dağ

3 /
nickeledeon nickeledeon
öncelikle nefesi askerde, dağı asker arkadaşıyla izmirde seyretmiş biri olarak kesinlikle nefes'den daha iyi olduğunu düşündüğüm filmdir. milliyetçi hislere sahip olmayan biri olarak askerde poşet statüsüyle yemekhanenin arkalarında nefes filmini izlerken (8e4ler en öndeydiler) askerlerin birbirleriyle kanka olması hiç devre farkı gözetmeksizin bir arada olması saçma sapan gelmişti. hiç değilse bu filmde devrecilik iyi bir şekilde işlenmiş. keşke birkaç uzun ve kısa dönemlerden asker daha yer alsaydı dizi de çatışmalar daha güzel anlatılabilinirdi.
nefesle kıyaslamanın dışında saçma milliyetçi bir filmdir (gerçi böyle olacağını biliyorduk ama asker ağzını hatırlayalım güleriz diye gitmiştik, haksız çıkmadık). kız arkadaşla eşle gidilmemesi tavsiye edilmektedir çünkü içinde birçok askerde kullanılan küfürlerden barındırmaktadır (anladınız siz onu)ve kızları rahatsız etmesi olasıdır.
ufuk bayraktar oscarlık performans sergilerken diğer oyuncular sırıtmayan bir oyunculuk sergilemişlerdir. yalnız kısa dönem zengin çocuğumuz bir taraftan gece hayatı dorukta bir taraftan inek bir öğrenci ki lisansda aldığı derslerdeki savaşları panik halinde hatırlayabilecek seviyede bilgili olması dolayısıyla bana pek gerçekci gelmemiştir. son olarak bu zengin çocuğun kız arkadaşı da tam bir kaşardır. muhtemelen kısa dönemimiz aralık celbidir ve hatun yılbaşına kendisine yeni bir sevgili yapmıştır.
son olarak 2 askerimiz telsiz kulesinde teröristi öldürdükten sonra humanist konuşmalar gerçekleştirirken, en sonunda "bir ölür bin dirilir" sloganıyla hümanizmin içine etmişlerdir.
tossun pasa tossun pasa
tüm eksik, hata ve kusurlarına rağmen farklı bir senaryo ve etkileyici geröekleri beynime kazıyan film.
hafif bir militarizm olsa da komik bir milliyetçiliğe büründürülmediği için ve senaryonun arka planında kaldığı için sineye çekilebilecek dağ gibi film.
macgyver macgyver
telsiz konuşmaları ile açılış sahnesinden itibaren ister istemez nefes filmini hatırlatıyor. dağ manzarası ve bulutlar görsel olarak güzel bir kompozisyon olmuş. rütbeli askerler oyunculuk olarak tanınan ve başarılı isimler. ufuk bayraktar hep aynı karakteri canlandırıyor olsa da bu rolün adamı olduğu kesin. diğer elemana gelince oyunculuk olarak kayda değer bir duruş sergilediğini düşünmüyorum.

filmin geneli bana akıcı gelmedi. türkiyenin en önemli gündem maddelerinin başında gelen bir konuda çekilmiş olmasa izlemezdim. b filmleri kadar kötü olmayabilir hatta efekt olarak ortalamadan daha başarılı ama ince kırmızı hat ile kıyaslayabileceğiniz bir film değil.
bnml sssz knş bnml sssz knş
mükemmel olmayan, ancak çok da kötü olmayan iyi film.

şu da var;

içerisinde bizim memleketi anlatan enfes bir fıkra geçiyor.

-- spoiler içerir --

yüzbaşı alıyor karşısına kısa dönem askeri ve soruyor;

- ne mezunuydun sen?
+ tarih komutanım. ama ne iş olursa yaparım.

asker öyle deyince yüzbaşı gülümsüyor ve şöyle devam ediyor:

- bir alman, bir italyan bir de türk; bir otelde kalmışlar. hepsinin otel odasında cillop gibi böyle yavru bir fransız hizmetçi, bir de ütü bekleyen çamaşırlar varmış. alman; odasına girince önce ütüyü yapmış, sonra kızla sevişmiş. sonra da gururla; "biz de önce iş, sonra aşk gelir" demiş. italyan tam tersi; önce kızla sevişmiş, sonra ütüyü yapmış. "biz de önce aşk, sonra iş gelir" demiş. sıra bizimkine gelmiş. türk; kızı bir güzel domaltıp ütüyü yaptırmış. valla demiş "bizde iş yapanı sikerleeerr..."

-- spoiler içerir --
berduj berduj
ilk 15-20 dakikası hariç askerlik yapmamış kişilere hiç bir şey ifade etmeyecek film.

