ceren damar

2 /
neondental neondental
adı çankaya üniversitesi balgat yerleşkesine verilmeli ve çankaya üniversitesi balgat yerleşkesi ceren damar kampüsü olmalıdır. 90'lı yıllarda üniversiteye hazırlananlar bilirler o dönemde hukuk fakülteleri sosyal puan türü ile ögrenci alırdı ve yüzdesi 1 ve 2 lik dilim içinde bulunuyordu. kıbrıstaki üniversitelerin hukuk fakültelerinden devlet üniversitelerinin hukuk fakültelerine yatay geçiş yapmak bir ütopyaydı. bu durumun kamuoyunda yorumlanmaması bir o kadar üzücü ve düşündürücü.
mhe mhe
en güvenli alan neresi?
psikolojik yalıtımlı bir insan modeline en kibar haliyle gündüz vassaf götüyle gülüyordur. güvenli alan ve frontal loblarınız arasında gidip gelen şu gündelik hayat eleştirilerimizin tek tek içine tüküreyim. ceren'i öldüren çocuk yanı başımızda ekmek sırasında önümüze geçen, babanın gece mesaisine kalarak aldığı ayakkabıya patron yamaklarının "hayırlı olsunu!"dur.

güçsüzler, adalet arama duygusunu mevcut-resmi kanallar üzerinden sağlayacak ise her türlü illegaliteye hazır olacaklar. kopya tutanağının bedeli, sabırsız acun medya takipçisi/netflix mağduru bünyelerde silaha "bir anlık öfkeyle" sarılmak kadar ucuzdur. önlem düzen dışı olacak. ceren'i ve o cenazede dünyasını başına yıktığınız babasının öfkesi, hepimizin sorulacak hesabı olarak biriksin.
bosman bosman
günümüzde eğitimci olmanın ne kadar zor olduğunu kötü bir tecrübe ile hepimize göstermiştir. allah eşine, ailesine ve yakınlarına sabir versin.
di mi ama di mi ama
şu anda ülke büyük bir davar yetiştirme çiftliğine dönmüş durumda. suçlu, kaba, akılsız, cahil, ahlaksız, terbiyesiz, şiddete aşırı meyilli bir kitle haline haline geldik. bu tanıma uymayanlar cidden çok küçük bir azınlık artık. bu sürüden biri azınlıktan birini katletmiş. o kadar fazlalar ki; üniversiteler bile artık bunlarla dolu.

bu ülkede en fazla izlenen filme ve diziye, siyasette iktidara ve öne çıkanlarına bakın, ne dediğimi anlarsınız.

hiç olayı özelleştirmeye gerek yok! yarının cereni-cerenleri olmak bu ülkede hiç de küçük bir ihtimal değil. bu milyonlarca davarın bir yerlere davarlanması kaçınılmaz çünkü.

tanım: ülkemizde suç işleyenin kanunu uygulayanı vahşice katletmeyi kendine hak görebildiğinin son örneğidir.
uzay palyaçosu uzay palyaçosu
"her alanda, asıl yenilgi, unutmaktır, özellikle de sizi neyin gebertmiş olduğunu unutmak, insanların ne derece hırt olduklarını asla anlayamadan gebermektir." naif bir dil kullanmış aslında kitabında celine. "hırt" diyerek yani. bazı insanlar "cani"dir. bknz. "hasan ismail hikmet, necmettin altındöken, cem garipoğlu ve niceleri" keşke unutmasaydı sevgili ceren; nasıl bir ülkede yaşadığını."burası bizim değil bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi."ışıklar içinde uyusun.
absimiliard absimiliard
ülkemiz adına kaygı uyandırıcı durum ahlaki seviyenin, etik değerlerin, sevginin, saygının, paylaşımın, sağduyunun çökme noktasına gelmesi bizi bir distopyaya sürüklemesidir.

bu vahşeti gerçekleştiren ruh hastası olduğu için yapmadı bu eylemi. bu şekilde ifade kullanırsak basite indirgeriz. sosyolojik açıdan incelemek de gerekiyor. bu çocuk sağlıklı ve işlediği eylem bilinçli, korkunç olan da bu. geçen sene 440 üzerinde kadın cinayeti var. öldürenlerin hepsi mi ruh hastası. değerlerini yitirmiş yaptığı eylemi kendinde hak gören, ahlaki değerleri tamami ile yok olmuş, gaddarlaşmış, ruhsuz bir noktaya gelmiş kitleler çok rahat bir şekilde cinayet işleyebiliyorlar. tek bildiği ve sahip çıktığı şey "ben en güçlüyüm istediğimi yapmaya hakkım var, karşı taraf haksız ve ben cezayı keserim, çünkü dokunulmazım" algısı. hırsızlık yaparken de başkasının hakkını gaspederken de aynı olgu. naifliğin eziklik, dürüstlüğün aptallık görüldüğü , mafyavari dizilere prim yaptığı, özenip kabadayılığın bir statü olarak görültüğü bir ülkede bunalımdan geçiyoruz diyemiyorum o bunalımı ve distopyayı iliklerimize kadar yaşıyoruz.

