burası türkiye

1 /
okang okang
bu kadar mantıksız ve dengesiz olayların her daim cereyan ettiği ülkemde halkın kendini avutma cümlesi haline gelmiş harfler topluluğu...
çekirdekailem çekirdekailem
burası türkiye; hiç ummadığımız anda bir devrimci deha çıkıverir, örgütleyiveririr bireysel takılan ama bilinçlenmiş beyinleri, birleştiriverir paramparça edilmiş yürekleri, sarsılan değerleri düzgünce koyuverir halkımızın önüne!
bir de bakmışız cehaletin, şiddetin, kan ve gözyaşının esamesi kalmamış! tam bağımsız türkiyede, emperyalistlerden kurtulmuş, insanca bir yaşamın ortasındayız. özgürüz, eşitiz, kardeşiz...burası türkiye!
dcpromo dcpromo
-derleme-

film gibi ülke:


1- işkenceye savunma: kontrollü güç

işkence sonucu ölen engin çeber'i gözaltına alan istinye karakolu'nda görevli 19 polis ifade verdi: kendilerine karşı, orantılı ve kademeli güç kullandık.

2- yalanlamadı ama sert çıktı

aktütün saldırısıyla ilgili iddialar konusunda açıklama yapan org. başbuğ "bölücü terör örgütünün eylemlerini başarılı gibi gösterenler akan ve akacak olan her damla kanın sorumluluğuna ortak olurlar. herkesi doğru yerde bulunmaya davet ediyorum" dedi. saldırıyla ilgili haberlere yayın yasağı kondu.

3- her adımı izlendi

öcalan'ın koruması ve sevgilisi olduğu belirtilen canlı bomba gönül erdoğan'ın her adımı mobese ve güvenlik kameralarınca izlendi. goethe üniversitesi'nden terk erdoğan, "yakalanacağımı anlasaydım kendimi imha ederdim" dedi.

4- dokuz yaşında tecavüz kurbanı

kahramanmaraş'ta 'bakire çıkmadı' diye baba evine gönderilince intihar eden 15 yaşındaki gelin fatma korkmaz'ın 9 yaşında komşu oğlunun tecavüzüne uğradığı ortaya çıktı.

5- uçak korsanı sarhoş oldu

thy'nin st. petersburg uçağını "üzerimde bomba var" diye kaçırmaya kalkan rus korsan rashidov'a hostesler sürekli içki servisi yaptı. aldığı alkolle sızan korsan, havalimanında rus polisine teslim edildi.

6- ölüm ve yaşam

79 yaşındaki mehmet karacanlar, yıllardır merter’deki bir pasajın önünde mendil satarak hayatını kazanıyordu. dün, üzerine devrilen çürük beton çiçekliğin altında can verdi.

7- belediyenin hizmeti ve ilk müdahele

belediye 'kanalizasyon çalışması var' diye kapattığı kaldırımın kenarına tahta merdiven koyup halkı yürümesi için caddeye inidiriyor... sonunda korkulan oluyor ve kaldırım yerine caddede yürümeye mecbur edilen 79 yaşındaki yakup öztürk'e kamyon çarpıyor... olay yerine gelen ambulans arızalanıyor... yakup dede 'türk usulü' bir ölümle hayata veda ediyor..
adnan adnan
iş bu giri aöf sınavının gerçekleştiği şu günlerde, iki otobüsle ulaşabileceğim bir okulda sınava girmem üzerine hesaplar yapılmış ve yazılmıştır.. sayısal değerler tamamen gerçektir..

açık öğretim fakültesi yılda 500 tl harç parası alıyor ikinci üniversite okuyanlardan, ama bu paraların nereye gittiğini hiç bir zaman öğrenemediğim, aynı zamanda bir üniversite kampüsünde yurtta kalıyor olmama rağmen cehennemin dibinde sınava girdim.. anlaşılan bu arkadaşlar sadece seçtiğimiz aöf bürosuna göre bizleri bir yerlere atıyorlar.. o kadar saçma ki aklım almıyor.. ikinci üniversite okumayanlardan ise 365 tl alıyorlar.. eğitim videoları desen çok eski, bilgi teknolojileri dersinin kitabında halen windows 2000 lafları geçiyor.. güncellikten bu kadar uzak bi kurum.. para verip yeni kitap yazdıramıyor sanırım.. ve tam 1 507 047 öğrencisi var.. herkesin 365 lira ödediğini düşünsek 550 milyar yapıyor ve eski paradan bahsetmiyorum.. bugünün parasıyla 550 milyar tl.. nereye gidiyor bu para?? benim onlara masrafım = sınav kitapçığın basımından sırama gelene kadar olan maliyeti + optik formunun merkeze gidip okunması + sınav giriş kağıdımın adresime gelmesi + sınav salonundaki gözetmen masrafı.. benim gözümde bunların tamamı vize final ve büt için en yüksek ihtimalle 30 lira eder.. peki geriye kalan para nerde?? bilmiyorum..

