doktora yapmak

1 /
fempusay fempusay
y.lisans yaptıktan sonra başlanabilen bir faaliyetti eskiden. birara lisanstan sonra da yapılabileceği yönünde bir yönetmelik veya kararname çıktıydı ama ne oldu sonra bilmem. neyse, doktora yapmak oldukça ağır, zahmetli, araştırmaktan, geliştirmekten insanın artık kitap, dergi, makale görmek istemediği; bildiği yabancı dillerden nefret etme düzeyine geldiği; gece uykularına hasret kaldığı;bazen -ya ben başaramıyacağım diye gerildiği; bazen -evet o doktora yapan yakışıklı, nazik, iyi sevişen zengin erkek benim diyecek olduğu bir üst düzey araştırma alanını işaret eder.
öncelikle doktora yapmak için gereken şartlar (eski usule göre)açıklanacaktır:
1-y.lisans mezuniyeti
2-alanların örtüşmesi (iktisat mezunu mühendislikte doktora yapamaz)
3-les sınavından ilgili üniversitenin istediği taban puanı almış olmak
4-üds veya kpds puanı ilgili üniversitenin istediği taban puanın üzerinde olmak (veya ilgili üniversitenin yaptığı y.dil sınavından gerekli puanı almak)
5-zamanında ve ilgili enstitülerce bildirilen bütün belgelerle müracaat etmek
6-yapılacak mülakat (torpil) sınavında başarılı olmak
7-ilgili enstitülerin bildireceği diğer şartları taşımak gibi...
daha sonra dersler başlar. bölüme göre ders sayıları değişiklik gösterir. ders içerikleri ve işlenişi ders hocasının takdirindedir. ve hatta sınav yapılıp yapılmayacağı, puanlama vs. eğer iyi bir üniversitede iseniz mutlaka bir ton araştırma yaparak, ödev hazırlayarak ve bazen kitap yazarak bu süreci atlatabilirsiniz. sınavlar, araştırmalar, dökülen saçlar, şişmiş gözler, derslerdeki atışmalar, tartışmalar vs. dersler bitince bu sefer yeterlilik denen hadise karşınız çıkar. eğer üds kpds veya üniversitenin kabul ettiği herhangi bir y.dil puanına yeteri düzeyde sahipseniz; bu durumda yazılı ve sözlü olmak üzere iki adımdan oluşan yeterlilik sınavına girersiniz. (her üniversiteye göre farklılık arz eder bilim ve sanatta yeterlilik sınavları)yazılı sınav alana ilişkin olup biçimsel bilgilerinizi yoklar.
neyse bu yeterlilik mülakatı ise(sözlü sınav) yaşamınızda edindiğiniz bütün biçimsel veya deneyimsel bilgilerden sorumlu tutulabileceğiniz, 5 üyeden oluşan bir jüri karşısında tir tir titremenize neden olabilecek bir sınavdır.
neyse diyelim ki; bunu da başardınız, bu sefer bir tez danışmanı bulup tez önerinizi hazırlamanız ve 3 kişiden oluşan tez önerisi jürisinde bunu savunmanız gereklidir. zordur ancak diyelim ki bunu da atlattınız, bu sefer teze başlayıp her 6 ayda bir tez durum raporunu bu jüri önünde savunmanız gereklidir. bunlar bitince siz de bitmek üzere oluyorsunuz ve tez savunma jürisine girmeniz gerekiyor. tez savunmanızı da 5 kişilik bir jüri önünde bihakkın verdinizmi işte doktor oldunuz vatana millete hayırlı uğurlu olur eğer hala yaşıyor, sağ ve sağlam kalabiliyorsanız!
pandoranın email kutusundan pandoranın email kutusundan
alanların örtüşmesi tamamen üniversitenin ve hatta bölümün inisiyatifine kalmış birşey, onlar uygun gördüğü takdirde iktisat mezunu mühendislikte doktora yapar. ayrıca lisans üstüne doktora yapılabiliyor, halihazırda bir çok üniversitede uygulanıyor. aslında master(yüksek lisans)'ı içine alan bir uygulama, adı da tümleşik doktora programıdır. master üstüne doktoradan tek farkı, iki değil bir tez yazıyorsunuz, normal doktora programından daha fazla ders alıyorsunuz tabii ki(hem master hem doktora için). dolayısıyla "abi yaa, adamlar işi kısa yoldan kotarıyorlar" durumu yok. her iki doktora programının da kendi içinde avantajları ve dezavantajları var. yurtdışında da bir çok yerde yüksek lisans-doktoranın ayrı ayrı olması yerine tümleşik doktora programı benzeri bir uygulama var.
cveevezvea cveevezvea
doktorun üstüne başına yapmak anlamına da gelebilen ifade. şimdi hemen öeh! demeyin. girinin girildiği saat itibariyle ve yaşadıklarım nedeniyle böyle anlamam normal olabilir.
ben 1-2 yaşındayken yapmışım doktora. hastalanınca doktora götürmüşler. doktor muayene mi edecek iğne mi vuracak neyse, benim pantolonu indiriyor. malum çocukluk, pantolon inince ne yapılır? ben sinyali alır almaz salmışım doktorun üstüne tabi. annem sağolsun böyle insanlar toplandığı zaman anlatır; bizimkisi de küçükken doktora yaptı, üzerine işemişti diye. böyle anlatınca insanlar gülüyor eğleniyor, komik oluyor şakalar komiklik. ama yani bazı yerlerde de anlatılmaz ki. ortama uymaz falan. burada anlatıyorum; nasılsa duyarsınız bir gün diye. benden duyun en azından.* mesela kız istemeye gittiğimizde "oğlum diye söylemiyorum; 1 yaşında doktora yaptı!" diye başlarsa bilemiyorum artık.
recai pengül recai pengül
avrupa usulü kalın kitap tadındaki ortalama bir doktora tezinin 80.000 ile 120.000 kelime arası olması beklenir, diyenler var.

