cengiz han

1 /
pablo pablo
savaş stratejileri kitaplara konu olan lider. orta asya'dan iran'a kadar olan bölgeyi geçerken tabir-i caizse dağıttığı her ülkenin soylu kadınlarıyla yatağa girmek gibi bir alışkanlığı olan sıradışı imparator.
exfloresse exfloresse
modern ordularda uygulanan manga, takım ve bölük düzenine dayalı düzenli ordunun fikir babasıdır. eski kankası camoka ise bu düzenli orduyu ilk gören ve tadına bakan komutandır. pekin'i 2 sene kuşatmış, şehir tarihindeki en büyük açlık ve sefaleti yaşamış, halkının dörtte biri* hastalıktan kırılmış ve sonunda teslim olmuştur. işgal ettiği yerlerdeki en güzel kadınlarla birlikte olduğu söylenir. hatta günümüzde yaşayan her 7 insanoğlundan 1'si cengiz han soyundan gelmektedir diye rivayet edilir. (bkz: oha)
tekmeleyen kuş tekmeleyen kuş
küçükken kendilerinden, avladığı balığı saklayan kardeşini gözünü bile kırpmadan okuyla vurarak öldürmüştür. savaşmadan teslim olan şehirlere bir şey yapmamış, ama direnen şehirlerde taş üstünde taş gövde üstünde baş bırakmamıştır. ölümünden sonra imparatorluğu dört oğlu arasında bölüşülmüştür.
stokman stokman
geçmişteki roma lejyonlarını, büyük iskender' i ve hatta yine asya' dan gelen attila' yı bir bok sanan avrupalılar ve ortadoğudaki müslümanlar, cengiz han' ı ve ordularını görünce "oha falan" olmuşlardır. dünya tarihinin gördüğü en büyük imparatordur kendisi.
karahisari karahisari
meşhûr moğol imparatoru. 1155’te onon irmağı kıyısındaki dülün-boldak kasabasında doğdu. babası yegüsey bahadır’dır. asıl adı timuçin olup, imparator olunca cengiz adını aldı.

timuçin’in babası, moğolların oldukça tanınmış boy beylerindendi. babasının ölümünden sonra timuçin, etrafına birtakım moğol ve türk kabîlelerini topladı. kendisine tâbi olmayan kabîleler üzerinde katliam derecesine varan zulümler yaptı. ayrıca kabîlelerin önde gelenlerini öldürtüyor ve kendisine karşı gelebilecek bir kimse bırakmıyordu. esâsen hayat şartlarının ağır, toprağın kısır olduğu, şehirlerin teşekkül edemediği moğolistan’da derebeylik teşkilâtı dışında ictimâî bir devlet teşkilâtı yoktu. bu sebeple timuçin de aynı yolu seçti. evvela eski arkadaşı ve kankardeşi camuka hanı ve yine eski müttefiki ve kerayit moğollarının kralı ong han ile oğlu sengün hanı yendi. 1206 yılında naymanları da yenerek batı moğolistan’a hâkim oldu ve cengiz adını takınarak imparatorluğunu îlân etti.

ilk olarak devletine, ileride cengiz kânunu denilecek olan kâidelerle düzen verdi. boy beyleri ve büyük kumandanlarından meydana gelen kurultayını topladı. ilk hedefi çin imparatorluğu idi. 1215’te çok çetin geçen muhârebelerden sonra, çin’in başkenti pekin’i ele geçirdi. sonra uygur ve karluk türk devletlerini kendisine tâbi hâle getirdi. nihâyet 1218’de türkistan’a, harezmşahlara ve doğu türk hakanlığına karşı sefere çıktı. harezmşahlar hükümdârı celâleddîn harezmşah büyük bir mücâdele vermesine ve kahramanlıklar göstermesine rağmen dalga dalga gelen moğol kuvvetleri karşısında yenilmekden kurtulamadı. bütün türkistan, başkenti semerkand da dâhil, cengiz’in eline geçti. celâleddîn harezmşah iran’a çekildi ise de, bir müddet sonra moğollar burayı da ele geçirdiler.

bundan sonra moğolistan’a dönen cengiz, çin’e karşı son seferine çıktı. son seferini kazanan cengiz, 1227’de kansu’da öldü. burhan-haldun dağlarında, bugün dahi bilinemeyen bir yere gömüldü.