çekimleri güzel, gerilim kısımlarında insanı gerebilen, geçmişe dönüşleri yerli yeride. tek kusuru askerlik yapmamış insanlara bir şey ifade etmeyecek şekilde düşünülüp çekilmesi.

edit:
şimdi diyeceksin ki niye bana bir şey ifade etmesin?
kısa dönem askerlik yapıyorsan istersen sürüm sürüm sürün, boynun altında kalsın, hatta boyun posun devrilsin sorun yok, çünkü kısa dönem askersen en eziyetli işleri yapman uzun dönem askerlerin gözünde senin poşet olman gerçeğini değiştirmez. sanki pezevenk herif memleketi kurtarıyor senden fazla süre askerlik yaparak.

filmde bir eski kız arkadaş arama bölümü var ki anlaman asla mümkün değil. o yalnızlıkta, esarette sanki telefon açar açmaz sana salya sümük ağlayarak aşkını itiraf edecekmiş gibi gelerek arıyorsun eski kız arkadaşını, ağzının payını alıyorsun kısa bir konuşma sonrası.

anne konusu ise en hassası, giderken ağlamamak için annesine sarılmadan giden bilir be.
sosyal medya uzmanı sosyal medya uzmanı
not: spoylir alt kısımdadır. başlangıçta spoylirlik bir şey yok.

filmin sonunda geçen ekibi baz alarak konuşuyorum.

makyözün de kostümden sorumlu olmasıyla içler acısı saçma sapan bir görüntü oluşmuş.

karakol komutanı olduğunu düşündüğümüz yüzbaşı ve bölük astsubayı olduğunu düşündüğümüz kıdemli başçavuşun da ikisinin de gömleklerinde spolet olması gerekirken ikisinde de yok. yüzbaşı bile filmin bir yerinde poşet oğuz ile kırık bekirin kavgasından sonra yüzbaşı sizin ornek olmanız gerekirken yaptığınız şeye bakın diyordu fakat daha filmin kostümleri bile ofsayt. filmin sonuna doğru görünen ustegmen de bile yoktu.

yüzbaşının gömleğinden belli oluyor gömleğinin normalde bir er gömleği olduğu üzerine rütbe diktirildiği. koskoca sette bir allahın mulu yokmuymuş bunu görebilen anlamıyorum.

ulan birgün birliğe gelen bir subaya sormuslugum var benim hacı senin spolet nerede diye. spolet bir subayın olmazsa olmazıdır. seni insanlar öyle tanır, öyle bilir.

spoylir içerir.


filmin içeriğine girecek olursak bir poşet ile bur uzun dönem askerin arasında geçebilecek kavgayı mesela çok iyi anlatmışlar. bazı arkadaşlar açık havada nişancının iskalamasina imkansız demişler fakat filmde oranin hakkari olduğunu farzederek konuşursak ıskalamak gayet normaldir.

filmdeki diğer saçmalık da hakkari'nin dağlarında askerlik yapanların zaten çarşı izni yoktur. ulan adamlar orada daha rütbelilerini izine gönderemiyor askerini çarşıya nasıl gönderecekler.

başkalarını bilmem ama ben beğendim.
tusker tusker
askerlik kısımlarının dışında olan çekimlerin ve anlatılmak istenenlerin gerçek bir dille acımasızca ortaya konduğu film.
turunç turunç
+ geçen eve gidiyorum bir böcek gördüm kaldırımda.
- eee
+ lan üstüne basmadan geçtim gittim tabi böceğin, sonra durdum düşündüm, pat döndüm gittim geriye.
- olum yoksa ona da mı çıkma teklifi ettin?
+ lan yok bak yemin ediyorum düşündüm dedim ki, ulan bu böceğin üstüne basmadan geçip gitmek mi marifet? yoksa geri gidip buna yardım etmek mi? döndüm geri, aldım böceği yerden, dedim ki karşıdaki çalılığa götürdüm; ''benim dedim sana yapabileceğim bu, bundan ötesi benim elimden gelmez, allah yolunu açık etsin'', yaa!
- böceğe dedin?
+ yani, böceğe, bakma insanlarla bazen sorunlar yaşıyoruz.
- iyi demişsin, ilginç olmuş gerçi. lan olum bu adamda boş, lanlı munlu bir adam değil yani.
+ sonra düşündüm gerçi, lan dedim belki intahar etmek istiyodu, yolun ortasında öyle durmuş ya. neyse, iki şekilde de sevap işlemiş olduk.
- boşver bekir baba, iyi yapmışsın, hadi devam..
behlülkaçar behlülkaçar
-----------$poiler---------------------------------------$poiler---------------------------------------$poiler---------------------------------------$poiler----------------
asker : komutanım çok garip.
komutan : ne garip oğlum konuş benimle, konuş benimle anlat anlat bakalım.
asker : ölmek.
komutan : ne ölmesi oğlum kimse ölmüyor.bırak şimdi onu ölmek yok.
asker : yaşarken hep geçmişi düşünüyoruz. anılar , hatalar ancak ölürken şimdinin değerini anlıyoruz.

- dağ filmi son sahnesi..

---------------------$poiler---------------------------------$poiler----------------------------------$poiler----------------------------------$poiler----------------------
3 /