çorum katliamı

2 /
kısa bir ara kısa bir ara
bıktım lan. valla. kötü şeylerin yıl dönümlerini anmaktan bıktım. bir de güzel bir şey olsun da holeeey diye sevine sevine yazıp çizelim.
evet. bu ülkede bu da oldu. evet suçlusu yok. davası sonuçlanmadı. "milletimize hayırlı uğurlu olsun" amk.

1980'in yüzümüze çaldığı karalardan biridir, her yeni doğan bu lekeyle doğmaktadır. sivas katliamı gibi.
evsizbarksız evsizbarksız
süleyman demirel "çorumu bırakın, fatsaya bak" (çorum olayları hakkında düşüncülerini soran gazeteciye cevabı) neden bunu dedi çünkü fatsada terzi fikri sönmez belediye başkanıydı ve bu adam sosyalistti. 35 yıl türkiyeme tecavüz eden demirel nasıl can verecek acaba
ofansif sol bek ofansif sol bek
28 mayıs-4 temmuz 1980 tarihleri arasında yaşanan, 57 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar silsilesi.

faşistler, daha önce malatya, sivas ve kahramanmaraş'ta gerçekleştirdikleri alevi katliamlarından birisi için çorum'da aylardır hazırlanıyorlardı. zira çorum'da aleviler, diğer şehirlerdeki aleviler gibi sola eğilimli, seçimlerde chp'ye oy veren, ayrıca dönemin kitlesel ve güçlü sol hareketleriyle ilişkisi olan insanlardı. çorum'u kendileri için bir kurtarılmış yapmak isteyen ülkücü faşistlerin bu hazırlıkları, ecevit hükümetinin istifası ve demirel'in mhp ve msp desteğiyle tekrar başbakan olmasıyla hızlandı. mhp'ye yakınlığıyla bilinen tunceli emniyet müdürü nail bozkurt çorum emniyet müdürü olurken, kütahya valisi ve eski içişleri bakanı faruk sükan'ın bacanağı rafet üçelli de çorum valiliğine atandı. milli eğitim müdürlüğüne de mhp'li fethi katar atandı. onlarca polisin de yerleri değiştirildi. aynı tarihlerde, ankara'daki amerikan elçiliğinde görevli olan cıa görevlisi robert alexander peck çorum'a gelerek belediye başkanı chp'li turhan kılıççıoğlu, vali üçelli ve mhp il yöneticileriyle görüştü. benzer görüşmeleri tokat ve amasya gibi alevi ve sünni nüfusun iç içe yaşadıkları şehirlerde de yapmıştı peck.

ülkücülerin katliam hazırlıklarının devam ettiği günlerde, 19 mayıs gençlik ve spor bayramı kutlamaları da gerçekleştirildi çorum'da. kendine islamcı gençlik ismini veren bir grup, kutlamalarda sahne alan kız öğrencilerin şortlarının ahlaka uygun olmadığı, bu şortların islama saldırı niteliği taşıdığı şeklinde bildiriler dağıtmış ve halkı cihada çağırmıştı. bunun anlamı hiç şüphesiz katliamdı. nitekim, bu bildirilerin dağıtılmasından kısa bir süre sonra olanlar olacaktı.

işte, tam da bu noktada mhp genel başkan yardımcısı gün sazak'ın 27 mayıs 1980'de devrimci sol tarafından öldürülmesi, tüm türkiye'de olduğu gibi çorum'daki faşistlerde de bir şok etkisi yarattı. bu şokun getirdiği basınçla ülkücüler, 28 mayıs'tan itibaren çorum'daki alevi semtlerine saldırmaya başladılar. bilhassa milönü mahallesi, saldırıların ve direnişin merkezi oldu.

