büyü

2 /
fempusay fempusay
şimdi efem, konuya iki cepheden yaklaşmak gerektir diye düşünmekteyim. öncelikle islam dini açısından yasaklanmış olan şekliyle varlığı kabul edilebilecek çeşididir ki; bir takım kişiler tarafından doğa üstü güçlerin şu veya bu şekilde kullanılması yoluyla gerçekleştirilebilecek türden faaliyetlerdir. bu anlamda islam peygamberi hz muhammed'e dahi büyü yapılmış olduğu rivayet edilir. ancak bu faaliyetler etken ve edilgen taraflar açısından islam dini kuralları çerçevesinde açıkça yasaklamıştır.
ikinci grup büyüler ise, tamamen safsata ve aldatmaca veya göz yahut algı yanılması esasına dayanan türlü şarlatanlıklardır.özellikle voodoo ayinlerinde görülen eylemler veya attraksiyonlar bu türdendir.
neyse sonuç olarak, büyünün her türlüsü yüce yaratıcı'ya akla ve bilime inanan insanlar için sakıncalıdır.
gelirsemkal gelirsemkal
max weber'e göre insanın gündelik iktisadi ihtiyaçlarından çıkmıştır, ilahi veya kutsal bir hali yoktur büyünün. zaman içinde toplumların gelişmesi ve ihtiyaçların daha karmaşık hal almasıyla daha karmaşık daha rasyonel şeylere ihtiyaç duyuldu ve din doğdu. din adamları, büyücülerin hiç bir zaman sahip olmadıkları bir siyasi güce sahip oldular çünkü artık yazılı eserler vardı, ve bunları bir tek din adamları okuyabiliyordu.
daha da sonra, aynı süreci takip ederek, ideolojiler çıktı ortaya. yani büyü ideolojilerin dedesi, dinlerin de babasıdır max weber'e göre. hepsinin mantığı gündelik, dünyevi ve iktisadi ihtiyaçlara çözüm bulmaktır. kutsallıkla alakası yoktur bunların, kutsal sizin babanızdır, max weber'e göre.
cagrilanyakup cagrilanyakup
gülten akın'a aittir

büyü de baban sana büyü de büyü
acılar alacak yokluklar alacak büyü de baban sana
büyü de baban sana büyü de büyü
bitmez işsizlikler açlıklar alacak büyü de baban sana

büyü de baban sana büyü de büyü
baskılar işkenceler kelepçeler gözaltılar zindanlar alacak
büyü de baban sana büyü de büyü
büyüyüp de onyedine geldiğinde
baban sana idamlar alacak
x sentos x sentos
insan ve doğaya ilişkin olayları, maddi dünyanın ötesindeki gizemli dış güçler aracılığıyla etkileyip yönlendirdiğine inanılan törensel eylem.
abıefsun abıefsun
oldukça ilginç ve karanlık bir simge..

her albümde farklı birşeyler yapan büyük üstad murat yılmazyıldırım bu albümünde de sınırlarını da yönlerini de değiştirmiştir.. garip bir içeriği var albümün..

kenderuntanbul isimli garip bir parçayla albüm başlıyor.. isme takılmayalım parçaya bakalım.. hoş, kulağa yer eden bir parça.. ardından ay kadını adlı parça geliyor.. yine kendi tarzında ilginç bir parça.. murat yılmazyıldırım söz konusu olunca normal karşılanabilir.. ardından ilişki adlı parça geliyor.. bu parçada yanlış hatırlamıyorsam davul/bateri hareketlendiriyor yavaştan albümü.. murdem yaş lahoya parçasında yine kendisinden* alışık olduğumuz sözler duyuyoruz kendi dilinde.. albüm iyice hareketleniyor.. ardından uçurumdan düşer gibi bir yavaşlama havası bürünüyor albüm.. arayışlar'da gerek sözler gerekse müzik yavaşlıyor ve derinleşiyor.. ve işte kayboluş.. birinci kopuş kapısı.. burdan ayrılanlar başka odalarda kendilerine bir dünya yaratıyorlar.. ardından ikinci kopuş kapısı geliyor.. gidiş gelişler.. burda ise sürekli şekil ve yer değiştiriyor dinleyenler.. sonrasında albüm sanki evrim geçirircesine böyle garip/ilginç, hafiften bedenin sallanışı tarzında bir oyun havasına bürünüyor.. derinlerden kafanızı soğuk sulara sokuyorsunuz sanki.. bu parça bu albüme neden konulmuş hala anlamış değilim.. elbette ki kendisi yaşadıklarını paylaşıyor bizlerle fakat insan işte sorgulamadan edemiyor..

sonrasında ben benden geçtim adlı hoş, naif bir parça kulaklarınızda güzel tatlar bırakıyor.. düş baladları ile bahçelerde dolaşıyorsunuz sanki.. böyle hoş kokular arasında güzel bir gezinti düşünün, dertsiz ve tasasız.. ardından üstad kopuyor yine ve düş'ünü yarıda kesiyor.. alıp hindistana götürüyor bizi/sizi hindistanname'yle.. sonrasında ani bir dönüşle evinizi getiriyor yıldız hızıyla.. odanıza sokuyor ve ışıkları elleriyle söndürüp yakıyor mumlar'ı bir bir.. ardından düş baladları bahçesi'nde yarım kalan düş'ünüzü devam ettirmek için çiçeklerin şarkısı sarıyor etrafımızı.. hoş kokular arasında bir mayhoşluk kaplıyor içinizi.. ve son olarak ara isminde olduğu gibi bir dönüşüm'e bürünüyor albüm bir uyku sessizliği ile.. hareketli bir şekilde, garip bir şekilde kalp atışlarını hızlandırıyor.. ve çat diye bitiriyor albümü..

garip birşey.. fakat istanbul akşamlarım neden bu albümde var hala anlayabilmiş değilim..
2 /