devlet terörü

1 /
ben ruhi bey nasılım ben ruhi bey nasılım
çok kısaca ve net şöyle açıklanabilir;
uluslararası sistemlerde devletler iç ve dış tehditlere ihtiyaç duyarlar. dış tehdit gerekir, çünkü bu dış politikayı şekillendirir. amerika başta olmak üzere bir düşünün...
iç tehditse; halkın, insan yığınlarının devletine sarılması, sahip çıkması için şarttır. korku olmazsa ne devlet ne tanrı olur. ahiret korkusu olmasa... pkk olmasa... terör olmasa... deprem olmasa... türlü çeşitli korkular otoriter noktanın gücünü artırır. ve devlet gerçekten de teröristin büyüğüdür. nasıl anlarsanız anlayın. ben devleti değil ülkemi seviyorum. ve her vatansever ülkesini devletine karşı korumakla yükümlüdür...
latent latent
belirli bir zümreye sistematik olarak uygulandığında, genellikle o topluluğun gerilla mücadelesi yürüten yasa dışı örgütler kurmasına sebep olur. zaten devletlere terörizm tanımını kullandıran da bu örgütlerdir; kendilerinden bahsedecek değiller tabi.
onurene onurene
terörün halk gözünde legal hale getirilebilmesi için devletleştirilmesi olayıdır.

mesela fkö gibi örgütler terörist olarak geçerler dünya devletlerinin listelerinde. ancak israil geçmez. neden? çünkü birisi devlet eliyle terör yapar, diğerleri ise bunu örgüt adı altında yapar.

devlet olunca akan sular duruyor, terör bile meşrulaşabiliyor vesselam.

(bkz: devlet halk ilişkisinin dönüşümü)
retrospect retrospect
bir takım ideolojik düşünceler içerisinde devletin kendi eliyle tertiplediği terör. neresinden bakarsan bak mantığın olmadığı dipsiz ve karanlık bir kuyu. kimler, hangi mantıkla, nasıl terör oluşturuluyor o kadar trajikomik ki. "bu ülkede pkk olmasaydı kimse bayrağının kıymetini bilmezdi." top 10 listemizde birinci sıraya oturuyor.
ben brokoli sevmem o işleri brokoli çok oldu ben brokoli sevmem o işleri brokoli çok oldu
katıldığım ve her daim varlığına inandığım söz öbeği ki şu sıralar israil için çok popüler. ve de bu olayın devletin bekasını her şeyden önce tutan ulusalcılar-milliyetçiler için çok güzel bir turnusol kağıdı olmuştur.

son günlerde israil'i protesto adı altında antisemitist söylemler geliştiren ve alt kümesi olduğumuz devleti yücelten bu tür insanların anlayamacağı sadece, israil'in değil herhangi bir devletin, kendi yaşadığı topraklar içerisinde veya işgal ettiği bölgelerde düşman olarak belirledikleri unsurlara göz açtırmayacağıdır ve buna türkiye cumhuriyeti de dahildir. örneğin, türkiye'nin de kürt sorunu var. silahlı çatışmaların en yoğun olduğu zamanlarda ohal vardı. insanların köyleri yakılıyor, zorunlu göçler, dağa çıkanların yaptığı zorbalıklar sebebiyle araf'ta kalan yerel halk fazla derecede tüketim vesaire yardımına muhtaç seviyedeydi. o zamanlar yurtdışından onlarca gemi ve yüzlerce insan gelseydi türkiye kontrolsüz bir geçişe hayır demeyecek miydi? farklı bir kesim de, yahudilere osmanlı'nın yahudilere kucak açtığından dem vuruyor? iyi de türkiye cumhuriyeti vatandaşı değil misin sen? 1934'teki trakya olaylarından haberdar mısın? ya da 769 yahudiyi barındıran ve batmasından dolayı 768 kişiye mezar olan struma gemisi'nden? başka bir güncel örnek, ceylan önkol öldüğünde bir astsubayın hazırladığı fezlekede ''köy ve mezralardaki insanlar terörü destekliyor... ceylan’ın akrabası pkk’nın dağ kadrosunda... devletten tazminat, para almak için çalışıyorlar...” gibi ibareler mevcuttu. buradan ne anlamamız gerekir? demek ki aile ceylan'ın ölümüne üzülmemiş, fırsattan istifade ederk bunu kullanıp para kazanma derdine düşmüş. bu bakış açısı bana çocuklarını ispirtoyla kör edip sokağa dilenci olarak yollayan ajitasyon sosuyla bulandırılmış filmleri aklıma getirmişti benim. söylemek istediğim şey, israil'in devlet terörüne gösterilen tepki kadar toplumun her kesimi ceylan önkol, festus okey, hrant dink gibi isimlere de sahip çıksaydı, devlet terörünü sorgulamak için bir şansımız olacaktı, tabii müslüman türk değiller, ermeni, nijeryalı veyahut ''bölücü'' tayfadan onlar...

