doğru insanı henüz bulamamış olmak

1 /
sivil palyaço sivil palyaço
belli bir yaşın üzerine geldiği halde hiçbir ciddi ilişki yasamamış olan kişilerin “neden sevgilin yok?” sorusuna karşılık “doğru insanı henüz bulamadım” diye kaçamak cevap verilir. aslında bu bir nevi “doğru insan olamadım” ın gizli itirafıdır. bu cevabın doğruluk payı %2 yi geçmez.

sorun çoğu zaman karşısındaki insanda değil kendisindedir. doğru insanı bulsa bile doğru bir ilişki oluşturamazlar, her defasında aynı hataları sergiler suçu da karsı tarafın doğru değil yamuk olmasına bağlarlar.

oysaki ne fırsatlar çıkar karşımıza hepsi birbirinden doğru, bir güzel yamultur sonra da “koskoca dünyada bana göre insan yok, ne kadar farklı ve seçiciyim” diye kendi kendini avutur…
nevriye budak nevriye budak
annelerin, teyzelerin, ninelerin ve komşuların duruma el atmasına yer yaratır. hemen seferber olur herkes ve uygun bir namzet ararlar, buluştururlar falan. bu devirde hala görücü usulü evlilik, hayret.
denizabeth denizabeth
doğru insanın başkalarına; 'aşkım, bebeğim, seni seviyorum' diyor olmasından kaynaklanır.

ne acı dimi? size gelmeden sizi aldatıyor.

lan bi umut vardı onu bile karalara bağladım ya bi şey demiyorum daha da kendime.
kurabiye kurabiye
insan kendisine en uygun diğer bir insancığı arar buna ruh ikizi de denmektedir bazı yerlerde. mutlaka der bana benzeyen benim zevk aldıklarımdan zevk alan benim gibi düşünen bir insan mutlaka var iç seslenmesiyle yaşayan bir insandır. bunun karşıt cins olarak algılanması şart değildir insanın kendi çevresinde kaç tane doğru insan vardır ?

doğru insan aranır ama bulunur mu orası muamma ?
bazinga bazinga
doğru insanı bulduğunu sanmış olmaktan hemen önceki haldir. üniversitedeki hazırlık gibidir bu hal, keyfini çıkarmalı, dert edersen gereksiz sıkıntıdan başka getirisi olmaz, öyle veya böyle illa ki bitecektir zira. ancak bir sonraki aşamaya * geçtiğinizde daha da dikkatli olmanız gerekir sevgili arılar. çünkü dönüşü olmayan bir yolun başında olabilirsiniz.
beyaztavşanıtakipet beyaztavşanıtakipet
yanlış açıdan bakılarak varılmış ve (en azından bana göre) biraz fazla duygusal bir sonuç.

insan, sahip olduğu karmaşık psikoloji gereği sürekli değişim halinde bir varlık olduğundan, doğru addedilen bir kişinin de her daim doğru kalması diye bir şey pek mümkün olamayabiliyor. yani bence, bir insanın bir başka insan için sürekli surette doğru kişi olabilmesi pek olası değil. örneğin, aradan belli bir zaman geçtikten sonra bir zamanlar çok hoşlanılan birisine karşı o duyguların nasıl hissedildiğine akıl ermez ya hani, "ne bulmuşum ben bunda" falan denir, işte bu demektir ki aslında, o insan o zamanlar doğru insanmış ama artık değil.

aslolan ne sevgi, ne saygı, ne bilmemne. aslolan tutku son tahlilde. sevgi, saygı elbette olacak, hani bunları belirtmeye bile gerek yok zaten. fakat bir ilişkinin çimentosu tutkudur. tutkunun zamandan, mekandan ve koşullardan bağımsız bir var olma yöntemi bulunmakta. nasıl ki bir kişi, insanlarla daha ilk tanışmaya başladığı andan itibaren onları kafasında kategorize eder, "bundan iyi arkadaş olur ama diğeri çok gudubet, bir daha da görüşmem, öbürü fazla yılışık, şu en ilerideki var ya, o tam benim tipim" falan diye düşünür, işte insanlar arasındaki ilişkileri belirleyen parametreler tam da bunlar sanki. karşılıklı çekim hissedildiği anda iş biter aslında, gerisi olayın flörtleşme kısmıdır, ritüelidir. tutkuyla bağlı olduğun sürece de senin için doğru kişidir o.

arada tutku olmadan yalnızca sevgi ve saygı temeline dayandırılmış uzun süreli ilişkiler, bana göre çok büyük bir gediğe sahip; o ilişkilerde muhatap alınan insanı da "doğru insan" tahtına oturtmak yanlış olur sanırım.
1 /