cassius

zeus zeus
fransızları sevmem! ama nasıl oluyor da electronic müzik türünde bu kadar başarılılar anlam veremiyorum..sözü geçen grup phillipe cerboneschi ve hubert blanc francard adlı 2 fransız tarafından 1994 yılında kuruluyor..ilk projeleri hip-hop türünde oluyor ve la funk mob isminde piyasada yer alıyorlar..şarkıları remixlemeyi ve cassius ismini kullanmayı 1997 yılında başlıyorlar..ilham kaynakları arasında air ve bir diğer fransız mücizesi daft punk bulunmaktadır..

an itibariyle bu müziğe gönül vermişleri toop toop ile çoşturmaktadır..ayrıca yine günümüzde, özellikle bootleg parçaların değişmez arkaplanlarından biri de cassius olmuştur..

web siteleri için; (bkz:http://www.cassius.fm/
carpathia carpathia
foals şaheseridir. hem anlamsız gelir hem kopamazsınız bi türlü. eğlenceli, dans ettiresi electronica - indie sevenlerin dinlemesi gereken bi şarkıdır.
marla singer marla singer
brit gençler coştukça coşuyor. fevkalade bir foals çıldırması.

cassius is over!
cassius away!
cassius these daydreams, these daydreams ok!

cassius an accident!
cassius an accident!
accident! accident! accident!

cassius its over!
cassius away!
cassius these daydreams, these daydreams okay!

lighthouse is an accident!
the lighthouse is an accident!
accident! accident! accident!

wish you’ve gonna, wish you’ve gone away, what you’ve gonna
what you’ve got has always gone away
cassius! cassius! at best, it’s all that we could do,
all that we could do

the wind is in, the wind is in my heart, the wind is in
now what you’ve got has always gone away
cassius! cassius! at best, it’s all that we could do,
all that we could do

cassius, it’s over! you’re second best!
cassius, it’s over! you’re second best!
it’s over! you’re second best!
second best! second best! second best!

cassius its over!
cassius away!
cassius these daydreams, these daydreams ok!

lighthouse is an accident!
the lighthouse is an accident!
accident! accident! accident!

wish you’ve gonna, wish you’ve gone away, what you’ve gonna
what you’ve got has always gone away
cassius! cassius! at best, it’s all that we could do,
all that we could do

the wind is in, the wind is in my heart, the wind is in
now what you’ve got has always gone away
cassius! cassius! at best, it’s all that we could do,
shall that we could do

break then build up

cassius, is over! you’re second best!
cassius, it’s over! you’re second best!
it’s over! you’re second best!
second best! second best! second best!

wish you’ve gonna, wish you’ve gone away, what you’ve gonna
what you’ve got has always gone away
cassius! cassius! at best, it’s all that we could do,
all that we could do

the wind is in, the wind is in my heart, the wind is in
now what you’ve got has always gone away
cassius! cassius! at best, it’s all that we could do,
shall that we could do
sabit adam sabit adam
dendiğinde, telephone love adlı şarkısı aklıma gelendir.
yeni evli mutlu çiftlerin sabitcim git dolaptan ne istiyosan al iç çekinme sen yabancı mısın yahu demesi üzerine kumandalarını alıp radyoyu açtım. bu şarkı çıkmadan iki üç dakika önceydi. dolapta da bir sürü bira vardı. aldım onu da içiyorum. sonra sohbet muhabbet ederken bu şarkı çıktı. önce bir telefon sesi geldi sonra müzik. neden benim arayanım soranım yok lan diye düşünürken yeni evlilerimiz oynaşıyordu. ulan aslında evleneli on ay olmuş, arkadaşım da beş aylık hamile zaten neden hala oynaşıyorlar bilmiyorum. sanırım sevgileri hala devam ediyor. neyse alkolünde etkisiyle bu şarkı çalınca dayanamadım. benim neden arayanım soranım yok lan dedim. sonra bu cassius'u çok sevdim o ara. bu şarkıyı da çok sevdim. aslında telefonlarla aram pek iyi de değildir.
telephone love:

bir de bu şarkıyı ben de yapardım lan evde. çok basit bir şarkı.