dil bilgisi

düzen ve kargaşa düzen ve kargaşa
eskiden bitişik yazılırdı bu sözcükler. sonra bir gün, tdk tarafından ayrıldılar.

tdk tanımıyla: "bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyip kurallarını tespit eden bilim, gramer:
'ünlü adayı genç şarkıcıların, dil bilgisiyle fazla ilgilenmedikleri ortada.'- t. uyar."

zeynep korkmaz tanımıyla: "çeşitli düzeydeki okullarda, türkçenin ses, şekil ve cümle yapısı ile cümlenin ögeleri arasındaki anlam ilişkilerini öğreten bilgi dalı; bu bilgileri veren dersin ve kitapların adı. bk. ve krş. gramer."

(bkz: türkiye türkçesi grameri)
(bkz: gramer terimleri sözlüğü)
(bkz: türkçenin grameri)
(bkz: türk dili grameri)
(bkz: dilbilgisi terimleri sözlüğü) -kitabın orijinalinin adı bu şekilde-
dil bilimi bibliyografyasi-bibliography of linguistics bu site dil bilimi ve ona bagli diger disiplinleri tanitmak amaciyla hazirlanmiştir. dilbilimi
bu sefer kesin bu sefer kesin
biçim ve cümle yapısını inceleyip, dilin kurallarını saptayan bilim dalı.
bazılarının doğru düşünememe sebepleri dil bilgisi eksiklikleri bence.

"aç kalınca gülmeye demi başladınız tebrik ediyorum sizi"*

* `https://twitter.com/Bennerden/status/381917729139073024`
no one can hear her no one can hear her
dilbilgisi ayrı yazılmazdı evvelden, sonra sen ve ben gibi ayrıldı onlar da ama ben gene bitişik yazacağım....

birazcık bahsedeyim dilbilgisinden,
cümlede eylemi yapan kişiye özne denir...

üçe ayrılır

-gerçek özne
-gizli özne
-sözde özne
kısacası,

aşkını açık açık haykırabiliyorsan gerçek,
aşık olmaman gereken birini sevmiş de susuyorsan gizli,
birine aşıkmış gibi yapıyorsan da sözde özne....

sen?

özde öznesin!!!
dersaadette yalınayak dersaadette yalınayak
modern dilbilgisi kitaplarında çok temel bir sorun var.

eski dilbilgisi çalışmalarında kataloglar vardı. bu kitapları yazanlar sözün bölümlerini "isimler, fiiller, zamirler..." diye ayırırlardı (bu çalışmalardan kastım latin dili üzerine yapılan çalışmalar). haliyle kitaplar ruhsuz bir "dilbilgisi kataloğu" olur çıkardı.

20. yüzyılın başından itibaren hiç değilse sözün tüm kısımlarını kademe kademe bir arada gösteren dilbilgisi kitapları çıktı. bunlar konu ilerledikçe sözün bölümlerinin farklı yönlerini bir arada verip kitabı kaynak edinen kişilerin dilbilgisine dair tasavvurlarını kitap bitende gayet güzel bir seviyeye çıkarıyordu.

daha sonra ne olduysa modern gramer kitaplarında tekrar o eski katalogsal yapı hortladı. tamam, misalen bir türk için yazılmış türkçe gramer kitabının katalog anlatım sunmasını anlarım. anadili türkçe olan birinin öğretici dilbilgisi kitabına ihtiyacı yoktur. ayrıntı öğrenmek isterse bu katalogsal anlatım işine yarar.

gelgelelim bir dili sıfırdan öğrenmek isteyen kişiler için yazılan gramer kitaplarının katalogsal olmasının mantığı nedir? çünkü ben bir dili sıfırdan öğrenmek istesem daha ilk aşamada basit cümle kurmayı bilmek isterim. modern kitaplar bu imkanı sunmuyor.

misal verelim, helence ve latinceyi bir kenara bırakarak söylüyorum, almanca gramer kitabı yazıyorsun. bu almanca dediğin dil yarı yarıya kurgulanmış, helenceden örnek alınarak birçok yapı kurulmuş, kelimeler yaratılmış ağır ve muazzam bir dil. bu dili konuşanlar dahi, yani anadili almanca olanlar dahi dilin en küçük kısmı olan tanımlıklar konusunda kafa karışıklığı yaşıyorlar. sıfırdan dil öğrenen birine sen kalkıp gramer kitabı diye katalog sunarsan bunun adı bönlüktür.

zamanında heves ettim. bir almanca kitabı alıp kendi kendime yazılı almanca öğrenirim dedim. kitabın hacmi devasa, fiyatı hakeza. içini bir açtım, sanki almanca bilenlere destekleyici katalog yazılmış. en ufak bir öğreticilik kaygısı yok, sadece soğuk soğuk kitabî bilgiler var. bu kitaplardan sıfırdan dil öğrenmek imkansız.

sonra bunu dert edindim, gittim araştırdım, modern dilbilgisi kitaplarının büyük kısmı bu illete tutulmuş. katalog, katalog, katalog... akademide, dili ağır diye, faruk zeki perek'in tercümeli latince gramerinin yüzüne kimse bakmazdı. o kitap kaç kişiye sıfırdan latince öğretmiştir oysa. merhum zeki perek de öncüllerinden aldığı tecrübeyle öğretici gramer kitabı yazmıştı çünkü. katalog sunmamıştı. kitabın birinci cildini bitiren, artık latincedeki tüm çekim bilgisine sahip oluyordu.

her neyse, bunun tek mantıklı açıklaması kapitalist düzen gibi görünüyor. bir kitabın bir kişiye tek başına yetmesi, eğitim üzerinden kurulmuş çarka hizmet etmiyor. haliyle bütün yönlendirmeler "kursa gidin" şeklinde, haliyle eser sahipleri en baştan ruhsuzlardan çıkıyor. bu benim boş yorumum da olabilir ama başka bir mantıklı açıklaması da yok bunun.

celal şengör'ün deyimiyle "zırrrrva!"
darth minor darth minor
insanlar dil kullanıcılarıdır. okurlar, yazarlar, konuşurlar ve dinlerler. bir dil, ya bir dizi gramer kuralı olarak ya da aksiyomatik bir teorik yapı olarak karakterize edilen soyut bir sistem olarak düşünülebilir (örneğin, satrancı bir kurallar dizisi olarak nitelendirme şeklini ya da birinin kavrayış biçimini düşünmek gibi..)