cengiz, kan dökücü ve zâlim bir hükümdâr olup, türk şehirlerinde müthiş katliâmlar yaptırdı. çeşitli târih kitaplarında ifâde edildiğine göre; “cengiz dünyânın en büyük cihângirlerinden ve en meşhur zâlim ve kan dökücülerindendir. horasan, kandehar ve multan gibi medeniyet merkezlerini yakıp yıktı. milyonlarca müslümanı öldürdü. çoğunu câmilerde kılıçtan geçirdi. buhara, semerkand ve herat gibi ilim merkezi olan büyük şehirleri harabeye çevirdi. kadınlarını esir diye askerlerine dağıttı. islâm medeniyetine, yerine getirilemeyecek darbeler indirdi. islâm âlimlerinin milyonlarca eserlerinin bugün elde bulunamaması, cengiz ile torunlarının ve bunların emri ile saldıran vahşi moğol yağmacılarının yaptıkları tahriplerin netîcesidir.

cengiz, moğol olup, türklükle hiçbir ilgisi yoktur. yağmacılıkla geçinir ve güneşe tapınırlardı. islâm ve medeniyet düşmanıydılar. askerlerinde nikâh ve âile duygusu yoktu. cengiz, teşkilâtlı ve düzenli bir ordudan çok, çapulcu gürûhu gibi bir orduya sâhipti. bu sebepledir ki, taşkınlık ve azgınlık zamânı kısa sürdüğü hâlde, yıktığı medeniyetler bir daha eski hâlini alamadı.
subaquatic subaquatic
sıçan yılında, er meydanında düşmanla karşı karşıya geldiğinde;

+ çoğun fazlası gibi azın eksiği de zararlıdır. biz sık dalı düzeninde yerleşeceğiz, deniz düzeninde hareket edeceğiz ve burgu usulüne göre saldıracağız. demiştir.
azman azman
29 temmuz doğumlu, dolayısıyla aslan burcu olduğunu okuduğum hükümdar. doğruluk payının hükümdarlığına vermek gerekir, zira o dönemde bir hükümdarın attığı her adım için müneccimlere başvurması ne kadar olağansa, doğal olarak astrolojik hesaplara ihtiyaç duyması ve kesin olarak doğum gününü bilmesi de o kadar olağan olmalıdır.
tuygun tuygun
kendisi ve oğulları çeşitli kaynaklarda yapılan tahminlere göre, 30.000.000 ile 60.000.000 arasında insanın ölümüne sebep olmuştur. hayır canım dünya tarihinin bu en büyük 3. katliamına sebep olan kişinin zalim olması mümkün değildir.

kendisi hakkındaki ilginç bir hikaye ise jebe hakkındadır. aslında bir sürü ilginç hikayeye başkahramanlık yapar. okuyunuz.
denizbalinası denizbalinası
cengiz adı çoğu kişi tarafından sanıldığı gibi cenk etmeyi seven anlamında değildir. türkçe tengiz (deniz) den gelmektedir.kurduğu türk moğol imparatorluğu kan ve gözyaşı üzerine değil, nizam ve intizama dayalı,dev bir imparatorluktur..bu imparatorluğun asli unsuru türk kavimleridir. ''bunu nereden anladın kardeşim ''diyenlere bugün dünyada 300 milyona yakın insan türkçenin değişik lehçelerini kullanırken moğol'ca nın sadece moğolistanda konuşulduğunu hatırlatırım.
anka anka
hakkındaki mongol isimli filme göre kelebek etkisi oluşturan ayrıntılarla dolu bir hayatı vardır.

cengiz han, yani o devirde korkunçluğundan dolayı deccal olarak bile anılan, ne bir ev, ne bir han, ne bir kütüphane ve de geçtiği yerlerde ne bir canlı (bebek, çocuk, kadın, taş üstüne taş) bırakmayan kişinin -bahsi geçen filme göre- kırılma noktaları;

