cüneyt ergün

1 /
anarsik kirmizi anarsik kirmizi
eski bir dost, hala dinlemekten zevk aldığım kişi. en son kitap yazıyordu, okumak için sabırsızlanıyordum.. bitti mi ki acaba ?


taşıdığım kadar varsın
taşıdığın kadarım
iklimler sana benzer üşüdükçe
ben yağmura
tüm yollar sana benzer
yürüdükçe ben adımlara
istediğim kadar varsın
istediğin kadarım
yasaklar bana benzer çiğnendikçe
sen takunyalara
çocuklar bana benzer
oyalandıkça
sen oyunlara

yinede en derinde aşk
yinede ellerinde aşk
yinede bende bir telaş
göremezsin
lament of psyche lament of psyche
şarkıları ile bünyede morfin etkisi yapan, aşırı alındığında bağımlılığın kaçınılmaz olduğu, şarkı buldun çöreklenci değil kendin pişir kendin ye'ci üretken müzik adamı.
oldukça yaratıcı ve etkiliyici bulduğum ve müzik dünyasının taşlı yollarında tutunabilmesini dilediğim adamdır keza.
lubnatsi lubnatsi
müziğe 4 yaşında artık ağlamaktan sıkılıp, ıslık çalmaya merak sardığında başlamış cüneyt ergün. orta okulda fen bilgisi öğretmenine ışığın herhangi bir cisimde kırıldığında renk, kalpte kırıldığında aşk olduğunu idda ettiğin de gelecekte ne olacağını tahmin etmek kahanet sayılmazdı diyorlar... muhteşem sözler yazıyor, muhteşem besteler yapıyor. ayrıca çok alçak gönüllü bir insan.
lubnatsi lubnatsi
...

'kimsenin olmadığı yerde olmanın en kötü tarafı zamanın geçmemesidir, zamanın geçmemesinin en iyi tarafı insanın kendisini sonsuz hissetmesidir, insanın kendisini sonsuz hissetmesinin en kötü tarafı kendisini beğenmesidir, insanın kendisini beğenmesinin en kötü tarafı; insanın kendisini beğenmesidir' dedi adam. sorulan tüm sorular, verilen tüm yanıtlar, ardışık birer sayı gibiydi ama sanki birden başka bir şey yoktu karşısında, bir saat vardı ortalık yerde bir de dakika, bir gün vardı uyandığını sandığı bir de gece uyumaya çalıştığında. 'bazı yaralar; yardandır' dedi adam 'bazıları sıradan'

potansiyel olarak bir aşka hazırdı. 'ah! birde ziyan olmak olmasaydı ipin ucunda, ipin ucunu kaçırmak olmasaydı mesela yada durup dururken boyun olmak bir ipin ucunda. kaçırmak mesela bildiği her şeyi zihinsel olarak, zihne ihtiyaç duymamak mesela.... bir kulak duyacak kadar,bir burun her bünyede koklamaya yarar, bir boğaz haramla helali ayıracak,görmek mesela güzeli çirkinle karıştırmayacak kadar,tatmak mesela tadını kaçırmadan ve hissedecek bir kalp lazım' dedi adam;
çarptığında 'bu yar, şu yaramaz' diyecek kadar

cüneyt ergün
van den budenmayer van den budenmayer
takdir edilesi insan.

"mendil melankolikse kurumasını beklemek aptallıktır" dedi, adam.
gözyaşı akar yatağını bulur.
mevzuubahis değildir her gecenin şeb-i yelda olması zira hiçbir geçmiş yeterince geçmemiştir.
saman alevi gibi sevip, saman alevi gibi terk edenleri
saman alevi gibi unutarak cezalandırmayı
zaman alevinden öğrendi.
...aşk, ateşin oksijene olan tutkusudur.
aşk, oksijenin yanma korkusudur.
belki de bu yüzden soluk almak muhteşem, son nefesi veriyor olmak zor
ve ölüm,
en büyük elveda olmuştur.

cüneyt ergün
noktiluka milliarisi arayan adam noktiluka milliarisi arayan adam
bir şakayla başlayan ve içindeki tüm romantizmi
yağmurla ifade etmekten hoşlanan nisan;
sana ait olmalı bu akşam
bu akşam ki farid farjad çalmaya çalişan kabiliyetsiz bir keman oğrencisi
bu akşam ki beni boğmaya calişan bir örğutün elebaşısı,
zararlı bir cemiyet yani
karanlığın içinde kaybolan siyah bir giysi gibi
tedirgin otoban kenarında yürümekten
çift şeritli bir yolda tek kişilik bir terk-i dünya.
aydınlık, bir film şeridi artik.
bu aksam ki katli vacip bir bünyeye yerleştirilmiş fünye.

mutluluk, tahrik gücü yüksek bir zavallı artık.


yıl, nisanım dediginde;
ilk önce şemsiyeler kapatılmalı
ve yağmur, herkese eşit dağıtılmalı
yağmur, herkese yakışmalı
içinde yıldız olmayan bir gece gibi
güzelliğini ifade etmekten yoksun bir hüzün takıp yüzüne
ve böylece arkasına bakmadan yürüyen birine,
ayak seslerinden rahatsız olduğum
ve ' yeter! içimi adımlama artık' diye seslenmek istedigim bir sevgiliye,
haklarında hiç birşey bilmediğim
hakkımda ki fikir sahiplerine eşit dagıtılmalı.

şaşılacak bir şey yok,

bir birine zıt iki bulutun kucaklaşması değil mi yağmur dediğin?

cüneyt ergün
piast piast
güzel sözler yazan, güzel müzik,şarkılar yapan, insanda aşık olma ihtiyacı, isteği, işte aşklı bişeyler uyandıran şarkılara sahip kişi.
şarkılarını şuralardan dinleyebilirsiniz:

bilinmeyen saat uygulaması adlı albümünden;
cüceler yaptırdım içime

bilinmeyen saat uygulaması

hoşçakal yerçekimim

aşkımın bir kalbi varmış

kırmızı

akla zarar

sepesensiz

teleften bir gece masalı (hüzündiz)

taşıdığım kadar varsın

ve ya

yorgun


2013 single albümünden
terk sonrası tuvalet manzarası:

senden başka


ve bunlar da bonus
14 şubat körebesi

kelebek

du du

gülşen'in rüyası


ya da dinlemezsiniz. aslında dinlemeyiniz; canınız acıyabilir.
1 /