dönüşü olmayan bir hata yapmak

1 /
keremser keremser
bir kadın düşünün sizi çok seviyor, işinde başarılı, her ortama anında uyum sağlayacak bir yapısı var, sizin kendinize özel her an'ınıza saygı duyuyor, size güveniyor, eve geldiğinizde mis gibi yemekler hazırlayıp sizi huzurla karşılıyor, yemek olmasa da sevgiyle birlikte yemekler hazırlıyorsunuz zevkle, mis gibi kokuyor, hep tertemiz ve bakımlı, hasta olduğunda dahi sessiz, sakin huzurlu.
çok güzel. kendini hiç beğenmiyor üstelik. size baktığı zamanlarda gözleri gülüyor belli tüm hücreleri ile seviyor sizi. en yakın dostunuz, dert ortağınız, ailevî sorunları anlattığınızda hep akılcı ve mantıklı yaklaşıyor. sizi asla gaza getirmiyor tam tersi öyle tatlı eleştiriyor ki sizi haksız olduğunuzda kendinizi değiştirmeniz, yontmanız gerektiğine kendi kendinizi ikna ediyorsunuz.
erkek olduğunuzu hissediyorsunuz ve karşınızdakinin de tam anlamıyla bir kadın olduğunu. filmlerden, kitaplardan, siyasetten, futboldan dahi rahatlıkla bahsediyorsunuz. evin neresine dokunsa bir güzellik getiriyor.
bir insanın böyle bir huzuru, böyle bir mutluluğu kaybetmeyi göze alacak bir hata yapması için gerçekten aklını yitirmiş olması gerekir. ben yaptım... milyonda bir rastgelecek bir uyumu, huzuru ve aşkı elimin tersiyle ittim. asıl aklımı şimdi kaybettiğimi hissediyorum...

sonradan duyulan pişmanlığın hiç bir anlamı yokmuş. asla geri alamıyorsunuz zamanı. gören de yaşadığımı sanır. meleğimi kaybettikten sonra bu yaşamak mıdır?
pink flamingo pink flamingo
"zaman makinen yoksa pişmanlık faydasızdır" demiş murat menteş. dönüşü olmayan hata yapmamaya, yaptıysanız da arkanıza bakmamaya çalışacaksınız. ha yok ben kendime eziyeti seviyorum diyorsanız da oturup zaman makinesinin icat edilmesini bekleyeceksiniz.
iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı
hayattaki en iyi öğretmenlerden biridir.

rahmetli dedem dilencilere hep elindeki en büyük banknotu verirdi.ondan sonra da derdi ki:"oğlum verirken canın acımıyorsa o sadaka sadaka değildir."

bir hatanın dönüşü varsa telafisi kolaysa o hata size nadiren bir şeyler öğretir.ama kaybettiğinde,geri alamadığında,yenildiğinde insan egosunu yıkıp geçen o selden ıslanır.öğrenir.

yenilgi en büyük ögretmendir.yenilgilerinizi,hatalarınızı sevin.
kronik rahatsız kronik rahatsız
sorumsuzluk ya da ihmalkarlık sebebi ile bir kimsenin hayatını kazara da olsa bitirmediyseniz, yani herhangi bir kimsenin canını almadıysanız dönüşü olmayan bir hata yapmamışsınız demektir.

diğer türlü her hata zamanla da olsa tekrar düzeltilebilir.
psamathe psamathe
dönüşü olmayan bir hata yapmak için ya rasyonel düşünme yetinizi tamamen yitirmiş olmanız veya bir üstteki giri de yazıldığı gibi kazara ölüm, yaralama vb. tarzı olaylara neden olmanız gerekiyor bence. onun dışında ki her şey kendinizi aşırı ve gereksiz bir biçimde sorguladığınızı (ya da sorguluyor gibi yapıyor olmanızı ki bu daha vahim) ve dahası karar verme süreçlerinde başarısız olduğunuzu gösterir.

burada pişmanlık ile ilgili pek çok başlık görüyor ve bu başlıklara yazılmış pek çok şey okuyorum. sonra diyorum ki sanırım ben de bir anormallik var. yaşım buradaki yazarların çoğunun neredeyse 2 katı ancak hayatımda gerçekten pişmanlık duyduğum ve keşke yapsaydım veya yapmasaydım dediğim olay sayısı, bir elin parmaklarını geçmez. zaten sonuçları benim açımdan yanlış bile olsa, bir hata yapmışsam bile, o anın koşullarında onu yapmak doğru geldiği için yapmışımdır. karar vermeden önce en azından 10 saniye kadar düşünme süreci bırakın kendinize hatta gerekirse ve aciliyet söz konusu değilse bu süreci daha da uzatın. pişmanlık bu kadar kolay bir duygu olmamalı çünkü. hata yapılır ama pişmanlık veya dönüşü olmayan bir hata yapmak ancak çok ciddi durumlar için geçerlidir. tabii bence.
azrailin regl donemi azrailin regl donemi
bu eylem adlandırması mantıksızdır. zira hayatın her anı geri dönüşü olmayan hata ve avantaj dolu güzellikler ile doludur. üst sokak yerine alt sokaktan gitmek, sonucu iyiyse güzeldir sizin için. ama yok kötü ise hata dersiniz. ki ikisinin de dönüşü yoktur. dönüşü olmayan hata dediğinizi eğer yapmasaydınız, bu yapmamış olduğunuz şeyin yarın kötü şekilde sonuçlanması ile daha önce hata sayacağınız şeyi keşke yapsaydım demeniz büyük ihtimaldir.

güzel bir örnek verelim..

not: bir yazar veya kişi refere edilmemiştir. sadece sembol olarak behsedilmiştir.

