e spor

hayatı problem çözmek ve hata yapmakla geçen adam hayatı problem çözmek ve hata yapmakla geçen adam
video oyunları yaparak para kazanan insanların -firma sponsorlukları ve organizasyonlarla, oyun oynayanlara da para kazandırdıkları 21. yy. konsepti.
ne kadar spor dalı olduğu tartışılır* fakat rekabetin olduğu kesindir.

* satranç'ın olimpiyatlarda olduğu düşünülürse espor dalları da bence spor dalıdır.
türkiye için ideal bir kariyer seçimi midir?...
. bence, 80'lerde basketbol ne kadar 'ideal' bir kariyer seçimi ise; e-spor şu an o kadar 'ideal' bir kariyer seçimi.
. www.sporx.com
. www.sporx.com
.

.
E-Spor, Uzaktan Eğitim İle Öğrencilerin Sosyalleşmesine Nasıl Katkı Sağlayabilir?

.
. www.sporx.com
. www.technopat.net
. www.technopat.net
. www.technopat.net
. www.technopat.net
. www.technopat.net

ayrıca bknz:
www.technopat.net
furiousbrah furiousbrah
maksimum 6-7 yıllık bir kariyeri olan spor dalıdır. gençler e spor bünyesinde yer alabilmek için eğitimlerini bir kenara bırakıp günde 10-12 saat bu oyunlara ayırmaktadır. turnuva ödülleri gençleri cezbetse de e spor kariyerleri 24-25li yaşlarda bittiğinde neler yapacakları soru işaretidir.
zibidingenyengen zibidingenyengen
dota 2 international turnuvasında zirve yapmış spor dalıdır. dota 2 nin turnuvada dağıttığı para başka oyunlar içinde sponsor arayışı ardından güzel paralar vermesi ile devam etmiştir
sair i azam sair i azam
e-spor gerçekten bir spor mudur yoksa değil midir diye tartışmalar dönerken bir nokta kaçırılıyor bence. e-spor iyi bi şey midir? desteklemeli miyiz?

klasik olarak söyleyeyim hemen. ben de bir sürü moba oyunu oynadım. "yauv şimdiki çocuklar internet cafelerde esir oldu, nerde eski o yedi kiremitler" diye eskiyi özlemle anıp yeniyi gömmeye çalışmayacağım. 16 kişi dizilip counter oynamanın zevki de bir başkadır mesela. her şeyin zevki bir başka. dünya değişiyor, her yeniliğine böyle şey mi olur diye bakmamak lazım. ancak gerçekten soruyorum ki, e-spor nedir lan?

spor mu değil mi tartışmalarını siktir edelim. ben kendi kendime sordum, çocuğum olsa e-sporcu olmasını ister miydim diye. kesinlikle istemezdim. kolay kolay hiçbir anne babanın da isteyeceğini sanmıyorum aslında. kendi düşüncem bu yönde, bilemiyorum.

gözle görülür bir faydası var mı bunun? el-göz koordinasyonu mu gelişiyor? zeka mı gelişiyor, genel kültür mü katıyor, sağlıklı olmanızı mı sağlıyor? faydası ne? internette yazıları okuyorum, kimse e-sporun faydaları hakkında fazla bir şey yazmamış. varsa yoksa milyon dolarlık prodüksiyonların işin içinde olduğu, rekabetin had safhada olduğu, buna spor demeyenin aklına sıçılması gerekliliği falan var.

"gram faydası yok lan bunun" diye sataşmaya çalışmıyorum. hem millet niye bu kadar hiddetle savunuyor bunu, anlam veremedim. "e-spor diyeceksiniz lan, sikerim yedi ceddinizi!!! millet burda yetenek konuşturuyor, kaan kural bile yorumculuk yapıyor lan!!!" kardeş, ne bu fanatiklik. artık tartışmak bile hayal ürünü lan, herkes direk savunma pozisyonuna geçiyor. bir şey de sorulmuyor. neyse, demek istediğim şudur ki eğer faydası varsa bilmek isterim. bu yani.

