dumrul

1 /
premium vivere premium vivere
bir süredir bu elemanın nickaltına ne yazsam diye düşünüyorum. bir türlü kafayı toparlayıp ciddi bir şeyler karalayamadım. sonunda tam vazgeçtim ki dün akşam bir aydınlanma yaşadım.

gel hacı içelim, diye mesaj attım. televizyonda dansözlü kanal açık olacaksa neden olmasın, dedi. düşündüm de benim bir televizyonum olmadığı için plan suya yatıyordu ki ankara'nın sokakları aklıma geldi. "gel dedim, sana sokaklardan dansözlü kartvizit toplarım, dedim. anlaştık. bu sabah işe gelirken arap necla, suriyeli hülya ve esmer tabanca'nın kartlarını buldum. mesai bitince arayacağım; mezdekeyle araları iyiyse dumrul'un gelişiyle zirve düzenleyeceğim.

en azından orta doğu barışına katkımız olması niyetiyle...
show no mercy show no mercy
haklılığın ve meşruluğun kelle hesabıyla sağlanabileceğini sanıyor. bu yanlışından dönmesini dilerim. ayrıca mağduriyet edebiyatı yapmakla, tarihine, yoldaşlarına sahip çıkmak arasında dağlar kadar fark vardır. kendisinin böyle bir tarihi olmayabilir ama bu olanlara saygı duymasına engel değildir. saygısızlık yapmasına ise asla sebep olamaz. bırak 17 sene öncesini, bugün, iktidar iddiasına sahip olup, emperyalistlerle ve onların yerli işbirlikçileriyle dişe diş bir mücadele veren cephe dışında tek bir örgüt sayabilir mi acaba? örneğin, tkp/ml'nin 20'den fazla gerillasının teslim olmasını bu demagojik olmayan örgütlenme biçimiyle mi açıklar?

sizlerin demagoji yapmayın dediğiniz şey, ideolojik savrulmadır. iktidar perspektifine sahip olmamaktır. mlkp gibi en keskin, en çok bilen devrimci olup iş bedel ödemeye geldiğinde silah bırakmaktır, yasal particiliktir. korkaklıktır eni konu. ve elbette bunu kendinize söylemek zordur. o yüzden bu gerçekleri de bizden duyuyorsunuz ve canınız acıyor. olabilir. canınız acımasın, üzülmeyin diye dövüşmüyor insanlar bu yezid soylarıyla.
kaftan mağara adamı kaftan mağara adamı
(bkz: #10376771)

nedense marxtan öte öcalandan beri'nin avukatlığına soyunmuş.''ödp,emep ve tkp'nin yasalcılığından dolayı müvekkilimin beraatine..'' gibi bir şeyler yazsaymış tam olurmuş.

burada bu yazarın ahlak anlayışını sorgulayacak değilim,ama insanın aklına ister istemez kullandığı kavramlarla ilgili sorular takılıyor.yok tecavüz kaçınılmaz olduğundan zevk almaya bakmışlar da falan filan.bu ne lan?sosyalist bir partiye karşı kullanılan bu dil ne?bu dili sadece sosyalist forum'un trolleri kullanır sanıyordum,bir tane de itü sözlük trollerinden çıktı.

ödp'nin devrimci yol geleneğini sahiplenmediğini,aslında sosyalist değil liberal olduğunu iddia etmiş beyefendi.ama,aynı şekilde de kemalizme kaydığını iddia etmiş.akıl salatalık değil ki kırıp veresin bunlara.bir örgüt nasıl hem liberal hem kemalist olur?eşyanın tabiatına aykırıdır bu durum.ama,ödp düşmanlığı öyle bir hale gelmiş ki böyle saçmalaması da normal.

şu an devrimci yol'u sahiplenen ve bazı işleriyle de bu sahiplenmenin hakkını veren bir yapıdır ödp.ha,geçmişte bazı kötü şeyler yapılmıştır,olabilir.ama,2000'deki genel başkan ufuk uras ayrılalı dört yıl oldu ve hala uras dönemiyle ödp'ye çamur atma derdinde dumrul.

tercüman yazarlarından ve fatsa devrimci yol davası savcısından bile daha çok devrimci yol düşmanlığı olan birisini savunmak,ama diğer taraftan da ''ödp devrimci yol'u sahiplenemiyor yeaağ'' diye konuşmak tam bir troll işi.trollük kariyerinde başarılar dumrul kardeşimize.
fly me to the moon fly me to the moon
duyarlı ve vicdanlı olduğunu gözlediğim bir adet yazar.

ayrıca deli dumrul'u deli severdim ilkokuldayken. neden bilmem, küçükken okuduğum şirin, eğlenceli kitaplar hiç aklımda kalmazken böyle ürkünçlü, ibretlikli gibi hikayeler hiç silinmedi hafızamdan. deli dumrul da onlardan biridir.
ebuliz ebuliz
uyduruk kitapları kaynak olarak kabul ettiği ortaya çıktıktan sonra #10569128 nolu girisinde aradığı kaynağın itiraz ettiği #10569112 nolu girideki ayetler olduğunu göremeyen yazar.
dumrul baba bizi devrime götür.
timbuktu timbuktu
italya'da 1000 yıllık mafya geleneğini bir yıl içinde bitiren faşist rejim bize şunu anlatır. burjuva kapitalist ülkelerde devletin içinde bulunmadığı/yardım etmediği/icazet vermediği hiç bir örgütlü suç işlenemez. devlet belli bir coğrafyada şiddet tekelini elinde bulunduran en örgütlü çıkar birliğidir. bu noktada kriminalize edilmiş bir toplumda cürüm işlemek üzere bir arada bulunan bazı odakların devletten yardım gördüğü yada rahatça çalışabilsinler diye görmezden gelindiği hiç de şaşırtıcı bir çıkarım değildir. devlet uyuşturucu da satar, silah da kaçırır, masum sivilleri de öldürür. devlet dediğin organizasyon zati kutsallık atfedebileceğin bir ruhani vahiyle teşekkül edilmez; insanlar eliyle kurulmuş, bir çok kasıtlı yada kasıtsız hataya açık teknik bir aparattır. insanların suç işlediği rejimlerde devlette suç işler. hatta gücü ve çoğu halde dokunulmazlığı dolayısıyla suç dünyasına daha büyük bir erişim potansiyeline sahiptir. bunların farkında olan yazar.

edit: zamanında klasik sağcı tanımına uygun kafası karışık, fikri sabit, hımbıl dimağlı bir sözlük kullanıcısı tarafından girilen; şimdi yerinde yeller esen bir üst sıradaki entriye cevaben yazılmıştır. dumrul'u eleştiren bu arkadaş şöyle bir cümle kurmuştur: neredeyse devlet suç işliyor diyeceksiniz.
1 /