daft punk

2 /
noscho noscho
bi kere canlı dinlediniz mi bir daha dünyaya aynı gözle bakamıyormuşsunuz. her gece bunların zamanına yetiştik diye şükrediyorum...
noscho noscho
kasım 2007'de olağanüstü alive 2007 turuna ithafen bir canlı performans albümü çıkaracak grup-ötesi. konser paris'te verdikleri performansı içerecekmiş. bunun yanında başka bir 2 cd'lik versiyonda ise konserin bis kısmı da yer alacakmış. hatta istanbul'da bizim de maruz kaldığımız canlı harder, better, faster, stronger'a bir de klip çekeceklermiş, klibin yönetmeni de oliver gondry'miş (michel gondry'nin kardeşi). hayırlısı diyoruz.

kaynak: music news - breaking music articles & videos shakira and piqué welcomed their second son just after midnight thursday in a barcelona hospital. billboard
zeus zeus
parçalarında ezberlenmesi zor şarkı sözlerine yer veren bir gruptur nitekim..

örnek bazı parçalardan seçmece yapıyorum;

> around the world

around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world around the world

> robot rock

robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock robot rock !

> oh yeah

everybody dance crazy on the dance everybody dance crazy on the dance oh yeah everybody dance crazy on the dance everybody dance crazy on the dance oh yeah everybody dance crazy on the dance everybody dance crazy on the dance oh yeah everybody dance crazy on the dance everybody dance crazy on the dance oh yeah everybody dance crazy on the dance everybody dance crazy on the dance oh yeah everybody dance crazy on the dance everybody dance crazy on the dance oh yeah...

> make love

make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love make love make love ohh make love !!!

> technologic

buy it, üşe it, break it, fix it, smash it, make it, crap it, gerisini unuttum it, devam et durma........tekrar: buy it, üşe it, break it, fix it, smash it, make it, crap it buy it, üşe it, break it, fix it, smash it, make it, crap it buy it, üşe it, break it, fix it, smash it, make it, crap it buy it, üşe it, break it, fix it, smash it, make it, crap it buy it, üşe it, break it, fix it, smash it, make it, crap it, sıktır it.......................(böyle devam et!)....

bak günahını almışım. technologic zormuş ezberlemesi!
noscho noscho
guy manuel de homem christo ve thomas bangalter tarafından kurulmuş fransız elektronik dans müziği ikilisi. albüm satışları ve müzikal kalite olarak doksanlı ve iki binli yılların en başarılı elektronik müzik ekiplerinden biri olarak bilinir. özellikle doksanların sonlarında popülaritesi iyice artan "french house" akımının en önemli öncüsü olmuştur daft punk.

homem-christo ve bangalter, 1987'de paris'teki lycee carnot'ta (türkiye'nin istanbul erkek lisesi gibi bir şey, en azından ekol olması ve saygınlığı bakımından) tanıştı. o sıralarda ikilinin ilgilendiği müzik, şimdiki tarzları gibi değildi. the stooges, rolling stones, the beach boys gibi gruplar bangalter ve homem-christo'nun en sevdiği gruplardandı. okuldaki diğer bir kaç öğrenciyle demo kaydetmeye başlayan ikili, 1992 yılında laurent brancowitz'in de katılımıyla darlin isimli indie rock/lo-fi tarzındaki grubu kurdu. bangalter ve homem-christo grupta gitarları çalarken brancowitz de bateri çalıyordu. grubun ismi de coverladıkları the beach boys şarkısından gelmekteydi.

darlin', pek uzun soluklu bir grup olmadı. bangalter konuyla ilgili şu yorumu yapmış:

"yaptığımız rock'n roll vasat bir şeydi... 6 ay, 4 şarkı, 2 konser sonrası sona erdi."

darlin' günlerinin ikiliye en büyük hediyesi, garip bir şekilde daft punk'a isim babası olmasıydı. melody maker (ingiliz müzik dergisi) grubun yaptığı müziği "a bunch of daft punk", yani kaba bir çeviriyle "bir avuç aptal punk/punkçı" olarak değerlendirerek bir kaç sene sonra kurulacak olan grubun ismine ilham kaynağı oluyordu.