şimdi düşünüyorum mesela. benim 13-14 yaşında çocuğum var. bu başladı dota'ya. ver allahım ver, her allahın günü dota oynuyor. üst düzeyde sporcu olması için de oynaması lazım. öylesine bir ortam yani bu. "bende yetenek var, her türlü mid lane'de ortamın amına korum" diye bi şey yok yani. sergen yalçın gibi "ben antrenman yapınca yoruluyorum" diyip yine de çok iyi bir oyuncu olamıyorsunuz. asyalılar götünüzden kan alıyor mesela. neyse işte.

çocuğum 14 yaşında. e-sporcu olacak. günde 8 saat dota oynuyor.

1- bu çocuğun otura otura götünde kıl dönmez mi?
2- bilgisayar ekranına bakmaktan gözleri şaşı olmaz mı?
3- etrafındakilerle sosyalleşmeyi bırakıp konuşmayı unutmaz mı?
4- dersleri şunları bunları nereye gider?
5- ya bu çocuğun kız arkadaşı falan yok mu, o da bu işe tamam mı yani? iki çıkıp muhallebi yemesinler mi?

hadi diyelim yaşı oldu 18. sosyalliğe de önem verdi, arada gezi tozdu da. vasat bir üniversiteyi de iyi kötü kazandı. şimdi de üniversiteden izinler falan alıp yine turnuvalar peşinde koşuyor. bu sefer işler ciddiye binmiş. dünya turnuvasına katılınacak. gaming house'da günde 12 saat oyun oynuyor arkadaşlarıyla. para da iyi hani. gel zaman git zaman, yaş oldu 25. emekli oldu. şimdi nolacak?

25 yaşında emekli olmuş, hayatının en gelişime açık yıllarında kendini bir şeye kanalize etmiş, oraya yönelmiş. hadi iyi kötü yine güzel bi para kazanmış. ama şimdi nolacak? gayrimenkul zengini mi olacak? mekan açıp köşeyi mi dönecek? geleceği gerçekten var mı? bilgisayar dışındaki gerçek hayata hazır mı? yani ne bileyim, bir emlakçıdan kazığı yiyip hayatın acı gerçeklerini tatmış mı? korkum şudur ki, çocuğun sudan çıkmış balığa dönmesi. ne yapabilir diye düşünüyorum yani, 40 yaşına kadar da yorumculuk falan mı yapacak? koçluk mu yapacak?

hayatının çok güzel olması için gerçekten başarılı olması lazım. çocuğum 25 yaşında vasat bir takımdan emekli oldu diyelim. günde 8 saatini yedi 10 yıl boyunca oyunlar. cebimizde de birikmiş 250 bin tl falan var. değer mi? bence değmez.

çoğu spor da böyle olabilir. karşılaştırma yapmıyorum. futbolcu da para kazanmış ama hayatı kaçırmış olabilir. röportaj verirken "vallah, önümüzdeki maçlara bakıcıyk" diye konuşabilir. kendine futboldan başka bir şey katmamış olabilir yani. ama bakıyorum da, sanki e-spor daha leş be abi. 25 yaşında götünde kıl dönmesiyle emekli oluyorsun lan. bari sağlıklı olaydın amk. bi adonis falan olsaydı, metabolizman güçlü olaydı, bağışıklık sistemin gelişseydi falan. her şeyin başı sağlık diyoruz, peki sağlıksız spor mu olur lan? en önemli sorum bu.

bir de işin başka boyutları olabilir. her şeyde illuminati arıyoruz, bunda niye aramayalım? bir diktatörün futbol statlarını kastederek milyonları uyutacak beşikler yaptım demesini orda burda paylaşırken "e-spor'a saygı duyun lan yarraam" diye gezen insanlar biraz saçma kaçıyor.

televizyonlar beynimizi söküp alıyor, sistem bizi sindiriyor, apolitik, gerzek bir gençlik yetişiyor diye protestolarda bulunduktan sonra bence e-spor savunulmamalı. ben şahsen e-sporun gelişmesini falan istemiyorum.

