colossus

telperion telperion
vücudunu organik çeliğe çevirebilen x men karakteri. asıl adı piotr vladimir rasputindir. evet rustur. kendisi heybetli görüntüsüne rağmen gayet barışçıl bir kişidir. resim yapar, doğayı sever. bir ara hakkın rahmetine kavuşmuştu, yeni çizgi romanlarda yeniden ortaya çıkmıştır.
lucifer lucifer
ailesiyle çiflikte çalışırken herkes onun normal insanlardan çok daha güçlü olduğunun farkındaydı. kız kardeşini üstüne gelen bir traktörden kurtarmak için atladığında vücudunun demire dönüşmesiyle mutant gücünü keşfetmiştir. ayrıca mystique'in dönüşemediği tek mutant colossus'tur.
angesen angesen
lorenz şifresi'ni kırmak için ingiliz bilim adamı max newman tarafından, alan turing'in turing makinası fikrine dayanarak tasarladığı günümüzün programlanabilir bilgisayarlarına benzeyen makine.

ancak bletchley park yöneticileri bu tasarımı uygulanabilmesi imkansız diyerek dikkate almadı. bletchley park 'ta çalışan tommy flowers isimli bir mühendis ise makinayı yapmaya karar verdi ve newman'ın çizimlerini kullanarak colossus makinesini yaptı. 1943 yılında da bletchley park yöneticilerine teslim etti. programlanabilir olması en önemli özelliğiydi ve diğer şifre kırma makinalarından daha hızlıydı.

savaşın sonunda ise bletchley park'ta bulunan her şey imha edildiğinden, colossus'un plan ve çizimleride yakılmış ve bilgisayarların anası olarak eniac bilim tarihinde yerini almıştır.
noscho noscho
legacy virüsünün tedavisi için kendisini feda ettikten sonra, josh whedon'ın astonishing x men'inde çizgi romanlara geri dönmüştür. 25 sayı süren whedon serisinde aşkı kitty pryde'la olan ilişkisi bu sebeple önemli bir yer tutmaktadır. ayrıca yine bu 25 sayıda breakworld'ü yok edecek kişi olduğu ortaya çıkmıştır.

gelin görün ki, whedon'ın son kitabında kitty uzayın derinliklerinde kaybolmuş; yalnızlık sırası piotr'a geçmiştir.

new x men'de "the quest for magik" hikayesinde uzun süredir limbo'da olan kardeşi illyana rasputin'i* çok kısa bir süre görmüştür ayrıca. ("snowflake, is that you?" cümlesine illyana'nın verdiği tepki unutulmazdı)

ilerleyen sayılarda magik'in dünyaya dönmeye çalışacağını biliyoruz; colossus'un da bu hikayede önemli bir yer tutacağı kesin.
darth tyranus darth tyranus
x-men filmlerinde çok bahsi geçmemiş emekçi kardeşimizdir. oysa salak rogue, iceman gibi tipler üzerinde o kadar durulacağına bu arkadaşa yer verilebilirdi.
genelde wolverine ile beraber dövüşürler. devasa görüntüsünün altında altın gibi bir kalbi vardır.
emo the unlucky polar bear emo the unlucky polar bear
mutant gücü olarak da derisini organik metale çevirip oldukça güçlenen, asıl adı peter rasputin olan x-men karakteri.

sovyetler birliğindeki komün çiftliklerden birinde olağan üstü gücünü ülkesinin yararına kullanırken charles xavierın kendisini bulması üzerine x men'e katılmıştır. aptal olmamasına rağmen takımın beyin ekibinden ziyade kas gücünü oluşturur. her iki sayıda bir trademark hareketi olarak wolverinei bir roket gibi düşmana fırlatma hareketini yapar. kitty pryde ile aşna fişne halindedir.

aslında oldukça komplike bir karakterdir, neredeyse tüm x-men karakterlerinin yetim veya terkedilmiş olmasına rağmen peter'ın kendisini seven bir ailesinin de memlekette beklemesinden kaynaklanan ikilemler ve tüm gücüne rağmen etrafındaki şiddeti sorgulaması bu karmaşıklığın sebeplerinden iki tanesidir.
simetrik yara simetrik yara
askerdeyken en çok mırıldandığım şarkı. hayatımda en çok yaptığım şey müzik dinlemektir ve askerde de türlü orospu çocuklukları yüzünden tam 68 gün sonra ilk defa çarşıya çıkmıştım. sürekli beynimin içinde bu şarkıyı çalıyordum ve dinlemediğim için de şarkıdaki kısımları unutmaya başlıyordum.

birinci solo öncesi kısmı ve birinci soloyu duyduğum an tüylerim diken diken olur ve aklıma antep'teki internet kafe gelir. hangi şarkıyı dinleyeceğim, hangi arkadaşımla konuşacağım falan diye de çok heyecanlanmıştım. hey gidi ya. 68 gün amk ya 2 ay 8 gün lan. nasıl içeri tıkmışlar beni orospu çocukları. şarkının sahibi in mourning bu arada.