darlin' kısa bir süre içerisinde dağıldı. laurent brancowitz daha sonra kardeşinin de içinde olduğu phoenix'e gitarist olarak katıldı ve şu anda da aynı grupta müzik kariyerini devam ettirmekte. homem-christo ve bangalter de dağılmadan sonra gitarları bırakıp "drum machine"ler (tam olarak türkçe'ye çevirisi var mı bilmiyorum, bir nevi sampler ama o da türkçe değil) ve synthesizer'larla ilgilenmeye başladı.

bir kaç demo kaydeden ikili, 1993'te paris eurodisney'deki bir partiden sonra (aslında bir rave partisiymiş bu, eurodisney'de olması daha da garip) bu demoları soma records'un kurucularından stuart macmillan'a ulaştırdı. bu demo kaseti daft punk'ın ilk single'ının alt yapısını oluşturdu ve the new wave (bkz: daft punk - the new wave discogs ) soma'dan sınırlı sayıda olmak üzere piyasaya çıktı. single'da the new wave'in iki farklı uzunluktaki editi, assault ismindeki tekno türüne yakın bir parça ve alive (new wave final mix) bulunuyordu. alive daha sonra grubun ilk stüdyo albümünde de yer aldı, ve daft punk'ın temelini oluşturacak müzik tarzı için çok iyi bir örnek teşkil etti. güçlü bir house ritmi, güçlü bir bas ve insanda gerginlik yaratan bir synth melodisiyle alive, dans pistlerinde karizma yapmak için olağanüstü uygunlukta bir parçaydı.

tekrar stüdyoya giren daft punk, onlara asıl şöhreti kazandıran single da funk'ı (bkz: daft punk - da funk first pressings come in a red-orange sleeve. labels colour is lighter than represses. second pressings come in a generic black sleeve. discogs ) yine soma'dan piyasaya sürdü. single'da ayrıca yine ilk stüdyo albümünde yer alacak rollin amp scratchin de b-side olarak yer almaktaydı.

da funk, daft punk'ın yapacağı house/techno/acid birleşimi müziği çok iyi yansıtan bir parçaydı. yine sağlam bir house ritmi üzerine yerleştirilmiş sert bir bas, bu sefer iki akılda kalan gitar riff'iyle desteklenmişti. alive gibi da funk da belki de biraz tekrarcıydı, olabileceğinden daha uzundu fakat bu şarkının büyük bir başarı elde etmesini engellemedi. da funk doksanların en önemli house parçalarından biri olarak kabul ediliyor şu anda.

da funk'ın başarısı, müzik sektörünün de dikkatini çekti. heavenly social'da (ingiltere'de bir klüp, bir çok ünlü elektronik müzik sanatçısı ve grubu kariyerinin bir zamanında burada bir dj setinde ya da en azından seyirci olarak bulunmuştur) dj setlerinde bu parçayı sürekli kullanan the chemical brothers (ki da funk'a kendi parçaları song to the siren'la [chemical beats de olabilir, parça şu anda ulaşamayacağım bir yerde olduğu için kesin bir şey söyleyemiyorum -song to the siren'mış] yaptıkları bir mash-up mix'i de bulunmaktadır), önce daft punk'tan life is sweet'e mix yapmasını, sonra da ingiltere turnelerinde kendilerinin ön grubu olarak çıkmasını teklif etti (ve teklif kabul edildi).

sadece sanatçılardan ilgi görmeyen grup, plak şirketlerinin de dikkatini çekti ve ikiliye imza attırmak için bir çok şirket küçük bir teklif yarışına girdi. önce menajer olarak pedro winter'la (müzik dünyasında busy p olarak bilinir, şu anda ed banger isimli plak şirketiyle avrupa'daki dans müziğinin altını üstüne getirmekte) anlaşan ikili, 1996 eylülünde virgin records'la anlaşma imzaladı. yaptıkları anlaşmaya göre şarkıların hakları virgin'de değil, daft punk'ın kurduğu daft trax'ta olacaktı.

soma'nın başındaki iki adamdan biri olan richard brown, ikilinin virgin'e imza atması hakkında şunları söylemiş:

"onları virgin'e kaptırmaktan tabi ki çok üzgünüz. ama onların gerçekten çok büyük olma potansiyelleri vardı -ki her zaman bunu istiyorlardı- ve bu iki single'da her grubun elde edebileceği bir olay değildi. onlar için çok mutluyuz."