ama, kahramanmaraş'taki katliamdan dolayı devrimciler ve aleviler de hazırlıklıydılar. faşistlerin çorum'daki katliam hazırlıklarının alenileşmesi, çorum'daki alevileri ve anti-faşist güçleri de harekete geçirmişti. o yüzden de kahramanmaraş'taki kadar rahat olamadılar. haftalarca alevi mahallelerine kolluk güçlerinin göz yummaları ve hatta yer yer destek olmalarıyla gerçekleştirdikleri saldırıların birçoğunda ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar. yine de tek veya savunmasız yakaladıkları alevileri katletmeyi başardılar. olayların yayılması, ama esasen katliama karşı direnişin yükselmesi nedeniyle sokağa çıkma yasağı kondu. bu sırada amasya 15. tugay komutanı tuğgeneral şahabettin esengül ve çorum il jandarma komutanı yarbay vural güride de alevi semtlerindeki barikatların kaldırılması için yetkililerden baskı gördüler. yarbay güride, vali üçelli'nin kendisine "ne pahasına olursa olsun o barikatlar kaldırılsın, ankara-samsun karayolu trafiğe açılsın" dediğini söyledi. esengül ise, ilerleyen yıllarda, çorum katliamını anlatırken, ismini vermek istemediği bir sağ parti milletvekilinin kendilerine barikatların kaldırılması için baskı yaptığını, olaylarda tarafsız davranan il jandarma komutanı güride'nin görevden alınması için bazı sağ partilerin milletvekillerinin ısrarlarıyla karşılaştığını söyleyecekti. çorum'a gelen jandarma genel komutanı sedat celasun ve içişleri bakanı orhan eren, barikatların kaldırılması için emir verdiler. ancak, olayların büyüyeceği ve çok kan döküleceği endişesini taşıyan chp çorum milletvekilleri ethem eken ve şükrü bütün ile chp çorum senatörü abdullah ercan'ın araya girmeleriyle bundan vazgeçilir. nihayetinde olaylar bir süre için yatıştı. vali üçelli, emniyet müdürü bozkurt ve il jandarma komutanı güride görevlerinden alındı.

ancak, haziran ayı itibariyle katliamın ikinci dalgası başlar. aslında bu beklenmeyen bir şey değildi. zira, adalet partisi çorum il başkanı erol şahin ve chp çorum il başkanı cemal solmaz, ülkücülerin bir katliam hazırlığı içinde olduklarını, önlem alınması gerektiğini vali ve emniyet müdürüne bildirirler. tam da o günlerde trt, çorum'un merkezindeki alaattin camisi'nin bombalandığı haberlerini yapmaya başlar. şehir merkezinde de halk, alevilerin camiyi bombaladıkları yalanıyla kışkırtılmaya çalışılır. milönü başta olmak üzere alevi mahallelerine yönelik saldırılar tekrar başlar. ancak, alevi mahallelerinde de barikatlar yine kurulur, çatışmalar başlar. çatışmalarda yaralanan devrimciler ve alevilerin bir kısmı, faşistlerin karargahına dönüşen çorum ssk hastanesi'nde işkenceyle katledildiler. katliamı incelemek için çorum'a gelen hürriyet gazetesi muhabiri saygı öztürk, çorum'da faşist militanlar tarafından kaçırılıp sorgulandı.

katliamın ardından başbakan süleyman demirel ve içişleri bakanı mustafa gülcügil, olaylardan çorum'da örgütlü olan sol hareketleri sorumlu tutarken, ana muhalefet partisi chp'nin genel başkanı bülent ecevit ise çorum'da yaşananların hükümetin desteğiyle gerçekleşen bir sağ terör hareketi olduğunu söyledi. ap çorum milletvekili adayı ali ayhan çetin de, genel başkanı demirel'i yalanlarcasına, çorum'da yaşananlardan ülkücülerin sorumlu olduğunu, katliamın nedeninin çorum'u ülkücüler için kurtarılmış bölge yapma amacı olduğunu söyledi.

bu katliamın bir diğer dikkat çekici tarafı da, demirel'in "çorum'u bırakın, fatsa'ya bakın" diyerek fatsa belediye başkanı fikri sönmez'i hedef göstermesiydi. onlarca kişinin hayatını kaybettiği bir pogromun ardından böyle bir açıklama yapmasıyla nasıl bir insan olduğunu da göstermişti müteveffa.
2 /