deniz baykal

67 /
kuda kuda
tamam siyasetçi. tamam, emaaaaaaan politikacı işte. ama biraz farklı. ülkenin mukadderatı söz konu olduğu dönemlerde, çok ince noktalarda çok büyük zangırtı ile dik durmuş, sözünü söylemiş, ters köşe etmiş biridir. (lan bir de ne zaman karşılaşsak hem janti hem de beyefendi)
sisice sisice
kayitlara göre 1850 lerden beri antalyalı olan babam az önce kendisine bir beddua salladı.
" ulan deniz öldüğünde kolların dışarıda kalsin, gelen giden eşek baglasin. bunları başımıza sen sardin "
basimiza kimleri sardı acaba?
iş bitiren frank iş bitiren frank
ana muhalefet partisinin sembolik ve gereksiz milletvekili.
kendi ihtiyacını gidermekten aciz bir insanı vekil yapmak hangi akla hizmet, hangi devirde yaşıyoruz.. anlam veremiyorum. bu kafayla gidilirse bir sonraki seçimde yine vekil olacak şahıs.
ilk %50 'yi boş verin, chp ye oy veren insanlara yazık, mecliste 1 koltuk boş kalıyor. verilen maaşa değinmedim bile..

not. doğruları söylemek birilerinin zoruna gidiyor, acizlik kötü şey. bu adamdan medet bekliyorsunuz ya halen.
toprakta adı kalan adam toprakta adı kalan adam
genç arkadaşlar bilmez, erdoğan ve gökçek'i 2 büyük kentin başına musallat eden 2 kişiden biridir kendisi, diğeri ise üzgünüm ama ecevit...

27 mart 1994 yerel seçimlerinde, dönemin en büyük sosyal demokrat partisi shp; ankara'da korel göymen, istanbul'da ise zülfü livaneli ile seçimlere katıldı.

ancak baykal ve ecevit, küçük olsun benim olsun hizipçiliğiyle 2 kentte de aday çıkarttılar ve sosyal demokratlar yüzde 30'un üzerinde oyla alabilecekleri seçimleri refah partisine kaybettiler.

oranlar ise şöyleydi:

istanbul:
shp % 20.3
dsp % 12.3
chp % 1.40

refah (erdoğan) % 25 ile belediye başkanı

ankara:
shp % 26.8
dsp % 7.76
chp %2.09

refah (gökçek) % 27.3 ile belediye başkanı

sonrası malum, kıl payıyla, çöplüklerde çıkan oylarla ve ecevit ile baykal'ın hizipçiliğiyle seçilen bu 2 adam 2 kenti nihayetinde de malum olanı ülkeyi ne hale getirdi.

dolayısıyla baykal, erdoğan'ın siyasi yasağının kalkmasıyla değil,asıl 1994 yılında yaptıklarıyla hatırlanmalı ve umarım bir süre daha ölemez!
azwepsa azwepsa
kaset skandalı ile aktif siyasetten silinip atıldı. bence burada asıl skandal olan karısını aldatması değil. karısı zaten affetti, bizlik bi durum yok. "karısını aldatan adam bizi de aldatmaz mı?" kuşkusu dışında bize giren çıkan olmaz. zaten savcı sayan'ın hıçkırıkları arasında susturdular. kuşku duyulacak laf da edemedi.

asıl büyük skandal o aldatma hikayesinin arkasında ört pas edildi. bu skandal baykal ile ilgili değil chp ile ilgiliydi. partinin, bir alternatif olarak, güvenilirliğini en fazla sarsacak olaylardan biri oldu.

olay şu: tayyip'in şoförünün milletvekili olması torpilciliğin, tek adamın keyfine göre idaresinin, kendisine tabiat etmiş bir kitle kurma arzusunun tezahürü ya. bi hatırlayın bakalım; deniz baykal'ın yanındaki kadın kimdi? be iş yapardı, nereye geldi? bugün o eski şoförün tadını çıkarttığı emekli milletvekili hakları neler?

nasıl akp kendi pisliklerini sessizce gömüp, üzerini örtüyor ve hiç olmamış gibi davranıyorsa chp de aynısını yaptı. nasıl akp'nin ak-itleri kendi pislikleri hatırlatılınca kuduruyorlarsa bir kısım "chp'ye biat etmeyen ışidçidir" kafasındaki bazı arkadaşlarımız da kızacaklar. ama aklı olan için hayatın siyah ve beyazlardan oluşmadığını, biz-siz ayrımının ne kadar suni olduğunu ve bu tür rezaletlerle faka basmamak için ne kadar ayık olmak gerektiğini gösteren bir olay. onlar için teselli olacaksa chp, akp'den daha az adam gömmek zorunda kaldı.
psamathe psamathe
türkiye'de çok sevdiğim ve saydığım 3 siyaset insanından biridir. diğer ikisi ise;

- aydın güven gürkan (ne yazık ki 2006 yılında kaybettik kendisini)
- muharrem ince

deniz baykal tam bir siyaset adamı ve gördüğüm en başarılı hatip, aydın güven gürkan gerçek bir sosyal demokrat ve muharrem ince'de bu topraklara uygun özelliklere sahip ve gördüğüm en çalışkan siyasetçidir.

edit :
67 /