1996 yılında ikilimiz wipeout 2097 (bkz: various - wipeout 2097: the soundtrack booklet features a brief article on each artist, most with photos. this soundtrack album and the actual soundtrack of the video game do not contain... discogs ) isimli oyunun toplama albümüne musique isimli parçayı verdi. daft punk için bu çok önemliydi çünkü aynı toplama albümde yer alanlar arasında the future sound of london, fluke, the chemical brothers, photek, underworld, the prodigy, orbital ve leftfield gibi büyük isimler de vardı.

daft punk'ın ilk stüdyo albümü homework (bkz: daft punk - homework ıssued in a jewel case (transparent tray) with a folding booklet. mixed and recorded at daft house in paris, france. mastered at the exchange in lo... discogs ), 1997'de virgin records'dan piyasaya sürüldü. homework, acid/house/funk/techno ve electronica tarzlarını başarılı bir şekilde harmanlayabilmiş bir albümdü. "all killer no filler" diye tabir edilen, içinde tek bir gereksiz şarkı bile bulundurmayan homework, her parçasıyla insanları dans ettirme potansiyeline sahip olan, ama aynı zamanda da karizmatik bir yapıttı. 95 ve 97'de piyasaya sürülen iki the chemical brothers albümü, 97'deki the fat of the land ve 98'deki moon safari'yle birlikte elektronik müziğin kendisine piyasada büyük bir yer edinmesine yardımcı oldu homework.

"ölmeden önce dinlenmesi gerekilen 1001 albüm listesi"ne giren homework, şu anda doksanların en önemli ve en ilham verici elektronik müzik albümlerinden biri olarak kabul ediliyor.

homework'ten toplam 4 single piyasaya sürüldü:

da funk (bkz: daft punk - da funk cd comes in a cardboard sleeve. (p) & (c) 1996 daft trax under exclusive license to virgin france / virgin records ltd. printed in france discogs ) ilk olarak piyasaya sürülen single oldu. albümden önce zaten piyasada olan da funk'ın yeni versiyon single'ında b-side musique'ti. şarkının çokça ilgi çeken klibinin (bkz:
) yönetmeni spike jonze'du. köpek kafalı bir adamın (charles) hikayesini anlatan klip, new york'ta geçiyordu.

ikinci single, around the world (bkz: daft punk - around the world discogs ) oldu. bu şarkı da da funk'ın başarısını yakalamakta gecikmedi. parçanın albüm versiyonunda tam 144 kere around the world deniyordu. şarkı yine bir bas ve bu sefer vocoder kullanılmış around the world söz öbeği üzerine kurulmuştu. single ingiltere listelerinde 8 numaraya yükseldi ve dans listelerinde bir numara oldu. belki de şarkıyı bu kadar ünlendiren, michel gondry'nin yönettiği videosuydu (bkz:
). klipte dans eden her parça şarkıdaki bir enstrümanı temsil ediyordu.

üçüncü ve dördüncü single'lar da burnin (bkz: daft punk - burnin' all tracks written, composed & produced for daft trax. b-side tracks remixed for double platinum productions. on back sleeve: photos taken from the... discogs ) ve revolution 909 (bkz: daft punk - revolution 909 revolution 909: fight for your right to party taken from the album "homework". ℗ 1996 daft trax under exclusive license to virgin france / virgin r... discogs ) (roland tr 909'a direkt göndermedir) oldu. burnin''in klibini (bkz:
) seb janiak yönetti. klipte roger sanchez ve dj sneak de yer aldı. revolution 909'ın klibinin (bkz:
) yönetmeni ise roman coppola'ydı. şahsi kanaatim, iki şarkının da çok iyi olduğu, fakat revolution 909'ın daha güzel olduğudur.

bu klipler daha sonra (99'da) d a f t: a story about dogs, androids, firemen and tomatoes isimli dvd'de toplandı. dvd'de ayrıca da funk klibindeki charles'ın yer aldığı fresh'in klibi de vardı.

