emine bulut

1 /
thomas shelby thomas shelby
kırıkkale'de, boşandığı eşi tarafından, bir cafede otururken boğazı kesilerek öldürülen kadın. hem de kızının gözleri önünde. sosyal medyada bir videosu var, izlerken kanım dondu. kızının, 'anne lütfen ölme' feryadına, 'ölmek istemiyorum' diye cevap veriyor son anlarında. ölsem o görüntüyü unutmayacağım.

ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmiş. gencecik bir kadın. çocuğu şokta. söyleyecek söz bulamıyorum. bütün yaşama hevesim bitti, gitti.
lö şuhane lö şuhane
bugün şu dakikaya kadar yaşadığım güzel ne varsa bitti... mutlu olmuş muydum bugün hiç? bir dakika bile mutlu olduysam kendimi suçlu hissedeceğim şu an.
söz bulamıyorum, kelimeler çıkmıyor...
kiropatra kiropatra
yaklaşık 2 saattir yatağımda oturmuş, dişlerim sıkılı bir vaziyetteyim. yatmak üzereyken twitter'da gördüm. düşüncesiz/bencil bir insan videoyu paylaşmış.

bir kadının boğazı kesilmiş ve şokta olan evladıyla insanın içini kahreden bir dialog içerisinde ve bu videoya alınıyor! sen ne ara olayı gördün, ne ara kayda alma kararı alıp kırmızıya bastın vicdansız?!

twitter primcilerle doldu taştı bile çoktan. birisine videoyu en azından hassas içerikte göstermesi gerektiğini anlatıyordum, bir baktım "toplumsal bilinç oluşturabilmek için bunu herkes böyle tüm çıplaklığıyla görmeli" diye bana diretirken bir yandan da eğlenceli tweetler favlıyor o sırada. işte bu kadar vicdansız insanlar böyle olaylarda kendilerini ön plana atıyorlar! o içeriği gören birinin ne kadar etkilenebileceğini nasıl bilebilirsin? hepsini geçtim, madem çok etkilendin, nasıl bir yandan hala gülüp eğlenebiliyorsun?

twitter, olay sırasında duyulan sözlerden geçilmiyor ve paylaşanların çoğu, olayı yarın hatırlamayacak bile! yazık.

o katilin, tüm hakaretlerin yetersiz kalacağı o aşağılığın alacağı herhangi bir ceza, başına gelecek herhangi bir olay o kadını geri getirmeyecek ve o çocukların hafızasından o anları silemeyecek. bu insanı o kadar kahrediyorki.

bize düşen; bu davanın takipçisi olmak, vicdanımızın sesine hiçbir zaman sağır olmamak ve sorumluluğumuzdaki çocuklara, çevremizdeki insanlara sevmeyi, sevilmeyi, saygıyı aşılamak; tepkilerimizi gösterirken etraflıca düşünmek, paylaşılan, söylenen herhangi bir paylaşımın kime/nasıl zarar verebileceğini öngörmek.

çok üzgünüm gerçekten.
sevgili jane sevgili jane
dümdüz yaşamak istiyoruz, sadece yaşamak. onu da elin adamı gelip çocuğunun gözü önünde kalabalığın içinde elinden alabiliyor.
daha şimdiden teyzemin oğluydu, kızını göstermedi, başkasıyla evlendi, hak etti, bayan terörü blablabla başlamış twitterda.
gerçekten sadece yaşamak istemek ne kadar ağır. ülkeye bak, başka hayalin yok. taciz, tecavüz, şantaj, cinayet olmadan yaşayabilmek
onemlibiri onemlibiri
edecek küfürüm de kalmadı bedduam da. bomboş izlemek ve içimin yanması dışında bir şey yok. takatim yok, cümlem yok, düşünebilecek kadar aklım da kalmadı videoyu izledikten sonra.
asırlardır erkekler kadınları koruduklarını söylüyor. kimden koruyorlar? neyden koruyorlar? kendilerinden. eğer kendilerinden korumazlarsa bir bıçağın ucuna takılıyor ömrümüz, son duyduğumuz şey ise belki "anne ölme ne olur"...
tarçınlıhavuç tarçınlıhavuç
hani bazı anlarda hayata ve insanlığa dair tüm umudunuzu yitirirsiniz ya videoyu izlediğim anda tam olarak hissettiğim şey buydu.

gencecik bir kadın, kızının gözleri önünde resmen katledildi. dakikalar içinde oldu bu. kimse müdahale edemedi, kimse bir şey yapamadı, kurtulamadı.. neden ya? sırf boşanmak istedi diye! ayrılığı hazmedemeyen bir şerefsiz çıkıyor, kendi çocuğunun gözü önünde annesini bu şekilde öldürebiliyor ya! ne bir canı almak umrunda, ne çocuğu umrunda, ne beş para etmez hayatı umrunda! şimdi bunu yapan diri diri yakılsa kılım kıpırdamaz ama bu videoyu da aklımızdan silemez işte. ölme anne diye yalvaran bu çocuğun hayatını kimse güzelleştiremez artık. annesiz kalmasının, hem de böyle bir şekilde, hesabını kimse veremez.

