diego maradona nın hayatını kaybetmesi

nautilus nautilus
son dakika olarak verilmiş haber. beni üzdü.

johan cruyff a çok üzülmüştüm. johan çok sigara içermiş, akciğer kanserinden ölmüştü. maradona uyuşturucu ve kilodan yıllar önce ölecekti de, küba da castro ya sığınınca ölümden dönmüştü.
anabacı vokke anabacı vokke
çocukluğumuzun kahramanlarından birisinin daha ölümüdür. eşşek kadar adam olduk ama hala onun gibi yürüyeceğimiz, onun gibi konuşacağımız, onun gibi çalım atacağımız kahramanlar arıyoruz.
delipedro delipedro
diego armando maradona franco. bizim zamanımızda diye başladığımız konularda konu futbolsa, futbolun öznesi olan kişidir.

bu arada, kendisi uyuşturucuya hayır, platini de yolsuzluğa hayır yazılarıyla sahaya çıkmışlardı ama ne yazık ki maradona uyuşturucudan yakasını sıyıramadı, platini de yolsuzluktan göz altına alındı.
obivan obivan
öldüğünü duyunca cok üzüldüğüm futbol efsanesi. kobe bryant gibi o da bu lanetli yıldan kendini kurtaramadı. allah michael jordan ve peleyi korusun. lebron zaten kendini korur.
mordor büyükşehir belediye başkanı mordor büyükşehir belediye başkanı
dünyanın her yerinden, her kesimden, her yaştan, her inançtan ve kültürden milyonlarca insanı üzen, bazılarını ise sanki çok yakın bir sevdiğini kaybetmiş gibi hüzne boğan ölüm.
niye bu kadar üzüldük, sebebi ne veya neler olabilir?
1-çünkü maradona bir simgeydi.
çoğumuz futbol sahalarının dışında yaptıklarını tasvip etmesek de maradona istediği hayatı yaşadı ve hatalı olduğu yerde hatasını açıkça kabul etti, hiçbir zaman her yaptığına kesin doğrudur demedi. aykırı bir insandı, dünyanın mevcut düzeninden hoşnut değildi ve kendisi her şeye sahipken, hiçbir şeyi olmayan milyonların öfkesinin ve yoksulluğunun sesi olmakta hiç tereddüt etmedi, her şartta ve ortamda onların yanında oldu. sadece futbolun patronlarına değil, dünyayı yöneten tüm egemenlerin tekelci oluşumlarına karşı sivil bir isyanın da simgesi oldu. meksika 1986 dünya kupasında ingiltere karşısında yaptıkları, sadece dört yıl önce falkland savaşında ülkesine karşı yapılanların intikamı değil, ingiliz devletinin tarih boyunca herkese karşı yaptığı kötülüklerin karşılığıydı belki de. siyasetçi olsa ona bunları yaptırmazlardı ama o futbolcuydu ve sahada futbol topuyla buluştuğunda, istediği her şeyi yapabilirdi ve yaptı.
2-çünkü maradona bir idoldü.
güzel futbol izlemek isteyen tüm futbolseverler ve bizzat o oyunun içinde olan oyuncular için maradona bir ufuk çizgisiydi, sınırdı. o çizginin ötesinde ne var, şimdilik hiçbirimiz bilmiyoruz çünkü orayı geçen biri henüz olmadı. günümüzün en büyük iki faal oyuncusundan biri olarak gösterilen portekizli yıldız cristiano ronaldo onun ardından; ben bir arkadaşıma, dünya ise bir dahiye veda ediyor, şimdiye kadar futbol oynamışların en iyisiydi o, aramızdan ayrılırken sınırları olamayan bir miras ve yeri asla doldurulmayacak bir boşluk bırakıyor. şeklinde açıklama yapıyor. ve onunla kıyaslanan, bir diğer yıldız lionel messi, birkaç ömrüm daha olsa ve ben hepsinde, yıllarca daha futbol oynasam maradona nın düzeyine ulaşamayacağımı biliyorum diyor. o unutulmaz ingiltere maçında rakibi olan ingiliz efsanesi garry lineker maç esnasındaki duygularını yıllar sonra şöyle tarif edecekti; rakiptik hatta kimilerine göre düşmandık ama sahada yaptıklarını alkışlamamak ve sesim çıktığı kadar bağırmamak için kendimi zor tutuyordum. sadece bu oyunun oyuncularının değil, sokağın da idolüydü. 2002 yılında fifa, tüm zamanların en iyisini seçmek için oylama yaptığında dünya genelinde oyların %53 ünü almıştı ve aynı oylamada en büyük rakibi pele nin aldığı oy oranı %28 di.

3-ve bir çağın ismiydi maradona, gün itibariyle o çağ kapandı. artık futbol ve dünya 10 suz.

adios companero.