koca bir prodüksiyon dönüyor harbiden. 10 milyon ödüllü turnuva düzenliyor denilen şirketler genç insanlardan çok çok daha fazla paralar kaldırıyorlar. 12 yaşındaki çocuklar babalarının kredi kartlarını araklayıp kendilerine oyun içi kostüm alıyorlar. kendine çıkıp gömlek almayan çocuk oyun içi karakterine kostüm alıyor yaldızlı. oyunun profesyonel aşamadaki kişileri milyonlarca kişiyi etkiliyor. bir sürü genç insan onlar gibi o sahnede binlerce kişi önünde oyun oynayacağını düşlüyor. oyuna para veriyorlar, yükselmeye çalışıyorlar. yükselemedikçe sinirleniyorlar, takım arkadaşlarına sövüp saymaya başlıyorlar. sinir hastası olan bile oluyor. klavyeye, monitöre kafa çıkartanlar oluyor. hem çok zamanları gidiyor, hem de psikolojik olarak yıpranıyorlar.

bu kadar çok oynayanı oldukça tabii ki e-spor diye bir şey ortaya atılacaktı. atıldı da. çünkü para çok. olayın paradan daha fazla bir şey üzerine kurulu olduğunu düşünmüyorum. o para basan büyük şirketlerin zeki, çevik, ahlaklı gençler yetiştirme peşinde olduğunu düşünmüyorum. sadece bu oyun sektörünün müthiş büyüklükte bir inek olduğunun farkına vardılar ve pek tabii ki bunu kuruyana kadar sağacaklar.

sonuç olarak aslında asıl bakmamız gereken bu tür oyunları profesyonel düzeyde oynayan insanlar değil de bu insanlara özendirilen kişiler olmalıdır. aslında baktığımızda çoluk çocuğun bu oyunlara özendirilmesinin korkunç düzeyde yüksek olduğunu görmekteyiz. ve bu oyunlar gerçekten hem bağımlılık yapıp zamandan çalan, hem de insanı yeri geldiğinde psikolojik olarak altüst eden ve de karşılığında size pek de bir şey kazandırmayan şeyler. bu paragöz şirketlerin hedefindeki insanların gençler olduğunu göz önüne aldığımızda, e-sporun dallanıp budaklanarak çok daha fazla kişiye hitap etmesini istemiyorum.
santo domingo santo domingo
olsa olsa bir oyundan ibarettir. spor diyen varsa da bi zahmet o kıçını bilgisayarın başından kaldırsın. 7 yaşından beri aktif spor yapıyorum. metin2,cs go ve bilimum oyunu da yıllarca rekabet içerisinde oynadım fakat masadan kalkıp o yaratılışa ihanet eden ahmak bedenini kıpırdatmaya üşenen insanların bunu spor saymasını aklım almıyor. evet şimdi edin küfürlerinizi. sosyal ve toplumcu bir bireyiz diyerek kendinizi avutun ancak siz gerçek güzellikleri göremeyecek kadar kör olmuşsunuz.

edit:susuzluktan ölecek olsam, üşengeçliklerinden su vermeyecek insanlar tanıdım. kıçlarını oyun başında eskittiler ve adına da sosyalleşmek dediler,rekabet dediler,spor dediler. iş bu giri genel kapsamıyla onlara seslenmektedir.
1
kralfeanor kralfeanor
ülkemizdeki diğer sportif ve taraftarın doğrudan etki ettiği faaliyetlerde gördüğümüz holiganlığın yanına yanaşamadığı faaliyet grubudur. şu anda ülkemizin lol takımlarından olan türkiye şampiyonu olmuş supermassive iwci isimli bizim katılabileceğimiz en büyük ikinci turnuvuda final oynuyor. 2-1 öndeyiz. supermassive türkiye'de finalde beşiktaş'ı yenerek şampiyon olmuştu.

ve beşiktaş espor'un twitter hesabından attığı giri;



şu da yine bir rakip takım hwa gaming



şu tip şeyleri misal bi şampiyonlar liginde takımlarımız arasında görme ihtimaliimiz bile yok. dünya çok ilginç bi yer
vishera vishera
dünyanın en aptal şeyi.net.
bakın o kadar oyunları seven oyun manyağı olarak söylüyorum
e-spor nedir amk?
15-16 yaşlarındaki bebelerin kendilerini avutmak için uydurduğu siktiri boktan bir şey.
bide bu ben e-sporcuyum e-sporcu lisansı aldım olayı çıktı.sporcuymuş.sikimin sporcusu seni.
zaten yaş kitlesine bakıldığı zaman görülebilir durum.
istenildiği kadar para dönsün ödül şu kadar olsun falan filan e-spor kadar salakça bir kavram yok.