ülkemizde öyle bir adalet sistemi var ki sokak ortasında birini bu şekilde öldürebilir ve doğru düzgün cezalar almadan hayatınıza devam edeilirsiniz. canınız eğlence mi istedi? hayvanlara istediğinizi yapabilirsiniz. eşiniz istemediğiniz bir şey mi yaptı? bu şekilde öldürebilirsiniz. çünkü adalet sistemi sizin yanınızda. bu ülke öyle bir yer artık!

bari şu herif ibreti alem olsun diye ağır ceza alsın be. bu kadını, çocuğu koruyamadınız, bari hak ettiği cezayı verin şuna. ne yapılırsa yapılsın içimiz soğumayacak ama bari küçük çocuğu şu adamın eline bırakmayın. düşündükçe delirecek gibi oluyorum allahım aklımı koru....
piyano çalmayı bilmiyorum piyano çalmayı bilmiyorum
eğitimsizlik, siyasal islam ve bilinçsizce yapılan kadın düşmanlığı. bu vahşetin temel sebebi bu üçü.

gözünüzü bi kapatın, anne babanızı bi hatırlamaya çalışın. o çocuk ilk kapattığında aklına annesinin kanlar içindeki görüntüsü gelecek. sonra onu değil de başka bir görüntüyü çekmeye çalışacak belleğinden ama yine o gelecek gözünün önüne.

kendinden güçsüz bir canlıya nasıl fiziksel şiddet uygulayabilirsin be orospu çocuğu. kadın lan, en fazla aldatmıştır, başkasıyla beraber olmuştur. namussuz der geçersin, öldürmek ne lan. muhatap dahi almaman gerek ama nerde sende o bilinç.
beyinsizbeyin beyinsizbeyin
sabah sabah görünce nutkum tutuldu. sesler kulağımda, hala şoktayım :( kadın cinayetleri için köklü bir yasa değişikliği şart fakat burası türkiye. insan hayatının ucuz, değersiz olduğu bir coğrafya!
çok uzakta öyle bir yer var çok uzakta öyle bir yer var
insanlar ne kadar sikik ya.

hala olayın sonunda millet. kökünü düşünmüyorsunuz. ceza verilsinmiş idam edilsinmiş falan filan. tecavüz vb. olaylar için de bunu düşünüyorsunuz. zannediyor musunuz ki ağır cezalar insanları caydıracak?

bizim ülkemiz rezil insanların yaşadığı bir ülke. bunu sıfırdan değiştirmeden, bu devasa lağım çukurundan kurtulamayacağız. değişmeyecek de zaten.

yazacak çok şey var da artık gerçekten bıktım bu konulardan. bi yarrak yemeyip, üzülüyormuş gibi yapmanızdan da bıktım. bir gün bu cehennemden kurtulursam detaylıca anlatırım duygularımı.
revoluce revoluce
gerçekten söz bitti.

bu ülkede kadın olmak ve insan olmak bu işte. yaşamak için kameralara yalvarmak...
bir kadının boğazı kesilirken videoya çeken, ve bunu sosyal medyaya servis eden yaratıklarla aynı ortamlarda soluk alıyoruz farkında mısınız?
aynı kafelere gidiyoruz.
iş yerindeyim ve hüngür hüngür ağlıyorum.
"insanlık kaybedileli çok oldu kızım, bundan sonra böyle" diyorum kendime ama yok olmuyor. kırıntı arıyor gözlerim. yok...

"ölmek istemiyorum" diyen bir anne. ve ömrünün sonuna kadar bir travmayla yaşamaya mahkum edilen, annesine ölmemesi için yalvaran bir kız çocuğu.

allah belanızı versin. ne diyim.
kadına, çocuğa, hayvana yeten gücünüzün de erkekliğinizin de allah belasını versin!
1
aspie aspie
dışarıdan alınmış görüntülerde şerefsiz herif utanmadan "beni katil ettin!" diye bağırıyor..
kadın ölürken bile suçlu.. ölürken bile suçlanıyor..
kadın ölürken bile kendi katlinden sorumlu tutularak ölüyor.
özür mü dilemeliydi öldüğü için senden? sen gittin ve küçük kızının gözleri önünde o bıçağı o kadına sapladın. o seni katil etmedi, sen o olmayan beyninin kıvrımlarında gezinen psikopat güdün ile gittin kadını öldürdün ve katil oldun. hala daha kadını suçlama peşindesin. pislik.
ayrıca hala kadıncağızın ölüm anını ve zavallı küçük kızının feryatlarını kameraya alan kişiler için "şoka girmişler yardım edememişler.." deniyor. kimse kusura bakmasın. o telefonu cebinden çıkardı o şahıs, eline aldı, menüye girdi ve kamerayı bulup kayda almaya başladı. bu gayet soğukkanlı bir eylemdir. burada şok unsuru göremiyorum ben. kadıncağız göz göre göre bağıra bağıra öldü. bunu artık anlamalıyız toplumca. herkes diyor ki bir de; "sözün bittiği yer." o yeri çoktan geçtik arkadaşlar. öyle bir yer yok artık!
yeter!
1 /