üstteki ilk entryde uzunca bir kadını kaybetmenin dönüşü olmayan bir hata olduğundan bahsedilmiş. kadın erkek için o kadar mükemmeldir ki vazgeçmiş veya bir kötülük yapmış olmak erkek için geri dönüşü olmayan bir hata olarak kabul edilmiş. şimdi buradan sonrasını bana transfer edelim ve o hata yapılmasaydı devamında ne olacaktı onu anlatayım.. azrail de böylesine mükemmel bir kadınla tanışmıştı. fakat azrail, yani hikayedeki erkeğimiz için aşk içine girilmemesi gereken korkunç bir şeydi ve bu erkek için bu neredeyse bir prensip meselesiydi. uzun süre direndi istemedi. kadın da bu evrede ayaklarına kapanırcasına tüm o masumiyeti ve mükemmelliğiyle mıknatıs etkisi yaratıyordu ve erkek için bu dayanılmazdı. ya geri itecekti onu ve hayatına onsuz devam edecekti, olası kötü sonlardan da muaf olacaktı. ya da devam edecekti ve görecekti. işte tam da o anda hikayenin başındaki erkeğin hata olarak gördüğü şeyi eğer yaparsa bir hata yapmış olabileceğini düşündü ve kabul etti. ne de olsa gerçekten seven birileri bu hayatta sık rastlanan bir şey değildi. aylar geçer, her şey çok güzel giderken kadın aniden ayrılmak istediğini söyler. hem de başkasını sevdiğini söyleyerek. bahanesi gerçek olmakla beraber çok da saçma ama konumuz bu değil. sonuca gelirsek, gördük ki o hatayı yapmasaydık bile sonraları başka bir problem çıkabilirdi.


hayat oldukça basittir. hayat sadece seçimlerden ibarettir. o iş bu iş, o kadın, bu erkek, o ev bu araba vs vs.. seçim yapar ve yola devam ederiz. her yolun bir artısı bir de eksisi vardır.

saçmadır; süper gözüken şeyleri elimizden kaçırınca pişmanlık duyarız. elimizden kaçırmasaydık da kötü sonlanınca o süper olan şeyi elimizde tuttuğum için de pişmanlık duyarız. böyle de ne istediğini bilmez bir canlıyız işte.

o yüzden kendinize kızmayın. hata yaptım demekten de vazgeçin. bugünün hatası yarının ideası olabilir. bunu iyi biliyorum.
recquantum recquantum
her seçiş bir vazgeçiştir düşüncesinden hareketle, her eylem ( hatalar dahil) olumlu veya olumsuz sonuçlara sebebiyet verir.

unutmamak gerekir ki, her şer de bir hayır, her hayırda bir şer vardır. hatanın size sonrasında ne getireceğini asla kestiremezsiniz.

vicdan muhakemenizi iyi yapınız.
revoluce revoluce
hatasız yaşayan insanların çok mutlu olduğu algısı da nereden çıktı? hatalar olmadan nasıl bu kadar hızlı büyüyüp öğreneceğiz ki? görüyorsan geriye dönüp baktığında nerede yanlışın olduğunu, onun içinde boğulmak yerine sana ne öğrettiğine odaklan ve artık dönme geriye. yoksa yol alamazsın.

romain gary'nin dediği gibi;
"bütün zincirler biyolojik değildir, bazıları bizim eserimizdir ve kırılabilir"
hata yapmaktan korkmayın.
seanvictorydawn seanvictorydawn
jacques brel 'e ve montesquieu e gore esas hata yanlisinin ne olduĝunu kabul etmemektir. filozof montesquieu yanlisini gore gore yanlis yapanlari despotlar sınıfı 'na koyar. bu yanlislardan montesquieu 'nun nazarinda en büyüĝü insanlari yanlisliĝa iten sistemlerle maĝdur etmektir: yani eğitim sistemi gibi.






insan asirlardan beridir 3 türlü eĝitilir:

1- ailesinden
2- oĝretmenlerinden
3- kendi hayatindan

bunlardan ilk 2'si ile 3cü birbirleriyle çelisir.

neovavistler den ( yeni dalga akımı ) sarki sozu yazari ve solist jacques brel ise hayatta donusu olmayan tek hatanin kolaya kaçmak olduĝunu iddia etmistir:

" serüvene kosmak için trenler bekliyorsan, günesi yakalayip mahkemeye çikarmak için beyaz yelkenlinin gelip seni alacaĝini umuyorsan;
yarina inanmak için gün batimina,
yasamayi sevmek için cenaze kaldirmaya,
ozgürlüĝü tatmak için mahpus yatmaya,
sesini duyurmak için küfretmeye,
iyi kalpli bellenmek için zayif gorünmeye,
güçlü gorünmek içinse ofkeye
gereksinimin varsa… demek ki hiçbir sey anlayamamissin "


1
kevokubaz kevokubaz
yıl 2010 falan. sanal para piyasasının yeni yeni emeklediği zamanlar. hatrı sayılır bir miktarda bitcoin satın aldım. sadece 8 ay sonra gerçekleşen ufak bi değer kazanma durumunda hemen heyecan yapıp elden çıkarttım. şu an satmamış olsam tahmini 56m civarı bir nakitim olacaktı banka hesaplarımda ve muhtemelen sidney sahillerinde şezlongta oturup götümü kaşıyor olacaktım.
1 /