darülaceze

finch finch
osmanlıca bir tamlama olan dar'ül-aceze, "acizler evi" anlamına gelir. adından da anlaşılacağı gibi, yardıma muhtaç insanların ihtiyaçlarının karşılandığı devlet kurumudur. ayrıntılı bilgi için:

darulaceze
elensar elensar
çok güzel bir bahçesi vardır. oradaki yaşlılara, düşkünlere ya da engellilere çok iyi bakılmaktadır. öyle televizyonlarda görülen yaşlılara eziyet edilen huzur evleriyle karıştırmamak gerekir.orada hiçbir şeyleri eksik edilmiyor insanların
orada kalanların tek ihtiyacı senin benim gibi gençleri görmek, az bile olsa bir muhabbet etmek, unutulmadıklarını hissetmektir.
karamelize ekmek karamelize ekmek
bir bayramda gitmiştik buradaki yaşlıları görmeye. anlattıklarına göre çoğu orada kalmak istemiyor fakat gidecek daha iyi bir yerleri yok. aileleri sahip çıkmadığı için darülacazede kalmak zorundalar. çok iyi bakılmadıklarını düşünüyorum bu insanların. yoksa bu kadar dert yanmazlardı herhalde. ama gerçekten herkesin en az bir kere gitmesi gerekiyor bence onları görmeye, ellerini öpmeye. kimin ne olacağı belli olmaz. hepimiz yaşlanacağız fakat umarım onlar gibi yalnızlığa ve çaresizliğe mahkum olmayız.
karamuratbenim karamuratbenim
"acizler evi" diye bilinen ve acizlerin evi olan bir kurumdur ..ama bir iş adamı 1000 parçalık elbise yardımı yapmış, ordaki iki - üç görevli !! bunları kalkıp satmış..sikeyim yetim hakkını, sikeyim ahlakı, sokayım vicdana .. lan bu bağış bee.. acizler için bağışlanmış bir bağış .. kurban derisi değil; deniz fenerine, türk hava yollarına gidecek.. direk acizlere gidecek giyim eşyası ..acizlerin giymesi için giyim eşyası ..terk kelime ile terbiyesizlik... mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış.. mustafa balbay ın kulakları çınlasın ..çalan tutuksuz yargılanıyor, düşündüğü ima edilen tutuklu ..

sabri özel'in bağışlarını fatih'te sattılar gökhan karakaş istanbul işadamı sabri özel'in kendi çabasıyla ortaya çıkarttığı olay şöyle gelişti: sabri özel, mart ayının ilk haftası istanbul bü... milliyet
biloperat biloperat
'bir ana 10 evladını yetiştirir 10 evladına bakar ama o 10 evladı 1 anaya 1 babaya bakamaz.'

bu akşam, akşam haberlerinde darülacezede yaşayan bi amca söyledi bu cümleyi. bayramda ziyaret değil telefon dahi edilmeyen kişiler onlar.

insan yaşlandıkça yeni yetenekler kazanıyor. bunlardan biri de farkedilmezlik, görünmezlik. toplum olarak kazandırıyoruz bu yeteneği yaşlılara.

hayat zor. hayat onlara daha da zor.
cd temizleme bezi cd temizleme bezi
burada çalışan görevlilerin içlerinde çok ciddi orospu çocukları var. hani içlerinde dedim ki herkesin günahını almayayım, bu başlığa küfür gitmedi ama öyle.

orada kalan o 'misafirler' ne yaparsa yapsın senin bir harekette bulunmaman gerekir, söz bile söyleyemezsin bence. ama oradaki 'misafirleri' döven, iten, tartaklayanlar var ve işin daha acı tarafı bu dövülen 'misafire' "siz söyleyin onun ismini, biz olayın üstüne gideriz" dediğiniz zaman "yavrum kimsenin ekmeğiyle oynamak istemem, ismi bende kalsın" demesi.

bence orada kalan 'misafirler' allahın sevgili kulları. çektikleri her türlü hastalık, acı, zorluk günahlarına kefaret oluyor ve günahsız bir şekilde rahmete kavuşuyorlar. başka bir açıklama, teselli bulamıyorum.
devilish devilish
her insanın gidip, görmesi gereken yerlerden. insanların kapıdan girdiğiniz andan itibaren çevrenizi sarması, geçmişte yaşadıkları hikayeleri anlatma çabası, hayır duaları, güleryüzleri, masumca bakışları çok acaip bi' duygu. anlatılmaz yaşanır denilen olaylar silsilesi bu olsa gerek. hayatımız da her ay trafikte boşa geçirdiğiniz onlarca saat içerisinden 1 saati oradaki insanlara ayırmak, hem bizi hemde orada bizleri bekleyen yaşlılarımızı oldukça mutlu edecektir. bu arada okmeydanı darülaceze'ye giderseniz muhakkak, türkan teyze, hüsnü amca ve kangalı görün derim.