denizli

24 /
rene rene
ulan bu yapılır mı be. o ağaçlar yüzlerce kuşa yuva oluyordu, altında bira içerdik, yaşlılar soluklanırdı. anam babamdan yaşlıydı o ağaçlar yazık be, utanın allah'ın cezaları. bir de gece gelip kepçelerle köklemişsiniz. utanmazlar, yeşil düşmanı beton beyinliler. kendimi öyle çaresiz hissettim ki bu manzarayı görünce. gözümün önünde çocukluk anılarım, balkonumda baktığım kuşlarımın yuvası dümdüz edildikten sonraki sabah bana sadece acı acı o manzaraya bakmak kalmıştı. şehrin her yerinde böyle kaç tane ağacı canından ettiniz kim bilir. lanet olası beton beyinli mahluklar. çimentolarınızın içinde boğulun.








şu aşağıda gördüğünüz fotoğrafta üsttekinin hemen yanı, askeri gazinonun küçük bir hayvanat bahçesi tarzı bahçe alanı vardı, kuğular, kazlar falan vardı küçük havuzda yüzerdi. ama o gördüğünüz duvarın çevresinde apartman boyunda selvi olduğunu tahmin ettiğim ağaçlar vardı. akşam üstü öyle çok kuş toplanırdı ki üstlerinde, trafiğin sesini bastırırdı keratalar. onları daha önce kesmişler, sen de 50 ben diyeyim 60 yaşında devasa uzunlukta ağaçlardı.

prnt.sc
8844455 8844455
bir saattir çeşitli yerlerinden aralıklı olarak silah sesleri yükselmekte olan şehir. tam olarak hangi yıl başladı bilmiyorum ama artık fiilen bu şehrin bayram adeti silah sıkmak olmuş. halbuki bir denizlili olarak çocukluğumda hiç de böyle bir şey olduğunu hatırlamıyorum. bazı başka illerde yapıldığını da okudum sağdan soldan. kim bilir, belki de eski türkiye ve yeni türkiye dedikleri budur...

ben de sabah sabah bu magandalar silah atarken masum birilerine bir şey olması ihtimaline mi endişeleneyim, bu kadar çok silahlanma olmasına mı endişeleneyim, bayram gibi sözde küslerin barıştığı kutlu bir günün bile bu tarz bir ilkellikle karşılanmasına mı endişeleneyim, yoksa o silahların bir gün havaya değil insanlara sıkılacağına mı endişeleneyim bilemedim...

bayram deyince barış manço'nun o çocuklara hitaben yazdığı naif şarkısı aklına gelen insanları artık bayram sabahı bile yormayı başarıyorsun yeni türkiye...
24 /