tek isteğim şu; bi dünya para topluyorsunuz ve beni etrafımdaki okullar yerine 2 otobüsle gidebileceğim yerlere yolluyorsunuz.. sebebi ortada, sizin sınav merkezi atıyan sevgili programınız benim yazdığım adrese hiç bakmıyor.. sadece seçtiğim aöf bürosuna bakıyor.. parası neyse verin adam gibi bir program yazsınlar adresimi mahelleme sokakağıma kadar incelesin ve herkes için evine en yakın en uygun okulu atasın sınav merkezi olarak.. imkansızdan bahsetmiyorum burda, mantıklı olanı, olması gerekeni söylüyorum.. ama yapmazsınız bunu işinize gelmez.. neden mi işte anlatıyorum:

72 milyon nüfuslu ülkenin 12 milyonu istanbul da yaşıyor.. bu da nüfusun yüzde 16sı demek.. açık öğretim öğrencilerinin ülke çapında homojen dağıldını düşünürsek 240 bin açık öğretim fakültesi öğrencisi var istanbulda.. sınava girdiğim okul 22 derslikli, her sınıfta 20 kişiden ortalama 450 kişi kapasiteli bir okulken bahçesinde yaklaşık 50 araba olduğunu düşünürsek sınava gelenlerin yüzde 90ı toplu taşımayı tercih etmiş.. bu 240 bin öğrencinin hiç birinin alttan dersi olmadığını ve sadece 2 oturumda sınava girdiklerini kabul edelim fakat imkansız bişeyden bahsettiğimizi unutmayalım sadece iyimser olmaya çalışıyorum.. 215 bin kişi toplu taşıma kullanıyor.. gidiş dönüş, bugün ve yarın olmak üzere tek vasıta ile 4 kez akbil basıyor.. kişi başı bedeli, 3.4 tl. bunu 215 bin kişi yaparsa 731 bin tl ibb nin cebine gidiyor bir hafta sonunda.. hiç yokken durduk yerde, sırf bu öğrenciler sınava gidecek diye.. ama eğer yürüyüş mesafesindaki okullarda sınava girseydi öğrenciler böyle bir para olmayacaktı.. tek satır fizibilite çalışması yapılmadan alınan ama kullanılamayan metrobüslerin bedelini istanbulun aöf li öğrencileri bu şekilde ödüyor.. aynı şekilde tunceli de dağıtılan beyaz eşyanın parası ordaki aöf li öğrencilerin cebinden böyle çıkıyor.. ama acı gerçekler bu kadar değil daha neler mi var..

kendi okulumda sınava girenlerin oluşturduğu yüzde 10 luk özel araçlarıyla gelen kesimi tüm türkiyeye yayarsak 150 bin insan kendi arabasıyla gidiyor bu sınava.. istanbul için çok komik olmasına rağmen türkiye geneli için her arabanın sadece 5 km mesafadeki okula gittiğini düşünelim.. iki gün, gidiş-dönüş toplamda 20 km yol katedecek.. 150 bin araba toplama 3 milyon km yol katediyor. dünyanın ekvatordaki çevresi 40.075 km bu da demek oluyor ki bu iki günde dünyanın çevresini yaklaşık 75 kez dolanıyoruz sırf aöf sınavına girmek için.. başka bir açıdan bakalım ve 1 litre benzinle bir arabanın iyimserliğimizin doruklarında 20 km gittiğini düşünelim.. bu da demek oluyor ki 150.000 litre benzin harcıyoruz.. petrol için daha anlamlı bir hale getirirsek bunu neredeyse 1000 varil petrol demek bu.. borç batağındayız dışardan alıyoruz petrolü ve sırf sınav merkezlerimiz yürüyüş mesafesinde değil diye sınava arabalarıyla gitmeyi tercih eden yüzde 10luk kesim 1000 varil petrol harcıyor.. bu 1000 varilin satışından tabi ki bol bol vergi alınıyor.. bunlarda bize yol su köprü değilde gemi(cik) olarak geri dönüyor.. bütün bunların yanında en acısı havaya bıraktığımız egzoz dumanlarıyla ısrarla küresel ısınmaya devam ediyoruz.. ve tüm bunlar sadece 2 günde aöf sınav merkezlerini adresimize göre mantıklı bir yere vermediği için oluyor..

son olarak: sen türkiye sin büyük düşün(!)
elpinoras elpinoras
"değişen polis salahiyet kanunuyla birlikte son 2 yılda polis tarafından öldürülen kişi sayısının 53 olduğu ülke" kalıbının ardından ironik yapıyı oturtması bağlamında verilen cevap ya da tasdiklemedir.

- burası türkiye...
parasetamol parasetamol
polisin bile sokakta eli sopalı çocuklar için "çakamadınız mı ağzına bir tane" dediği bir ülke, burası türkiye.
tacize uğrayan bir kadına "bunu da bize mi söylüyorsunuz" cümlesini duyduğunuz ülke, burası türkiye.
sözüm ona asayişi sağlayan adamların bile her bir haltın şiddetle halledilebileceğini düşündüğü ülke, burası türkiye.

çok doğal evet(!!!). çünkü burası türkiye.
1 /