bir ikincisi, bir takım milliyetçilerin ise gündeminde 'şehitlere verilen tepki neden bu kadar toplumsallaşmamıştı?'' tadında bir soru vardı. şimdi, 1897'de isviçre'nin basel kendine düzenlenen siyonizm kongresinde alınan kararların tümevarımı arz-ı mevud'dur ( tevrat'ta geçer. fırat ve nil arasındaki bu toprakları israiloğullarına vaat edilmiştir ve her siyonistin amacı bu vaadin gerçekleşmesini sağlamaktır.) ve her siyonistin megalo ideasıdır. mezopotamya'ya hakim olma ülküsü henüz israil kurulmadan önce de vardı. bu sebeple kuzey ırak'taki yahudileri ve barzani aşiretini her daim piyon olarak kullanmayı bildi siyonizm diasporası. mossad'ın pkk ile ilişkisi ilk bu zamanlarda gerçekleştiği söylenir. bunlar için resmi bir kanıt yoktur ama güçlü bir iran, güçlü bir türkiye zayıf bir israil demektir. çünkü ortadoğu coğrafyası'nda üç güçlü ülke var, israil, türkiye ve de iran. diğer ülkeler temelsiz ideolojilerinde, krallıklarında zaten yeterince güçsüzler. zaten geçmiş zamanlarda israillilerin peşmergeleri eğittiği ingiliz bbc istasyonun'dan öğrenmiştik. sonuç olarak, binlerce askerimizi şehit eden pkk güçlerini kuzey ırak’ta askeri eğitimden geçiren ve siyasal destek sağlayan ülke ile, mavi marmara gemisindeki insanları öldüren de israil devletidir. çünkü terör örgütü pkk'nin toplumsallaşmasını da, eğitilmesini de devletler sağlamıştır. özal'ın körfez savaşı zamanında izin verdiği çekiç güç olayından sonra ölen pkklilerde bulunan amerikan yapımı silahlar buna da örnektir.bu insanlara tavsiyem, dünyaya bakış açılarını ''kahrolsun pkk'' sloganından da öteye açsınlar devletlerin yarattığı terörlerin farkına varsınlar.
minik sizofren panda minik sizofren panda
devletlerin, halkları üzerinde kurduğu baskıcı, kısıtlayıcı ve zorba politikalarının bütününe verilen ad.

basına uygulanan sansür, yargının kuşatılması, her gün can alan terör örgütü üyeleri ve yardakçıları karşısında pasif kalmak, vergi yükü ve zamlarla halkı ezmek, çığ gibi büyüyen işsizliği görmezden gelip, istatistiklerle oynayıp, gerçek verileri saklamak, ekonomi büyüyor diyip, alım gücünün hızla azalması vs.
uydurulan hayali bir terör örgütü* bahanesi ile alakasız herkesi tutuklamak, kısacası korku imparatorluğu kurmak.

benim için devlet terörü asıl budur.
anneanne anneanne
ülkemizde olmadığı için şükrettiğim terördür. mazallah ya olsaydı? çocuklar öldürülürdü, hapse tıkılırdı, insanlar sorgusuz sualsiz yıllarca içerde tutulurdu, gözaltında işkenceden ölümler olurdu, hakkını arayan işçiler, öğrenciler coplanır biber gazıyla zehirlenirdi... aman aman, bu kadarını yazdım tüylerim diken diken oldu. aman aman evlerden ırak, çok şanslı bir ülkeyiz vesselam.
1 /