- cengiz han'ın (timuçin) babası vaktinde annesini merkitler'den kaçırmıştır ve bundan dolayı merkitlerle aralarında uyuşmazlık ve her an patlayabilecek intikam davası potansiyeli vardır. minik timuçin böyle bir babanın oğludur ve merkitlerden kaynaklanan gerginliğin orta yerindedir. [babası o merkit kadınla evlenmeyedebilirdi]
- timuçin ve babası (o boyun kağanı) merkitlere evlenecek kız bakmak için yolda giderken yol üstünde konaklama gereği duyarlar [konaklamayabilirlerdi]
- orada bir kızla(börte) karşılaştı. [karşılaşmayabilirdi, karşılaşmasalardı börte ile sevgi kesişmesi yaşamayabilirdi. ki, bu kesişme sayesinde timuçin eşini merkitlerden değil de buradan seçmiş oldu. bu seçtiği eş adayı hayatında en önemli rol oynayan kişi olacaktır]
- babası kendisine düşmanları tarafından ikram edilen içeceği zart diye içmez, yardımcısının dediğine uyarak uşaklardan birine içirebilirdi. [timuçin de babasız kalmazdı]
- babasının ölümü sonrası, kontrolü ele geçiren hain ruhlu adam, timuçin'e iyi bakabilir, en azından ufacık sabiye (hitler de bir sabi idi zamanında) işkence etmezdi. ama etti ve küçücük çocuğa nefret tohumları ve intikam duygusu aşıladı.
- işkenceden kaçan çocuk, kankardeşi tarafından kollanır. timuçin büyüyüp evleneceği kadını, börte'yi hamile olarak bulur. timuçin daha da nefret dolar, ihanet, entrika vs.. ne dersen yaşamıştır. genç timuçin ortalığı birbirine katar ve börte'yi hamile hali ile kabüllenip kaçırır. [işler yolunda gitmeyebilir, birileri tarafından rahatlıkla mıhlanabilirdi]
- kendisini esir alan kankardeşi jamuha (canoka?) tarafından oracıkta öldürülebilirdi, ama öldürülmedi, köle olarak satıldı. köle olarak alan kişi tam da onu gıcıklığına kamuya açık alanda yıllarca kafes içinde tutan bir manyak olmayabilirdi ama onu o adam satın aldı. timuçin için n (çok büyük bir sayı) alternatif arasından en enteresan ihtimal gerçekleşir.
- kafeste yıllarca kalan timuçin'in oradan kurtarılması (bir keşiş-börteye olayı haber vermek için 80-90 yaşında yola düşer-, bir sadık eş-"yeter be nedir bu çektiklerim!" dememiş-, bir kaç rüşvet yiyen adam) milyarda bir ihtimaldir. [ama o kafesten bir şekilde kurtulur ve intikam için topraklarına döner -güneydoğu asyadan, ortakuzey asyaya]
- kankardeşi ile savaşır ve "kesin fark yer" denecek haldedir fakat ne hikmetse savaş sırasında gök gürler, yağmur yağar, şimşekler çakar, herkes çok kokmuştur (o zamanki moğollar tanrının gazabı diye gök gürlemesinde korkar adeta dona kalırmış) ve bu durumu umursamayan timuçin ve adamları diğer güçlü orduyu yener. [gök gürlemeyebilir, tüm bunlar olmayabilir, dünyaya o dönemin anasını ağlatan cengiz han diye piskopat şizofren manyak dengesiz gaddar birisi musallat olmayabilirdi. belki de bağdat'ta yakılan binlerce el yazması kitap hâlâ var olur, belki de dünyanın gidişatı çok daha farklı olurdu.]
benden biri benden biri
meslek: katil
görev: çinden orta avrupaya kadar medeniyet namına ne varsa yok etmek
yöntem:katliam
sebep:(burayi doldurmaniz sart degildir)
tabiyet: insan degil.

not: cengize katil demek için insan ve müslüman tanımlarından bir yada ikisini birden dahil olmak yeterlidir.
hell guardian hell guardian
uydurma da olsa yazalım şu şiiri de tam olsun:

"ak aygırım koşulur, koşulur oy koşulur.
yalçın dağlar aşılır, aşılır oy aşılır.
kum sıcaktır, yel ateş;
orman yeşil geçilir, geçilir oy geçilir.
su dökülür dibi taş,
tuş dokuzdur çakılır."

mezarını tarif eden şiir diye abdullah ziya kozanoğlu romanında geçer efendim.
1 /