi gördüğünü sanan zihniyetin, yanıldığını anlaması sonucu beyan ettiği cümle.
seçimlerden önce akıllı olan bu halk 22 temmuz günü kişiliksizleşmiş, aptallaşmıştır.
yalnız unutmayın altı üstü bir sorun olmaz ise 2012 yılında yine o kişiliksiz(!), aptal(!) cahil(!) ülkesini satan(!) halkın önüne çıkacaksınız, yine oy diye yırtacaksınız o kişilikli bedeninizi. bir kaç gün önce söylediğikleriniz ile şimdikileri arasındaki farkı normal karşılıyorum, ama bu iki yüzlülük o zaman sizin yüzünüze vurulur. şu an iktidar olanlar oraya kazık çakmayacaklar, tekrar bir seçim olacak ve bari adam gibi konuşunda ilerde oy istemeye yüzünüz olsun. gerçi sizin bu aptal ve kişiliksiz halka ihtiyacınız yoktur.
luto luto
bu sözü sarfetmek hata, gaf zincirlerine bir halka daha eklemektir. artık halka laf sokulmasının bırakılarak, aklı başında söylemlerle halkın hassas olduğu konulara anlayışla yaklaşılıp, doğru düzgün bir muhalefet yapmak dururken, ders çıkarıp bunu sonraki döneme yansıtmak varken; dakika bir gaf bir...
olmadı; yine olmadı.
en kısa sürede kişilerin sözlerine dikkat etmesi, hareket liderlerinin önderi olduğu topluluğa, kişilere hakim olması, bu tür hataların bir daha tekrarlanmasını önlemesi lazımdır.

(bkz: kime diyorum ben)
promemati promemati
şimdiye kadar bu elistist yaklaşımı genelde chp tabanında görürdüm. fakat seçim kayıpları, acılar insanları değiştirebiliyormuş. bide şu var ki mhpnin tabanı da halktan çok kopuk bir kitle değil hatta lümpen diyebileceğimiz insanlar çokça bulunmakta o zaman mhpli adayın neden böyle bir açılama yaptığını anlamak mümkün değil. önce sen kendine bak demezler mi insana bu açıklamalardan sonra.
dream with the fishes dream with the fishes
o kadar tepki ve ayaklanma sonucu dahası ordu'da bile protesto edilip küfürler edilen bir iktidarın %55 oy alması dönekliği yaşanmışken bence yerinde bir tespittir..söylediklerine katılmakla beraber yine de bir siyasetçinin ağzına yakışmıycak bir üslup..
kayser sozer kayser sozer
bütün dünyayı olmasa bile kuzey afrika ile asya ve batı avrupa’nun kuzeyiyle beraber normandiya açıklarını paralel bi kriko içine alan hemen hemen her ülkede bulunmuş biri olarak, hamaset ya da öfke edebiyatının yerine sağduyulu, bilimsel ve amprik olarak ele alacağım bi söz öbeği.

çeşitli uygarlıklar boyunca insanlık tarihi bambaşka halk ritüelleri-gelenek görenek ve alışkanlıkları yaşamış, ta cilalı taş devrinden beri coğrafya, tomografi, demografi ve jeopolitik gibi bir çok bilim dalı bu canlıların hayata bakış açısına yön vererek farklı ideolojilerin doğmasını sağlamıştır.

“halk mı? ooo. ahhh. ıhhhh. bana halk demeyin. boş konuşmayın. eğer atina’da kar yağdığında panathianokos ya da bilemedin aek da üşeyen biri varsa, bulun bana onu getirin. heyy… iki şey sonsuzdur. evren ve halkın ahmaklığı. üçüncüsünden o kadar emin değilim ama." helenistik dönemin en ünlü ve gizemli rockford uzmanı vantriloklarından marcus anthonos defli’nin kendisini ziyarete gelen halaskarzi meclisi üyelerine sarf ettiği sayıklamalar. bazı sözleri hala esrarını koruyor defli’nin.

ben şahsen bir çok ülke gezdiğimden halkları hakkında az çok bilgiye sahibim. mesela germiyangillerin devamı olarak bilinen yeni delhi ve kandahar halkının bi bölümü son derece kinci. yapılan hiç bi şeyi unutmaz. ne iyi ne de kötü ama he. yani sizi sevmişlerse, ona bi yardımınız dokunmuşsa, elinden gelen her türlü güzelliği yapar. haysiyetsiz olanları da var tabi. ama tüm kandahar halkına mal etmemek gerekir bi kaç sinoistçe hareketi.

sonra surinam halkı fazlasıyla içten pazarlıklı. sinsi bi havaları var yani. böyle yüzünüze güler, konuşur, fıkra filan anlatır ama, anlarsınız, nasıl desem rahatsız edici bi şeyler var onlarda, böyle açık açık ispatlanamayacak. fas halkı içine kapanıktır. oysa hemen sınır devlet tunusun halkı gayet large olmakla beraber, evde begonya besleyen alt kat komşusuna bile agresifik yaparak gemileri bi anda yakar. asilik ruhlarına işlemiş.