1998 yazında thomas bangalter, iki house efsanesi alan braxe ve benjamin diamond'la beraber stardust'ı kurdu ve grup music sounds better with you'yla ortalığı kavurdu. stardust sadece tek şarkılık bir proje olarak kaldı daha sonra.

homework yıllarında yüzlerini gizleyen ikili, sahneye çıktığında maske takıyordu. zamanla bu durum evrimleşerek grubun simgesi haline dönüştü. ikinci albüm için hazırlanan daft punk, maskeli görünüşünü "robot"lara dönüştürdü. bangalter, bu olayı -biraz da 2000 yılında bilgisayarların çıldırması efsanesinden esinlenerek- şöyle anlatmış:

"robot olmayı biz seçmedik. stüdyomuzda bir kaza olmuştu. tam olarak 9 eylül 1999'da, saat sabah 9:09'da, sampler'larımızla çalışırken. kendimize geldiğimizde robotlara dönüştüğümüzü farkettik."

robot kostümleri 2000'lerin başlarında tony gardner, daha sonra da hedi slimane tarafından tasarlandı. kostümlerin ilk versiyonları (bkz:http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/6/63/Daft_Punk.jpg, ikinci versiyonlarına göre (bkz:http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/f/fb/Coachella-Daft-Punk-2006.jpg nispeten daha süslüydü.

albüm çalışmalarına hız veren ikili, 2000 yılında ikinci stüdyo albümünün habercisi olan one more time'ı (bkz: daft punk - one more time discogs ) single olarak piyasaya sürdü. parçadan da anlaşılacağı üzere, daft punk tarzını -alt yapıyı çok fazla değiştirmeden- 70 ve 80'lerin diskosuna, synthpop'a kaydırmıştı. ayrıca şarkıda romanthony tarafından yazılmış ve seslendirilmiş sözler (bol vocoder ve auto tune efektiyle birlikte) de vardı ki bu bir daft punk şarkısı için çok garip bir şeydi. yine de one more time çok beğenildi ve ingiltere single listesinde iki numaraya kadar yükseldi. one more time'ın klibi ise (bkz:
) leiji matsumoto tarafından yapılmış anime tarzında bir videoydu; ki bu tarz ikinci stüdyo albüm boyunca devam edecek, sonunda da animenin tamamı piyasaya sürülecekti.

ikinci stüdyo albüm discovery (bkz: daft punk - discovery ıncludes daft club membership card with expiration date 12/02. (p)&(c) 2001 daft life ltd., under exclusive license to virgin records ltd. made in ... discogs ), 2001'de piyasaya sürüldü. albüm gerçekten de one more time'ın tarzını devam ettiriyordu: daft punk müzikal olarak rotasını 90 derece çevirmiş, fakat hala aynı düzlemde hareket ediyordu. chicago house gitmiş, yerine 70-80'ler disco'su ve synthpop gelmişti. albümde bolca sample kullanılmıştı ve bir çok parçada vokal performansı vardı. daft punk dinleyicileri şaşırtmıştı, fakat albüm kalite olarak homework'ten aşağı değildi. müzik eleştirmenleri ise ikiye bölünmüştü: bir kısmı discovery'nin olağanüstü bir albüm olduğunu ve daft punk'ın homework bölüm 2'yi yapmamış olmasının aslında çok iyi bir şey olduğunu savunurken; diğerleri ise daft punk'ın yaptığı müzikten eser kalmadığını ve bu synthpop tarzından acilen vazgeçmeleri gerektiğini düşünüyordu.