ortalama bir cümle 8 kelimeden oluşsa. ortalama bir paragraf 5 cümleden 40 kelime eder. bir giri ortalamada yarım paragraf içerse giri başına 20 kelime demek bu. bugüne kadar itü sözlük'te ~4300 giri yazdığıma göre çok kaba bir hesapla aşağı yukarı 86.000 kelime yazmış yani bir doktora tezinin gerektirdiği yazım emeğini harcamışım demektir. o kadar da büyütülecek bir şey değil yani doktora yapmak.
excalibur excalibur
boyacı küpüdür,

sözlüğe yazılan girilerin toplamı 4300 olduğunda otomatik olarak erişilen bir payedir,
hatta 10000 civarı girisi olan burhan altıntop hesabı "profesör düzeyinde akademik birikimim var" diye sayıklayabilir.

kahvede atıp tutar gibi "o kadar da büyütülecek bir şey değil yani" diye saçmalanacak bir hadisedir.
zaten kelime sayısına göre değerlendirilir, verilen replere veya artı oylara göre takdir edilir.

bir de diğer kankalarının eserlerine referans verirsin, moderatörlere acknowledgement yazarsın olur biter.
recai pengül recai pengül
doktora yapmak stresli bir iştir. dört beş sene boyunca kendi çocuğunuz gibi büyüttüğünüz bir çalışma yürütür, bu çalışmaya bağlanırsınız. doktora tezi, "ben ortamda takılıyorum, işim gereği bunu yapıyorum." diyebileceğiniz bir ürün değildir. gerçekten yaptığınız işe inanmanız ve ondan zevk almanız beklenir.

eh, beynin rasyonel düşünce ile alakalı prefrontal korteksinden ziyade duygusal tepkileri düzenleyen amigdalayı ilgilendiren böyle bir süreçte, doktora yapmayı düşünen, doktora yapmakta/yapmış olan veya böyle bir yakını olan insanların makul davranmasını, rasyonel olmasını ve en sade esprileri dahi anlamasını beklemek abes olur. kendilerinden her şey beklenebilir. şahsen ben çalışmaları istediği gibi gitmeyen bir doktora öğrencisi gördüğümde ölü taklidi yapıyorum, o derece. bir doktora öğrencisi ile en iyi başa çıkabilecek ikinci yaratık başka bir doktora öğrencisidir, diyerek sunumumu bitiriyorum.
1 /