ders çalışmayı özlemek

1 /
diskonnektus erektus diskonnektus erektus
insan onuruna aykırı bir şekilde nasıl eğitilmeye çalışılıyorsak işte bu işkencevari eğitim çabalarının itülü öğrenci bünyelerinde yarattığı geri dönülemez muhtemel travmalardan biri. buna bulaşmadan mezun olabildiğim için mutluyum kendi şahsım adına.
jellicle jellicle
mezuniyet sonrası ettiği küfürlerin tüm öğrencilik hayatı boyunca ettiklerinden fazla olduğunu gören bünyenin; en güzel şey öğrenciliktir düşüncesine saplanıp kalması ile içine düştüğü hissiyattır. öte yandan zorunlu oldukları için değil de bilinçli olarak istedikleri için pekala özlemektir denilebilir. yıllar yıllar sonra sikerim iş hayatını diyerek, bir yandan da yüksek lisansa başlama nedenidir. insanı genç tutar.
fox mulder fox mulder
okulların kapanması ve öss stresinin ortadan kalkması ile içine düştüğüm durum...ben alışmıştım her sabah erkenden kalkıp okula ya da dersaneye gitmeye...
errant errant
onunla çalıştığın dersler vardır ya hani? kitaba dönemezsin güzel yüzüne bakmaktan. gözlerin hep renkli yazılarının mimarı olan narin ellerine kayar ve ağzından çıkacak "hadi biraz ara verelim artık" lafı için neleri gözden çıkarabileceğini hesaplarsın...
işte yavru ceylanım, bunlara rağmen siksen özlemem ders çalışmayı...
yapamam.
situs inversus situs inversus
stres bağımlısı olmanın bir sonucudur. o geçmek bilmeyen vize-final haftalarını, sıkıntıdan ne yapacağını bilmeden yatıp yuvarlanarak geçen sıcak yaz günlerine tercih etmektir. yalnız kalınca birini sevmenin insana acı veren yönlerinin özlendiği gibi o boğucu ders çalışma zamanları da özlenebilir. okul tamamen bittikten sonra ise ders çalışmayı özlemek ile birlikte ders çalışılan arkadaşları özlemek kavramlarının hangisinin baskın olduğunu dillendirmeye sanırım gerek yok. sonuç olarak çoğunluğun düşündüğünün aksine gerçekleşmesi olası bir durumdur ders çalışmayı özlemek.
toomuchbetter toomuchbetter
okul bitip de çalışmaya başladığınızda, yani eğitim hayatınız tamamen sona erdiğinde vuku bulan durumdur. çünkü artık yeni ve hiç tanımadığınız bir hayata başlarsınız ve bakarsınız ki aslında hiçbirşey sizin bildiğiniz gibi değilmiş. artık öğretmenler yerine şefleriniz, müdürleriniz ve patronlarınız vardır. onları gördükten sonra hocalarınızı özlemeye başlarsınız bile. istediğiniz zaman 'çıkıp şöyle bir hava alayım' diyemezsiniz. arkadaşlıklar eskisi gibi değildir çünkü herkes acımasızdır burada. tabi asıl olay alışmadığınız bir yerde olmakla alakalı. alışıncaya kadar ders çalışmayı da özlersiniz, hocalarınızı da özlersiniz hatta ve hatta ulan keşke 'sınava çalışıyor olsaydım' bile dersiniz.
1 /