cerrahpaşa tıp fakültesi hastanesi

imkanatutuldum imkanatutuldum
bugün yeğenimi götürüp bütün günümüzü geçirdiğimiz adına hastane denilen kaotik yer. istanbul'un en eski üniversite hastanesi basbayağı dökülüyor. devlet'in sağlık ve eğitimden elini eteğini çekip, kurumları kendi kaderine terkettiğini biliyoruz bilmesine de; mecbur kalıyoruz işte bazen. hastane'ye girdiğiniz anda, oranın hastane olduğunu bilmeseniz nereye girdiğinizi hiç mi hiç anlamazsınız. rastgele dizilmiş binalar topluluğu. hangi birime gideceğinizi her hangi bir binanın içine girip yine her hangi birinden hasbelkader öğrenebilirsiniz. diyelim o birime girdiniz. odalardan her hangi birine girerek yine aynı işlemi tekrarlamanız gerekiyor. sizin gibi oraya gelenler de koridorlarda oradan oraya dolaşıyor zaten. hele ki, kulak burun boğaz cerrahisi'ne bağlı işitme ve konuşma merkezi diye bir birim var ki, kimsenin işi düşmez umarım. gelenler ne sıraya konuluyor ne sana ne yapacağınız söyleyen bir görevli var! öyle, koyun gibi koridorda beklemek üzere gelmişsiniz gibi. hiç bir şey yürümüyor, hiç bir kurum amacına uygun işlemiyor. her şey kara düzen şeklinde sırf sürdürülmek için sürdürülüyor. tabii bunların siyasetle falan hiiiç ilgisi yok! akp büyük reformlar yapıyor!
tutimucizeiguhem tutimucizeiguhem
hey gidi cerrahpaşa içmem suyundan içmem/bidahaki seneye yolcuda gelip geçmem... sevdiklerini orada kaybedenler için yaşlı gözlerle dinlenilen bu türkü gelir aklıma hastanenin ismi geçtiğinde...
spermen spermen
bir ara cerrahi yoğun bakımındaki bazı hastaların bakımını yapıyorduk. sik gibi bir yer amk. yoğun bakımda hastanın solunum tüpü ve ağız içi temizlenmediği için ağzından böcek çıkan insanlar gördüm. hasta ve yakınları kimsenin sikinde değildi. şimdi nasıl bilmem ama pek değiştiğini sanmıyorum.
a good day to die a good day to die
iç hastalıkları binasında hastaların kullanabileceği 4 adet asansör vardır. ancak 1 tanesi çalışıyor şu sıralar. diğerlerine bakım yapılıyor tamam da, ya çabuk bitirin ya da hepsini birden kapamayın.

not: çabuk bitirin derken gecenin ikisinde üçünde "hastane" içinde tüm hastaları ayağa kaldıracak kadar gürültü yapmayın. yapıyormuşsunuz çünkü.
a good day to die a good day to die
3 ay önce gittiğimde, mikrobiyoloji laboratuvarının bulunduğu bina yıkılıyordu. herhalde yıkıp baştan yapacaklar diye düşündüm doğal olarak. salı günü gittiğimde ise otopark haline getirilmiş. otopark sorunu var ama koca binayı yıkıp yerine hemen bir inşa çalışmasına başlamamak kötü.
3
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
son durumunu bilmiyorum ama yaklaşik 4 sene önce kadar birkaç gün gitmek durumunda kaldığımda yoğun kedi popülasyonu dikkatimi çekmişti.

her yerde tombul kediler hastanenin ağası gibi odalarda koridorlarda umarsızca geziyorlar, istedikleri yere kıçlarını sallaya sallaya giriyorlardı. merak edip öğrendim. başhekimin kedilere ilişilmemesi için kesin talimatı varmış. son derece rahat bir ortamları vardı.