çocukken yapılan abukluklar

1 /
vishnu vishnu
erkek çocuklarının her nesneyi kamyon/araba yapması, kız çocuklarının ise enzer şekilde bu nesneleri 2 saniyede bebeğe benzetmesi (ağaç dalına giysi giydirmek gibi) ile başlayan ve hayal gücü ile orantılı olarak ilerleyen sınırsız saçmalıklar silsilesidir. ama çocukken bunlar çok güzeldir. hayatı severiz bunları yapınca, sonra da yetişkin olunca abukluk deriz. böyle bir düzen işte..
(bkz: ey gidi günler)
spooky spooky
kedilerle fantazi yapmak.
kediyi kaydıraktan kaydırmak.
kediyi yüksek bir yerden atıp dört ayak üstüne düşüp düşmediğini test etmek.
kediyi tahterevallinin bir ucuna koyu diğer taraftan ani bir basış suretiyle fırlatmak.
beatrice beatrice
-sinek ilacı arabasının arkasından koşmak suretiyle çıkardığı dumanımsı ilaçla baca gibi dolmak, başının dönmesi ve bunun sebebini anlamayıp gitgide bu dumana bağlanmak
-kediye sek rakı içirip sokağa salmak
-ilkokula ilk kayıtta aldığın numarayı 1019 bağıra çağıra, bir yandan koşarak mahalleye ilan etmek
-1.sınıfta elini deftere koyup çizdirdikten sonra şimdi de ayağınızı çiziceksiniz dediğinde hoca, defteri yere koymak, ayakkabı çorabı çıkarmak ve tam parmakların arasından ikinci kez geçerken hocadan dayağı yemek
-ilkokul hocasından sürekli dayak yemek ve bunu ebeveynlere iletmemek
-bir kedinin doğumuna yardım etmeye çalışmak
düzen ve kargaşa düzen ve kargaşa
komşunun çocuğuyla zeytin savaşına* girişip evdeki bütün zeytinleri heba etmek... kardeşin kaşını traş etmeye çalışıp, gözünü çıkarayazmak... bir kaç kafadarla birlikte dağ başında, levyelerle dört beş metre uzunluğunda bir tünel kazıp son noktada da oturulabilecek küçük çaplı bir mağara yapmak*... söğüt ağacına kulübe kondurmak*... inşaatlardaki elektrik tesisatlarını sökmek ve yanarken çıkardığı ses uğruna tesisat borularını yakmak... genelde görüleceği üzre, bulunulan yerleşim biriminin en ücra noktalarına gitmek, uçurum kenarlarında gezinmek, derin derelerde yüzmek, kışın kurtların fink attığı dağ başlarına açılmak, şehir çöplüğüne gidip derin analizler yapmak... daha gider bu...
cheetosyiyenpenguen cheetosyiyenpenguen
-monopoly paralarıyla bakkalı kazıklamaya çalışmak..

-annenin zorla götürdüğü hamamda koştururken göbek taşının köşesinde kafayı patlatıp 8 dikiş yemek..

-bir kız çocuu olarak anaokulundan iki tane erkek çocuunu ellerinden tutup ailelerinden izinsiz eve getirip oyun oynatmaya çalışmak, annemin bu duruma ayılması ve çocukları yollaması...

-3 yaşındayken müzisyen babayla oturup, baba ud çalarken ezbere türk sanat müziği şarkılarına eşlik etmek..
(bkz: beni yerden yere vuran kadere bak)
(bkz: hayat denen şu yolda )

-ilkokul birinci sınıfa okuma yazmayı bilerek başlamış olmak.. okuma yazmayı 4 yaşında susam sokağı sayesinde herkesten gizli öğrenmiş olmak.. ve bir gün gazete okurken basılmak..

-doktorculuk oynamak...

-yine bir kız çocuğu olarak mahallede ne kadar çocuk varsa toplayıp çete kurma girişimlerinde bulunmak..

-öz abiye hayran olmak, aşık olduğunu sanmak, ben büyüyünce benimle evleneceksin diye baskılar yapmak..

-3. sınıfta benden hoşlandığını duyduğum bi erkek çocuğunu dövmeye kalkmak, çocuk "yok öyle bişey" diyince daha beter çileden çıkıp kafa, göz, cimcik ne varsa girişmek....
ovid ovid
olay, anne, çocuk ve annenin arkadaşı arasında geçmektedir.çocuk, annesinin çalıştığı okula gidip gelir hergün..daha yaşı küçüktür.bir gün annesinin arkadaşı öğretmenler odasında yavaşca annesine yaklaşarak:
+....... hocanım..acaba yanında orkid var mı?
- var galiba bi sn..
çocuk: (yüksek sesle): napıcan onu? kıçına mı sokucan?
1 /