celalettin cerrah

1 /
turfanda turfanda
emniyet müdürü olduğu sivasta hergelelik yapan serserileri toplatıp dansöz kıyafeti ile fotoğraflarını çektirip sopa ziyafetinin ardından tekrar sokağa saldığı, bu olaydan sonra asayişin düzeldiği rivayet edilir. doğrumudur efsanemidir bilmem. ama doğru ise takdir ederim, ellerinden öperim sayın amirim.
twinkle twinkle
hakkında giri yazmanın çok zor olduğu, değişik bir insan. giriye nereden başlasan değişik bir hakaret unsuru barındıracağı için çok dikkatli olmak gerekiyor. kendisinin gafları ile ünlü olduğu söylenir; lakin bence recep tayyip erdoğan'da da olduğu gibi bu gaflar, içindeki samimi düşüncelerin bir anlık dışavurumudur.

en son, hrant dink cinayeti hakkında "cinayette örgüt unsuru ve siyasi boyut yoktur. zanlı milliyetçi duyguları ile cinayeti işlemiştir." dedi. bunun öncesinde ise diğer bazı önemli gaflarını da belirtmek isterim:

-şu açıklama savaş ay ile yaptığı 28 kasım tarihli röportajdan ""eşim de kızlarım da iyi silah kullanır. ilkokuldan beri ateş etmeyi öğretirim çocuklarıma. ateş etmek rahatlatır insanı. patlayan tabanca sesi huzur bizim gibilere. stresini alır" diyordu."

-şüphesiz ki 30 ağustos kutlamalarında lübnan'a asker yollanmasını protesto eden gençlerin başına gelenleri hatırlıyorsunuzdur. sayın cerrah'ın bu linç ile ilgili yorumu ise "vatandaşlarımız güzel bir tepki gösterdi." olmuştur. zannımca en iğrenç gafı da budur.

-barbie operasyonunda yakalananların, mağdure olarak kayıtlara geçtikleri halde, deşifre edilmesi üzerine "polisimiz namuslu kişileri afişe etmez." demiştir.

velhasıl, hakaret unsuru bulunmasın diye akla karayı seçtiren, acayip bir yazı oldu. dolayısı ile kendilerine saygılarımı bildirerek noktalıyorum*.

kısmen kaynak: cerrah örtbas ediyor / türkiye / milliyet internet milliyet online: milliyet gazetesi'nin günlük uluslarası ve yerel siyasi haberleri, son dakika haberleri, bilim teknik, sinema, müzik, kitap, sağlı... milliyet
spanki spanki
polisiye romanlarında anlatılan, polis karakterlerine hiç benzemiyor. o gür bıyıkları erkekliği simgeliyor. maço olmadığını düşündüğüm bıyıklı istanbul emniyet genel müdürü.
sycrone one sycrone one
dün maraton programında, lig tv kameramanlarının polis tarafından darp edilmeleri üzerine şansal büyüka ve erman toroğlu tarafından istanbul polisi büyük ayarlar almaya başlayınca programa bağlanmış, kameramanların tekmelenmesi ve ağızlarına biber gazı sıkılması olayıyla ilgili;

"tek taraflı yayın yapıyorsunuz. gerçekleri söylemiyorsunuz. kameraman arkadaşınızın polislere tekme attığını niye söylemiyorsunuz? ayrıca bu arkadaşlarınız mahkemeye çıkarıldı ve suçlu bulundu. orada tek taraflı yayın yapıyorsunuz. polis kimseyi dövmez. ayrıca siz gittiğiniz karakolda bulunan polisleri tehdit etmediniz mi? polisi böyle karalamaya hakkınız yok."

yani polislerini korumak için "önce o vurdu" tarzı bir koruma yöntemini seçmiş kendisi. polis kimseyi dövmez'e değinmiyorum bile de, yav bari bu konuda öyle bir şey olamaz falan de. tekme atmışmış da. daha dün bir basketbol salonuna giriş sırasında, sırada olanları kalkanlarıyla dövüyordu be senin polisin. külahıma anlat sen sonra olanları.

not: lan şimdi benim de ismimi alıp sıkıştırmasınlar bir yerde. ama tekme atmam ben baştan söyleyeyim.
alajuve alajuve
bu adamla ilgili aklıma takılan bir şey var. bıyıkları. atıyorum sıradan bi nufus memuru boyle bir bıyık bırakıp daireye gitse "olum ne ayaksın" demezler mi. bu cerrah devlet memuru değil mi? bu ne biçim bıyık? devlet memurları boyle bıyık bırakabılıyor mu artık?
1 /