cinsiyetçilik

1 /
ecg ecg
cinsiyetlerin toplumda rolü olduğunun sanılmasıdır. buna göre kadın ve erkeğin toplumda belirli rolleri vardır ve buna göre yaşamlarını sürdürürler. bunun modern dünyadaki karşılığı şu şekilde; kadın cinsel bir objedir, reklamlarda, kliplerler bolca çıplak görüntüsü ürünün talebinin arttırır. erkek ise abazan'ın tekidir ve reklamlarında çıplak kadın gördüğünde o ürüne daha çok ilgi gösterir. şimdi burada kim üstün ben bilemedim.
secateurs secateurs
herkesin atıp tuttuğu lakin söyledikleriyle çelişkili düşüncelere sahip olduğu bilinen kişinin tartışma konusudur.
bir düşünün binlerce yıldır tüm dünyada cinsiyetçilik konusu neden bağlanamamış? neden kapatılamamış? yahu fındıksal dürtüleriyle, çıkarlarına uymadığı ya da gövde gösterisi yaptığı bu konuyu sadece ego tatmin etmek, yanına yoldaş, karşısına düşman edinmek için açanlara lafım, kavganın dövüşün karşıt düşüncenin aşağılandığı hiç bir tartışma konusunun olumlu çözüldüğünü gördünüz mü sizler? bir de yapıcı mı oldunuz şimdi?
bir kere de o koca burunlarınızı yok sayıp düşündünüz mü asırlardır bu konu kapanmadıysa aklın yolu birdir belki de biz haksısızdır diyebildiniz mi? düşünmeyin lan siz doğrusunuz çünkü, benim jargonumda ise onu bunu domalttığını sanan lakin kendi kendini 37 farklı pozisyonda sikebilen insanlarsınız. diyerek bu toplumsal mide bulantısından nasıl kurtulacağım konusunda bir süre ölmek istememe neden olabiliecek uyduruktan teyyaredir.


(bkz: kime göre neye göre)
(bkz: mikrofona konuş)
nuto nuto
''ırza geçmek'' ve ''cinsel saldırı'' arasındaki farktır. ''ırz'' kelimesinin sözlük anlamının haya, şeref, namus olarak tanımlandığı bir ülkede devlet mevzu bahis fiili ısrarla ırza geçmek olarak tanımlıyorsa ve bu konudaki itirazları görmezden geliyorsa, o devletin cinsiyetçi bir tutum içinde olduğu açıktır.

tabi misalen söyledim canım. yok böyle bir ülke, hiç olur mu. olursa da çok uzaklarda olur, atlantis'in kaybolduğu yerde falan..
nuto nuto
sorumlusu küçük bir grup veya bir zümre değildir. cinsiyetçilik yapanları marjinalleştirip ''aslında onlar böyle biz böyle değiliz baksanıza'' demek söyleyenine göre bazen kocaman bir yalan bazense kolaya kaçmaktır. cinsiyetçilik toplumun ahlaki kodlarından kaynaklanır. o ahlaki kodların içinde o kadar yoğundur ki toplumun zihnine ilmek ilmek işlenir. kazımak gerekir. cinsiyetçiliği kazıyabilmek için de öncelikle onu işleyen ahlaki kodlara saldırmak gerekir.
secateurs secateurs
erkek ve kadının insan formunda olmasına rağmen farklı niteliklere sahip olduğunu göz ardı edecek kadar aptal bir zihniyetin uydurduğu ve bir dolu müride sahip olabilmiş eskimeyen bir modadır.
belirsiz belirsiz
kavramların isimlerini boş boş tekrar ettikçe anlamlarını yitiriyoruz ki haklı "klişe!" eleştirisi geliyor.

cinsiyetçilik eleştirisinde ajitasyon içkin olarak var zira öyle yaygınlaşmış, kanıksanmış ki "aşağı kadın" kurgusu, ilgili tüm sorunlar pespaye gelmiş. kadın sorunu değil insan sorunu olarak tanımlamayı isteme de pespayeliği onaylamanın en şık hali. ben de yaptım. en eşitlikçi dediğimiz bile "her güzel kadını sikmekten bıkmış biri mutlaka vardır" türü şaka yapabilir, pespayeliğin öznesi olmadığının altını çizmek isteyen kadın da güler.

cinsiyetçiliğe takılmayı erkek öncelikle kadınlara bıraktı. "ölmek madencinin kaderinde var" diyen başbakana da öncelikle maden işçisi takılmalı. öncelik bencillik, öncelik bana dokunan yılan.

cinsiyetçilik dendiğinde aklına kadının çalışmamasından başka şey gelmeyen manyaklardan da bıktık. aksine fazla çalışılıyor, üretiliyor, tüketiliyor...

kalkınmaymış. kimin üzerine binip kalkacaksın? ileri olacakmış. eşit olmak isteyen sen değil miydin? çalışmış, kazanmayacak mıymış. çalışma kardeşim, çalış diye götüne dinamit sokmadık. modern görünmenin yolunu nihayet bulmuş mütedeyyin liberalmiş. allah'ın suyu-toprağı derler, duydun mu? istihdam için üretmek gerekiyormuş. üretmek için tüketmek gerekir ve kaynaklar sınırlı, ondan haberin var mı? sürdürülebilir ve genelleştirilebilir olmadığından; herkes, ve süresiz zengin olamayacağından zenginlik ahlaksızlık. bildin mi? işi yokmuş. allah başka keder vermesin.
belirsiz belirsiz
"muhafazakar aile yapısı"cılar cinsiyetçilik sorunu üzerinden kusursuz bildikleri aile yapısını çökertecek politikanın ugulamaya geçeceğinden korktuklarından bu adlandırmayı her şeye rağmen kabul etmek istemez. ad koymaktan çekinirler, herkese zulüm edildiğinden kadınlara da ediliyordur ve aynı pozisyonundaki erkeğin gördüğü muameleyi kadının görmemesi algılarını değiştirebilecek nitelikte değildir. bu koşullarda kıçtan sokarak anlatmak tekniği, gerizekalı değil sistematik ve sembolik anlamı olan şiddet uygulansa, terör tecrübemize dayanarak söyleyebiliriz, ancak yıllar sonra "böyle bir sorun var ise bile çözüm yolu bu mu olmalıydı" diye soracaklar. e ben kesinlikle yok diyordum, "var ise" aşamasına nasıl geliverdim, demek bir halta yarayabiliyor, diye düşünmeyecekler. "türk kızları"lı genellemeci gözlemlerinden iştahla bahsedenler, haklı olsam dahi ben bunları söylerken sonucu ortaya koyan nedenler, ben, toplum, tarihsel birikim sapasağlam yerinde duruyor demeyecek, onun için de yıllar gerekecek. ahlaksızlık, çıkarcılık, sorumluluk almak istememe probleminden ziyade idrak problemidir. pişkinliğin kaynağı da idrak etmezlik, "o kadar özgürüz ki pisliklerimizden utanmıyoruz" olayı değil.
1 /