kendi düşünceme gelirsem... discovery bence homework'ten çok daha kıpır kıpır, daha şeker, daha hareketli bir albüm. tarz değişikliği kötü bir şey değildir ve daft punk da bunu gayet iyi kotarmıştı. fakat bana göre albümün tek sorunu, homework gibi türleri birbirine karıştırmıyor oluşuydu. discovery tek yöne odaklanmıştı. ama işini olağanüstü yapıyordu. bugün bir partide homework'ü mü discovery'yi mi çalarsın diye sorsanız, %60 discovery derim. ama homework, türe getirdiği yenilikçi bakış açısı ve uygulamasıyla discovery'den daha "klasik" bir albümdür bana göre.

discovery'den one more time'la birlikte üç single piyasaya sürüldü:

aerodynamic (bkz: daft punk - aerodynamic ıssued in a glossy cardboard sleeve. published by zomba music for world excluding france delabel editions / daft music for france the copyright in ... discogs ) müthiş bir gitar melodisine (arpej) sahipti. digital love'da (bkz: daft punk - digital love discogs ) vokaller daft punk'a, sözler dj sneak'e aitti. harder better faster stronger ise (bkz: daft punk - harder better faster stronger track 3: remixed [...] for star trak entertainment pharrell williams appears courtesy of virgin records track 4: remixed & additional production [.... discogs ) albümün belki de en ünlü parçası oldu. "harder better faster stronger work it harder make it better do it faster makes us stronger more than ever hour after hour work is never over" sözleriyle bir çok fragmanda, reklamda kullanıldı. özellikle parçadaki sample ve auto tune kullanımıyla benim de favorimdir bu parça.

dört single'ın kliplerinin tamamı, leiji matsumoto tarafından yapılmış ve anime tarzındaydı. daha sonra albümün tamamının soundtrack'i olduğu interstella 5555: 5story of the 5ecret 5tar 5ystem piyasaya sürüldü. interstella 5555 bütün discovery albümü için çekilmiş bir animeydi. promosyonu yapılırken "the animated house musical" ibaresi kullanıldı.

albümün son üç single'ının videosu şunlar:
aerodynamic: (bkz:
)
digital love: (bkz:
)
harder better faster stronger: (
)

daft punk, discovery'den sonra bir canlı albüm ve bir de remix albümü yayınladı.

2001'de çıkan alive 1997 (bkz: daft punk - alive 1997 no tracklisting is included with the release. ınstead, some daft punk stickers are included inside the jewel case. all tracks recorded live in birm... discogs ), ikilinin 97'de birmingham'da verdiği konserin 45 dakikasından oluşuyordu. kesin bir tracklist olmamakla beraber, albümde şarkı ayrımı da yoktu zaten. piyasaya sürüldükten 3 ay sonra üretimi durdurulan alive 1997, ikilinin canlı performans mantığını çok iyi bir şekilde aktarıyordu. diğer elektronik müzik sanatçılarından farklı olarak daft punk, şarkılarını çokca değiştiriyor ve diğer parçalarla birleştiriyordu.

şu anda orjinal olarak bulunması çok zor olan alive 1997'yi 2006 yazında akmar'daki bir dükkandan 12 ytl'ye almışlığım vardır ayrıca.

2003 yılında çıkan daft club ise (bkz: daft punk - daft club enhanced section contains a link to www.daftpunk.com. ℗&© 2003 daft life under exclusive license to labels, a division of emı music france. made an... discogs ), aynı adlı internet servisinden satılan remixlerin toplandığı bir albümdü. genel olarak discovery zamanının şarkılarını içeriyordu (fakat gariptir ki albümün en dinlenebilir şarkısı basement jaxx'ın phoenix remixiydi ve phoenix de homework'te yer alıyordu). açıkcası hiç kimseyi tatmin etmeyen bir toplamaydı, çok da ilgi görmedi zaten. (hatta daha da ileri gideyim, bu albümde digital love'ın boris dlugosch mix'i vardır ki şarkının tamamı neredeyse aynıdır. o remixle adam para kazanıyor bir de. yuh ulan!)

daft club'ın en güzel eleştirisi de pitchfork'tan gelmiştir bence: (bkz:http://www.pitchforkmedia.com/article/record_review/16832-daft-club

