dürtü

flavius flavius
psikoloji biliminde kullanılan bir kelime. fizyolojik ve ruhi dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim, muharrik.

(bkz: ukte)
hariboo hariboo
hayvanlar ile insanları ayıran en önemli farklılıklardan biri: şöyle ki insanlar aklıyla hayvanlar ise dürtüleriyle hareket eder
misuf misuf
bir sözlük... bir yazar... ve bir stil...

dürte dürtüle bir hal olmuş insanların, "facebook'tan gına gelmedi hala, bana facebook'u getirin" diyenler için hazırlanmış bir sözlük stili.

çok yakında...



jouissance jouissance
jouissance'ın sapması (şöyle düzeltilebilir; jouissance. bu zaten sapmıştır, sapmasa doyum olurdu, ihtiyaç olurdu). yatağından sapma, yolundan sapma, bir şey tarafından saptırılma ve başka yere sürüklenme, "normal" seyrinden sapma.. en nihayetinde sapkınlık. hayvanlarda bir şey sapmaz; her şey türün yasalarına göre soydan soya aktarılır ve türün bireyleri de yukarıdan aktarılan bilgiyi, kodu uygularlar. ne için uygularlar? üremek için, yaşamak için.. tümüyle darwinist alandayız (moleküler düzeyde de dna rna ve bunların otomatik kombinasyonları alanı), tümüyle içgüdüler alanındayız, tümüyle gestalt'ın hüküm sürdüğü topraklardayız. sapkınlığa yer olmayan, herkesin haddini bildiği güvenli topraklar.

insan, büyük sapkın, arzu duyar; ihtiyaç arzuya döner, içgüdünün yerini dürtü alır. ve sonra kaymaya başlar her şey- dilin içinde sürüklenir, ihtiyacın karşılanmasından doğan doyumun kısırlığı onu doyumun mümkün olmadığı arzunun tekinsiz çöllerine sürükler.. sürüklenmek.. arzunun gerçekleşmesi için değil, sadece yolda olmak, başarısızlığa uğramak ve arzu diyalektiğinin trenine yeniden binebilmek için sürüklenir.. imkansız hazzın, haz-ötesinin, ölümüne hazzın ve ölüme doğru hazzın (jouissance) keşfine çıkar. tüm bu sürüklenişlere "dürtü" (trieb, derive, drift) denir. darwinist kuramın uygulanabileceği son varlıktır arzulayan özne (komik şeyler oldu ve hala oluyor; arzuyu darwinci teoriyle açıklamaya çalışmak gibi. ölü bir insanı bununla değerlendirebilirsiniz ama sadece ölü olursa ya da bir bebeğin ilk 6 aylık dönemini).

en büyük fark; hayvan sürüklenmez çünkü "haddini bilir" (hangi düzeyde ama? tabi ki türün yasaları ona haddini bildirir). insan ise sürüklenmeye yazgılıdır çünkü, arzular.
jouissance jouissance
"hiçbir ihtiyaç dürtüyü doyuramaz. ağzı tıka basa doldursanız bile- dürtü seviyesinde açılan ağız- besinle doymaz. doyuran, tabiri caizse damak zevkidir. işte bu yüzden analitik deneyimde oral dürtüyle en nihayetinde, sadece menüyü ısmarlamakla kaldığı bir durumda karşılaşırız. bu da kuşkusuz, doyumun temel şartı olan ağızla yapılır; ağızdan çıkan ağıza döner ve gündelik dille ifade etmek maksadıyla damak zevki denen o zevkte erir." (lacan)
anlayanadam anlayanadam
şu sıralar bunlarla başım belada. kendimi frenlemekten, olum dur yapma demekten, aman ha sakın demekten beynim eridir. ki bir kadın ordinaryusuyumdur. yardımcı olacak, kadınlar hakkında fikir verecek bayan yazar arkadaşlar mesaj atsa da derdime derman olsa ah. bazı konularda son derece ikilemdeyim.