dost kazığı

1 /
arkeopteriks arkeopteriks
"dostumdan kazık yedim, o halde herkesden yiyebilirim" ve "o bana kazık attıysa herkese atabilir" tümceleri arasında dolandırtan durum. yaşamakla ölmek arası geçirilen zamanlara sebep. aileye bile güvenmek zor gelir insanın içinden.
vice versa vice versa
hayata dair tum inançlarınızı ve değer yargılarınızı bir anda yok etme gücüne sahip olan , içinize yavaş yavaş kızgın yağ dökülüyormuş etkisi bırakan lanet şey.yeni yedim gırtlağım halen yanmakta...
anosias anosias
yendiğinde tadı asla unutulmayan, sonucunda kimseye güveninizin kalmamasına neden olacak kazık türüdür.

aynı zamanda bir kağıt oyunudur
hell guardian hell guardian
eğer affedilemeyecek kadar felaket bir olay ise "neden yaptın?!?" diyemeden insanın boğazının tam altında koca bir kütle takılır sanki. en ateşli insan bile kıpırdayamadan, düşünmeden bakakalır öylece. bir anda eskiden kalan günlere acır insan. oyun bitmiştir, gözlerin çözülmesinin vaktidir...
zeus zeus
çok güzel, eğlenceli bir iskambil oyunudur.

iki deste halinde oynanması halinde zevki katlanarak artmaktadır. özellikle dostlar arasında oynanması lazım ki adının hakkı verilsin, değil mi?!

şimdi efendim, iki deste halinde oynandığı göz önüne alırsak, oyun şöyle başlatılır:

ortaya 8 tane kart açılır.

her oyuncuya da 4'er kağıt verilir. amaç basittir. yere açılan kartlardan sayıca aynısı elinizdeyse; bu kart ile birlikte ikisini alıp birisine yüklersiniz. oyunun sonunda kimde en çok kart birikirse, o kaybeder.

örnekler ile devam edelim...

yerde sinek 4 ver diyelim. sıra sizde (haa, bi de sırayla oynanıyor. ordan biliyorum, heyecan ve telaş yapıp atlayanlar oluyor) ve elinizdeki karo 4 ile bu yerdeki sinek 4'ü alıp birisine veriyorsunuz.

atıyorum sizden sonraki oyuncuda da kupa 4 varsa (2 deste oynanmasındaki en büyük amaç, bir sayıdan sekiz adet olması) bu sefer isterse o oyuncu, sizin 4'leri verdiği oyuncudan alıp başka birisine devredebilir kağıtları. ya da direk sizin verdiğiniz oyuncuya atabilir elindeki kupa 4'ü. böyle iki seçeneği mevcut.

kendisine 4'ler yüklenmiş oyuncu ise sıra ona geldiğinde hala 4'lü kağıtların üzerine birşey atılmamış ve elinde -atıyorum- maça 4 varsa şayet, bu 4'leri elinden çıkarabilir, istediği kişiye elindeki maça 4'ü de ekleyerek devredebilir.

sekiz tane aynı kağıt birisinde toplanınca şayet artık oyun tabiri ile "üstüne beton atmış" oluyorsunuz. yani demek istediğim, o 4'lerin sekiz tanesi (iki destede nitekim sekiz tane 4 vardır) aynı oyuncuda birikirse, artık ondan önceki tüm kağıtları unutması gerekir. nitekim oyuncu o 4'lerden kurtulamayacaktır!

olayı çok karmaşık anlatmamaya çalıştım ve elimden geldiği kadar da basitleştirmeye uğraştım. taktikler ve kıllıklar birleşince oyun çok zevkli bir iskambil oyunu olabiliyor.
jellicle jellicle
duyulan acıdan sonra hayatı yavaş yavaş öğrenmeye başladığınızı hissettiren deneyimlerden biridir dost kazığı. eskiden hayır diyemeyen insan, birden duvarlar örer çevresine. daha kolay söyler olur istemediklerini. alttan almaya ve onun bunun işi için koşturmaya son verir. geçmişte kendi başına patlayan tüm olayların, kıramayacağı insanlar yüzünden gerçekleştiğini fark eder. kırılmaktansa, satıcı olmayı benimser ama değişmekte o kadar kolay değildir aslında.
1 /