2005'e kadar ortalıkta gözükmeyen daft punk, 2005'in mart ayında üçüncü stüdyo albümü human after all'u (bkz: daft punk - human after all ℗&© 2005 daft life under exclusive license to virgin records ltd/virgin music, a division of emı music france. printed in eu. track 3 contains a sa... discogs ) piyasaya sürdü. human after all, yine daft punk'ta bir tarz değişikliği olduğunu gösteriyordu. bu sefer minimalizm ve rock müziğe french house ekleyen ikili, discovery'de olduğundan daha farklı bir tepki almıştı. albüm genel itibariyle beğenilmemişti ve "çok fazla tekrarcı" olmakla eleştiriliyordu. kişisel yorumuma gelince; bence de daft punk bu albümde yapmak istediğini tam olarak yapamamıştı. içindeki şarkılar güzeldi fakat 58 dakikalık bir albüm olacak kadar iyi değildi. human after all'dan en fazla yarım saatlik materyal çıkardı ve bu insanları sıkmazdı. fakat tekrarcılık bu sefer daft punk'a yaramamıştı ve human after all ne yazık ki sinir bozucu bir yapıt olarak hafızalarda kaldı.

küçük bir not: albüm sadece 6 haftada kaydedilmiş.

human after all'dan çıkan single'lar ve klipleri sırasıyla şöyle:

robot rock: (bkz: daft punk - robot rock contains replayed samples of "release the beast" originally performed by breakwater. tracklist on this cd erroneously lists "maximum overdrive" on ... discogs ) (bkz:
)
technologic: -ki 4 single arasında en çok ilgi çekendir, ipod reklamlarında kullanılmıştır- (bkz: daft punk - technologic discogs ) (bkz:
)
human after all: (bkz: daft punk - human after all discogs ) (klip çekilmedi)
the prime time of your life: (bkz: daft punk - prime time of your life discogs ) (bkz:
)

kliplerin yönetmeni de daft punk ayrıca.

beyaz perde üzerindeki çalışmalarına da ağırlık veren daft punk, 2006 yılının cannes film festivalinde gösterilen electroma'yı yarattı o sene. istanbul film festivali kapsamında izlediğim electroma'da daft punk'ın kendi müzikleri değil, brian eno, todd rundgren gibi isimlerin müzikleri bulunmaktaydı. ikilinin yarattığı robot alter egolarıyla ilgili, güzel bir filmdi electroma fakat deneyselliği nedeniyle (human after all gibi tekrarcı bir filmdi) beni biraz germişti.

2006'da daft punk bir remix albümü ve bir toplama albüm daha yayınladı.

human after all remixes (bkz: daft punk - human after all ~原点回帰 -remixes- discogs ), daft club'a göre çok daha fazla ilgi çekti. içinde digitalism, basement jaxx, sebastian, justice, erol alkan gibi isimlerin yaptığı mixleri barındırıyordu. hatta albümün kendisinden daha güzel olduğu bile söylendi bir ara. toplama albümün adı ise musique vol 1 1993 2005'ti. (bkz: daft punk - musique vol. 1 1993-2005 (special limited edition) discogs ) içinde neredeyse tüm daft punk single'larını barındıran toplamanın dvd'li versiyonlarında ikilinin tüm klipleri ve ekstradan robot rock'ın maximum overdrive versiyonuna çekilmiş klip (bkz:
) de bulunmaktaydı.

normalde "daft punk da 3.albümden sonra bozdu yeeaaaaa" denmesi gerekirken, ikilinin popülaritesi şu anda kesinlikle zirvede. bunun temel olarak iki sebebi var:

