delikanlı

1 /
culdesac culdesac
"çekmiş esrarı, gözleri kanlı
yürüyor sokakta delikanlı
bakışları mahzun ama belalı
hayata küsmüş, dostlarına sevdalı
bedeni dikişli, yüreği yaralı
boş gezmez belinde silahı
belalı bir kul ama yüreği sevdalı"
pingus pingus
adı üstünde deli kanlı. kanın en deli hali hali ile damarlarda aktığı dönemi kapsayan isimdir. filoloji uzmanı olmassam da bence bu dönemi tanımlayan en güzel sözcüktür dünyada... (bkz: güzel türkçemiz)
season of change season of change
bileği güçlü, belinden 14’lüsü, paçasından sustalısı, ağzından argosu ve sigarası eksik olmayan, karşı cinsi attığı kesiklerle bunaltan, gömleğinden kılları, ökçesine basılmış ayakkabılarından topukları fışkıran, bakımsız, dövmeye, ölmeye ve öldürmeye hazır, yanık sesiyle aşk, ihtiras ve çaresizlik tümceleri-türküye haksızlık etmek istemem-çığıran bir tür. bilimde, sanatta, sporda başarı kaydetmiş, ulusça bizi gururlandıran tek bir örneği yoktur delikanlının.

mustafa kemalin cumhuriyeti emanet ettiği, duyarlı ve sorumlu (türk) gençliğin alternatifidir delikanlılık kültürü.

http://www.siyasitarih.com/dosyalar/delikanli.htm
troke troke
sabun ya da sore 'un en bomba parçasıdır.

caddelerden caddelere koşarım
yoluma çıkana kafa atarım
manitama bakanı pataklarım
ben bu civarların delikanlısıyım

takımıma laf atanı döverim
pilav üstü kuru, turşu, bir ekmek yerim
hergece meyhanede demlenirim
delikanlı dedinmi akla ben gelirim

mükemmel bir insan
yarattık sonunda
duygusuz merhametsiz
hayalleri olmayan
sahte bir kahraman
öfkeli tüm dünyaya

ana,bacı namusumdur
boştur gerisi
pederin parasından
ne fayda gördüm ki
sabah akşam jiletlerim kendimi
eroinle, nargileyle
kafam oniki

sporumuda yaparım
futbol oynarım
gollerimi arka arkaya sıralarım
maç bitince üstüne cigara yakarım
keyfe bak be
ben buraların kralıyım
favorius favorius
eskiden genç erkekler ya yiğit olurdu ya da efendi. yiğit olanlar sahip olduğu değerleri dürüstlük, şeref ve cesaretle korurlar, hakka ve adalete sahip çıkarlardı. sonra delikanlılık çıktı karşımıza. yiğitliğin cesaretini sadece kavga, dövüş ve racon kesmedeki cesaretten ibaret sanıp, hak, hukuk gibi değerlere itibar etmeyen, güçlünün haklı olduğunu sanan kimseler. üstüne üstlük medya da genç damarlara enjekte ettiği bu delikanlılık kültürünü ve genç beyinlerin algı dünyasının dışında kaldı geçmişin bu örnek alınası değerleri. ve şimdi elimizde beş para etmez delikanlılar kaldı sokakları polat alemdar edası ile adımlayan.
soldier in the army soldier in the army
ben düşler tramvayına binerken şehrin
pırıl pırıl bir ay doğmuş olurdu dünyaya
hanem aydınlanır annem uyanırdı
babamın serçelenmiş ayakları saçılırdı
ufak tefek sokaklara
ben sokaklara borçluydum çocukluğumu
bolluk günleri miydi babamın elinde ay ışığı
bir de dolu file, dönerdi eve,
benim yakınımdaydı
ekmek parası, gökyüzünün teri, salıncaklar,
ben çekidüzen verirdim eski dünyaya
biraz umutsuz, az ironik, bir parça kırılgan
yağmuru bol kış akşamlarında
dip odalarda kısa pantolonlu aşık
bağbozumuydum ben duygularım karmakarışık

ben aşkla ödeşir düet sona ererdi
zambak gibi sözcüklerden oluşan
nasılsa yağmur yağardı tenha vakitlere
seke seke yürüyüşünden tanırdım
yağmuru, seni, baş dönmesi serüveni

yağmurun iplerinde törendi beyaz gemi.


ahmet ada
burnundan kıl aldırmıyor burnundan kıl aldırmıyor
dostoyevski delikanlımız aracılığıyla kadınlara olan nefretini belirtmiştir;

"her erkek, mesela, yolun sağ tarafından geçildiğini bilir, karşılaşınca da hemen sapar, o sağa ben sağa. bayanlarsa, yani kadın, (ben kadınlardan konuşuyorum),- sanki siz muhakkak kenara çekilerek yol vermek zorundaymışsınız gibi, üzerinize doğru gelir, hattâ sizi görmez bile... zayıf bir yaratık olması bakımından kendisine yol vermeye hazırım, ama neden bunu kendisine verilmiş bir hak sayıyor, neden benim ille böyle hareket etmek zorunda olduğumdan o kadar emin bulunuyor? işte insanın gücüne giden de bu !bir kadınla karşılaştığım zaman hep yere tükürürüm. üstelik bir de alçak görüldüklerini söyleyerek eşitlik istiyorlar."

hadi hadi hastalığına verin,milyonlar aşık zaten ona.

ayrıca
(bkz: hakan balamir)
1 /