bu olaydaki bir cana kıymanın son decere basit bir şekilde yerine getirilmesi ve bireylerin kendilerinde motivasyon gördükleri nedenler çoktan kabus boyutunu geçti.

kahroluyorum artık.

eşine,yakınlarına ve bizlere büyük sabır ve dirayet diliyorum.
evime döndüm evime döndüm
"geçmek için kopya çekmem gerekiyordu" demiş ceren hocayı katleden çocuk. çocuk diyorum kızmayın bana çünkü bu cümle bu ülkenin özeti. kimse hak ederek bir şey kazanmanın derdinde değil, kimse kaybetmek istemiyor.
oysa o dersi geçmek zorunda değil, bir daha bir daha ve bir daha alttan alırsın.

özgürlük ve sorumluluk bu yüzden birbirinden bağımsız değil işte.
birçok öğrenci kopya çeker yakalanan da cezasına razı olur, gidip onu yakalayan hocayı öldürmez-normalde- o çocuğa hakkı olmayanı alamayacağı öğretilmemiş, o çocuk çok para kazanmak için kıbrıs'ta boktan bir sıralamayla hukuk fakültesinden kendine kontenjan satın almış ve hak etmeden-binlercesi böyle yapıyor- yatay geçiş yapmış. sonra da ona "her şey senin için hak" denildiği için 2. sınıfa geçmek istemiş, sonra kopya çekip başına bir şey gelmesin istemiş.
bir korkunçluklar silsilesi işte.

kötülük çoğu zaman bir tercih olabilir eğer o ülkede kötü olan öğretilmişse fakat sizin ülkenizde kötülük sıradanlaşmış.
işte insanların yırtınarak "kötülüğü sıradanlaştırmayalım" demesinin sebebi bu.

hak, hukuk, adalet peşinde koşmak için okunması gereken bölümden bunların ne olduğunu bilmeden mezun olunabilir.
bir hoca yapması gerekeni yaptığı için vahşice katlediliyor.
evet umarım bir daha dışarı çıkamaz ama unutmayın zihniyeti, sistemi eleştirmeden çocuklara kötülüğün normal olduğunu aşılayan karanlığı mahkum etmeden beklersek bu ne ilk cinayet olur ne de son.
tarçınlı ıhlamur huzuru tarçınlı ıhlamur huzuru
uzun uzun yazmayacağım, bu konuda içim gerçekten buruk. bu cinayet bir projenin ürünüdür. hiçbir şey öğrenmeden, kalite üretemeden, sadece "erkek"liği(?) ile övünerek büyütülmüş nesillerin verdiği ne ilk ne son acı sonuçtur. torpille, hile ve hurdayla, kayırmayla bir yerlere gelenlerin cahil özgüvenlerinin sonucudur. allah böylelerinin sade sadece belasını versin, her neye inanıyorsan ondan belanı bulursun inşallah, hakkına geçtiğin o genç canın bedelini ne bu hayatta ne de başka bir yer varsa orada ödeyemeyesin, hayatın solsun, burnundan gelsin soluduğun her nedes inşallah.
benallahınbirlütfuyum benallahınbirlütfuyum
sen bu yaşına kadar gel, ailen seni pamuklara sarıp sarmalayarak büyütsün, huzurla mutlulukla büyü, eline kıymık batmasın diye uğraşsın herkes, kıyafetin etiketi tenini kızartıyor diye annen makası alıp kessin onu, yolda köpek kovalasa baban köpeğe kızsın tatlı tatlı seni korkuttuğu için, sonra da onu sevmeye alıştırsın seni, zorluklardan geç, okumak için çabala, güzel bir yere gelmek için uğraş, ailen seninle gurur duysun her zaman, sonra amına koduğumun evladı gelsin, sikindirik bir sınavdan geçebilmek için kopya çeksin, sen de işin gereği tutanak tuttuğunda şerefsizce seni vursun öldürsün. ulan karaktersiz, ulan dal yarak, noldu şimdi? sınavı geçemediğin gibi bir de içeri attılar seni puşt! değdi mi lan gencecik kızın hayatına?!

kimse kusura bakmasın bu ve bunun gibi kadın katliamları, kadına veya kız çocuklarımıza tecavüz basite indirgenemeyecek kadar çoğaldı ülkemizde. buna kimse cinayet diyemez, karşı taraf cinnet geçirdi de yaptı diyemez. bu bir katliam, kadın katliamı!
2 /