ilk neden, 2005'te başlayan ve bir çok müzik eleştirmenine göre "gelmiş geçmiş en iyi elektronik müzik şovu" olarak adlandırılan alive 2005-06-07 dünya turnesi. turne kapsamında 2007'de türkiye'ye de uğrayan ikili, turun ilk konserini coachella'da verdi. bu konser bootleg olarak internette dolaşmaya başladı ve asıl daft punk eğlencesinin canlı performans olduğu ortaya çıktı. ikili, konserlerinde adeta bir best of yapıyordu - parçalar mash up tarzında ve ekstradan eklenen melodilerle birleştiriliyordu. böylece human after all'daki rezil parçalar bile bir dans müziği klasiği haline geliyordu. görsel olarak da daft punk'ın şovu rakipsizdi. yaratılan piramit, şahsen benim daha önce herhangi bir konserde görmediğim bir şeydi, ve kesinlikle kullanılan ışık efektleri bunu gelmiş geçmiş en iyi sahne dekoru yapıyordu. (bisten bahsederken bile ürperiyorum, kendiniz görmelisiniz)

sahne fotoları şunlar:
(bkz:http://www.tranism.com/weblog/images/daftpunk-pyramidsetup.jpg
(bkz:http://sineadgleeson.com/blog/wp-images/daftpunk1.jpg
bisten bir görüntü: (bkz:
)

seçme videolar da şunlar:
(bkz:
)
(bkz:
)
(bkz:
)
(bkz:
) (bu da bis)

ikili bu turun kapsamında alive 2007 adında bir canlı performans albümü de çıkardı (bkz: daft punk - alive 2007 limited deluxe edition of alive 2007 tour that comes in a sturdy cardboard digipack with a 54 page booklet containing photographs of the event. rec... discogs ). "canlı bir albüm olsun ve beni yerime oturtmasın" diyenlerin kaçırmaması gereken bir albüm alive 2007. açıkcası sadece daft punk'ın kullandığı teknikler için bile alınır, dinlenir. ne yazık ki bu albümün görselli versiyonu olmayacak ama. bangalter "insanların youtube'a koyduğu yüzlerce video, bizim yapacağımız tek dvd'den daha etkili oluyor" demiş. külahıma anlatsın.

ayrıca alive 2007'deki harder better faster stronger / around the world performansı için de bir single çıkardı (bkz: daft punk - harder better faster stronger (alive 2007) publishers zomba music for world (except france) - daft music/delabel editions for france "harder better faster stronger" contains a sample from "c... discogs ) ikili, videosu da yukarıdaki seçme videoların ilkidir.

popülaritenin artışındaki ikinci büyük neden ise, daft punk'ın kanye west'e verdiği harder better faster stronger sample'ı. kanye west şarkısı stronger'la ingilterede bir numara oldu. ayrıca ikili şarkının klibinde de yer aldı. 2008 grammy ödüllerinde kanye west, şarkıyı piramitin içindeki daft punk'la beraber canlı seslendirdi. bu daft punk'ın ilk tv performansıydı ayrıca. (ne yazık ki performansın videosu youtube'dan telif hakları sebebiyle kaldırılmış, stronger videosu ise şudur: (bkz:
))

editius: youtube'dan kaldırılmış ama... (bkz:
)

evet, daft punk 1993'ten 2008'e budur. 2009 gibi yeni bir albümleri gelecek, biz de o zamana kadar elde olanları dinleyip tepinmeye devam edeceğiz.

daft punk candır.

kişisel not: bu şarkı tüm sevenlere gitsin: (bkz: something about us)

bir de tabi kaynaklar:
(bkz: wikipedia)
(bkz: allmusic)
(bkz: discogs)
rasmus rasmus
çakma power rangers kılıklı grup. güzel şarkıları vardır, orası ayrı. (en güzeli `something about us) 2000'lerin başlarında şarkılarını ilk duyduğumda "balon köpüğü etkisi" demiştim ama öyle değilmiş.

grubun power rangers ile benzerliği kadar trajik bi mevzu da şudur ki, tüm dünyada "kanye west'in şarkısından * arak yapmışlar olm" diye dolanan tipler türemiş, grubun karizmasını yerle bir etme teşebbüsünde bulunmuşlardır.
aduket aduket
"televisiooooon rules the natioooonnn" diye başlayan coşma garantili canlı performansları, robotlu, mumyalı, animeli klipleriyle en başarılı elektronik müzik
gruplarından birisidir. favorim ise pek duyulmamış ama benim gönlümün bir incisi face to face parçalarıdır.
2 /