“andaman denizi kıyısından takua pa’ya kadar ne kadar halk varsa hepsi göt oğlanı.” böylesine acımasızca bi ifadeyi kullanan insan bangkok-ra-nong uçağında tanıştığım bi liberyalı, grange’ın en zorlama romanı taş meclisi okuyordu. neyse konu dağılmasın. her şey güzel hoş sohbet devam ederken bi anda alakasız şeyler söyleyip siktirip gider paraguaylılar, insanı öylece piç gibi bırakırlar, ne verilmek istenen mesaj ne bağlama ne bütünlük hiç bi halt yoktur yaptıkları işte, onlar da öyle sonuçta.
yilan tislak yilan tislak
halk kişilksiz değildir; çoğunluğu cahildir ve açtır. halkın da bu konuda bir suçu yoktur geniş açıdan bakmak onlara öğretilmemiştir. şimdi bu sözü söyleyen şahsiyetin mensup olduğu parti tek başına iktidara gelse, eğitim yönünde çok önemli adımlar mı atacaktı? varsa yoksa şehit lafı duyduk, yağlı urgan gördük ellerinde. o da çok başarısız bir manevraydı; halk o kadar da bunak değil apo'nun yakalanmasından sonra %16'lara çıkardığı oyu bir sonraki seçimde neden %8'e inidirdiğini hatırlıyor en azından. kısaca onlar da koltuğunu kaybetmemek için halkı eğitmek yerine uyutmak yoluna gidecekti.

bizim halkımız atamızın söylediği gibi zekidir, "türk aklı" denen birşey vardır ki dalavereye filan süper çalışır; tescillidir. ama çalışkan değildir. "bana ne sadaka veriyorsun, iş bul da çalışayım" diye düşünmez. ekip biçmesi mahsulünden daha pahalıya geliyor diye tarlasını satıp kimin yüzünden şehre göçtüğünü unutur, yardım edenin elini ayağını öper hale gelir. işte kaygılandıran şey, bu durumun ileride çok daha feci sonuçlara yol açabilecek tehlikede olmasıdır. korkarım ki birkaç yardım paketi alsalar, "amerikan askerlerini alkışlarla güllerle karşılayan ırak halkı" tablosunu bizim halk da çizecektir.

düzeltme: yeni yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre %85 oran ile yine en güvenilir kurum olarak ordu seçilmiş. bir yandan da akp'deki oy artışının e-muhtıra'ya bir tepki göstergesi olduğu iddia ediliyor. ayrıca bizim halk 1982 anayasası'nı %92 oyla kabul ederek darbeye güvenoyu vermiş; 1983 yılında da kenan evren'in hakkında "asla oy vermeyin" dediği turgut özal'ı tek başına iktidar yapmış bir halktır. söyleyenin ağzına yakışmadığı bir gerçek ama tarih biraz deşildiğinde hafif bir "dengesizlik" seziliyor. ama eğer bunun da mantıklı bir açıklaması varsa, saygı duyarım...
lumiere lumiere
seçim sonuçları üzerine artık ne chp'nin (baykal'ı kimse bahane etmesin doğru kişi yada yanlış kişi olması savunulan değerlerin kazanması için bir bahane değildi) ne de mhp'nin (ki mhp'nin bir başarısı sözkonusudur 2002 seçimlerine göre oy oranını ikiye katlamıştır) söz söylemeye hakkı yoktur. beğenmesek de akp'nin bu başarısını kabullenmek zorundayız.
bir avuntu olacak belki ama en azından tek başına bir muhalefet değil, bu sefer daha kuvvetli bir muhalefet var mecliste. üç parti gibi görünse de anap(mesut yılmaz), dtp(bağımsızlar), dyp(kamer genç), ödp(ufuk uras), dsp, bbp(muhsin yazıcıoğlu). toplam 9 parti var şu anda mecliste.
zamanla göreceğiz, yaşananlardan ders alınıp alınmadığını.
1 /